‘Daha yaşanılası bir kent için…’
10:05
JINHA
MÊRDÎN (MARDİN) – Kadın kenti Nusaybin’de kadın belediyeciliği anlayışıyla yürütülen çalışmalar ve projeler hayata geçirilmeye devam ediliyor. Kadınların sosyalleşmesi için ortak alanlar yaratma çalışmalarına değinen Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, “Biz kadınlar biz kendimize göre bir kent istiyoruz. Birilerin zengin olması için değil. Daha yaşanılır bir kent için bu projeyi uyguluyoruz” dedi.
Mardin’in Nusaybin ilçesi 2011 yılında kadın kenti unvanını almıştı. Bu unvanın öncesinde olduğu gibi, sonrasında da Nisêbîna Rengîn’e, kadının renklerini işlemek üzere hazırlanan projeler Nusaybin Belediyesi tarafından gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Kadın çalışanların ve kadın çalışmalarının en yoğun olduğu, kadın belediyecilik anlayışıyla hareket eden belediyelerden birisi olan Nusaybin Belediyesi, kadınların ortak yaşam alanlarını genişletmek amacıyla yeni projelerini hayata geçirerek ilklere imza atıyor. Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan ve Nusaybin Belediyesi Şehir Plancısı Şilan Dalgın, kadına yönelik projelere ilişkin bilgi verdi.
Çağçağ deresi üzerindeki talan kaldırıldı
İki yıldır kadın kenti unvanını taşıyan Nusaybin’in kadın belediye başkanı Ayşe Gökkan, kadın hareketi olarak belirledikleri pilot kentlerde kadın bakış açısıyla kadın çalışmaları yürüttüklerini dile getirdi. Demokratik, özgürlükçü, kadın ve erkeklerin eşit düzeyde temsiliyetini sağlayan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Ayşe, hayata geçirdikleri birçok projeyle beraber Çağçağ Deresi’nde yaptıkları değişikliklere değindi. Çağçağ Deresi’nin temizlenmesi ile başta tifo olmak üzere birçok hastalığın kaynağının ortadan kaldırıldığına dikkat çeken Ayşe, yaptıkları çalışmalar sonucu, derenin bir klima görevi gördüğünü kaydetti. “Kent içi sıcaklık 40 derece ise nehir kıyısında 30 dereceye düşüyor” diyen Ayşe, “Çağçağ Deresi, kadınlar, çocuklar için bir tehlikeydi. Yılan, akrep ve örümcekler vardı. Sel olduğunda evler su altında kalıyordu. Ölüm riski vardı. Ayrıca 4’üncü jeolojik zamandan kalan bu Bir ay bin tarihinde önemli bir yeri var. 4. Jeolojik döneme dayanan ve talan olan derenin üzerindeki talanı kaldırdık” şeklinde konuştu.
Projelerini gerçekleştirirken halkın da büyük destek ve anlayış gösterdiğini ifade eden Ayşe, projeler için 65 ev, 15 arsa ve 3 işyerini kaldırdıklarını söyledi. Ayşe, ortak yaşama açılan alanlarda şimdi yürüyüşler yapıldığını, çocukların oynadığını, kadınların da tandır evlerinde ekmeklerini yaptıklarını belirtti.
‘Kapitalizmden önce üretimin mekanı yoktu’
Kentsel Politikalar Konferansı açılışında Asuri Keldanilerin yaşamlarını konu alan “Asurî Keldani Köyleri: Harbol, Hasana, İşe” adıyla açılan fotoğraf sergisine de değinen Ayşe, kadınların teşilerini hatırlatarak şöyle konuştu:
“Kapitalist sistemde bir iş yapmak için önce makine olması, bilgisayar, masa, büro olması şart koşulur. Bu şekliyle insanlar kendilerini dışındaki yaşamdan kopartıyor. Ancak doğal yaşamda üretim mekan fark etmeksizin bütün alanlarda gerçekleşiyor. Örneğin; bir teşiyi düşünün, odun üzerinden gidiyor. Kadınlar, taşların üzerine oturarak da teşilerini kullanabiliyordu, yer önemli değildi. Fotoğraflardaki görüntülerde kadınlar hem işlerini yapıyor, hem de doğal bir ortamda kendilerini ifade ediyor. Kapitalizm şimdi her şeyi fabrikalara sıkıştırdı. Rant için insanlar köleleştiriliyor. Doğal yaşam öyle değil. Biz kadınlar biz kendimize göre bir kent istiyoruz. Birilerin zengin olması için değil. Daha yaşanılır bir kent için bu projeyi uyguluyoruz.”
Yaşamın her alanındadır kadın
Toplum içinde tüm bireyler arasında karşılıklı bir alışveriş olduğuna işaret eden Ayşe Gökkan, erkeklerin, kadınları her zaman içerde görmelerine rağmen kadının yaşamın her yerinde olduğunu dile getirdi. “Erkekler kadınların ev hapsi için yoğun bir çaba göstermişlerdir. Ancak kadınlar kendi eylemleriyle, kabul-ret ölçüleriyle girmemişlerdir evlere” diyen Ayşe, kadınların da bir mücadele tarihi olduğunun ve tarih boyunca verdikleri emeklerin görülmediğinin altını çizdi. Ayşe, kadınların hem devletin hem de toplumun yükünü sırtladığını belirtirken, “Bu büyük yüke rağmen kadınların emeği görülmüyor. Kadınlar kendi haklarında karar verme iradelerini göstermeli. Kadınlar ekmek yapıyor, ama biz kadınların bir araya gelerek ekmeklerini yapmalarını ve sosyalleşmelerini istiyoruz. Biz kadınların geçtikleri yollar geniş olsun, parklar olsun, kadınların spor yapacakları alanlar, kadın ve erkekler eşit düzeyde olsun diyoruz” açıklamasında bulundu.
Amaç: Kadına özgün, toplumu kapsayıcı bir kent
Nusaybin Belediyesi Şehir Planlayıcısı Şilan Dalgın ise, 9 aydır üzerinde çalıştıkları “Kadın İmar Kenti” projesine dikkat çekerek, kadın bakış açısıyla analiz, derleme ve toplumsal cinsiyet politikalarını sorguladıklarını belirtti. Projenin temel amacının kadına özgün, bütün toplumu kapsayıcı bir kent yaratmak olduğunu vurgulayan Şilan, Kadın İmar Kenti projesinin kadının kamusal alanda sosyalleşmesi anlamında kadın bakış açısıyla yapılması gerektiğine işaret etti.
Kadın kamusal alanları ne demek?
Birçok alanın devlet tarafından kısıtlandığını ifade eden Şilan, eğitim, çocuk bakımı, sağlık, sığınma evleri anlamında Kadın Kamusal Alanları adı altında özel bir planlama bölgesi yaratılabileceğini belirtti. Şilan, “Bu bölgede kadın dayanışma evi, yaşlı gündüz bakım evleri, kültür evleri, kültürel anlamda, sosyal anlamda üretim alanlarında, semt pazarları yaratırsak kadının bir alanı olur. Kadınların ev hapsinden çıkıp dışarda kendini özgür hissedecekler. Bu yüzden kadınının kamusal alanı diyoruz.
Kadın Kamusal Alanı projesinin Türkiye’de kesinleşmiş, planlanmış ve raporlanmış ilk proje olduğunu kaydeden Şilan, projenin planlama aşamasının bittiğinin ve yapılaşma aşamasının da kadınlar düşünülerek gerçekleşeceğinin bilgisini verdi. Projede kadın emzirme odaları, kadının eve kapatılma nedenlerinden biri olan yaşlı ve engelliler için gündüz bakım evi ve kreşler de yer alıyor.
Ranttan ve moderniteden uzak alanlar
Proje dahilinde 13 tane tandır evini açtıklarını söyleyen Şilan, ayrıca kadınlar ve yaşlı kadınlar için parklar açtıklarını dile getirdi. Şilan, kadınlar kendilerini açık alanlarda güvende hissetmeleri için parkların ve yeşil alanların artırılması için çalışmalarına devam ettiklerini sözlerine ekledi.
Kadın İmar Kenti projesinin çalışmasını yürütürken, kadınlarla ortak bir çalışma yürütüldüğüne işaret eden Şilan, tamamen ranttan ve moderniteden uzak daha çok kadınların ve çocukların kendilerini rahat hissedebilecek ortamlar için ortaklaşmasın önemli olduğunun altını çizdi. “Güvenli ve sağlıklı kentler oluşturmak istiyoruz” diyen Şilan, “Bu planlama bittikten sonra önce ortak politikalarla hareket ettiğimiz belediyelerle, daha sonra Türkiye’deki belediyelerle projemizi paylaşacağız” dedi.
(gk/zd)

