‘Tecavüzcülerin kabusu olacağız!’
17:24
JINHA
BİNGÖL –E.A’ya yönelik tecavüz olayını ve mahkeme kararını protesto etmek amacıyla DÖKH öncülüğünde Bingöl’de yapılan yürüyüşün ardından konuşan Ekin Ceren Kadın Derneği’nden Figen Aras Kaplan, “Bizler DÖKH olarak devletin tüm korumalarına rağmen tecavüzcülerin peşini bırakmayacağımızı, her yerde teşhir edeceğimizi ve yaşamlarına bir kabus gibi gireceğimizi tüm dünyaya açıklıyoruz” ifadelerine yer verdi.
İki yıl önce Bingöl’de aralarında uzman çavuşların da bulunduğu 8 kişinin tecavüzüne uğrayan E.A.’nın açtığı dava sonucunda uzman çavuşların serbest bırakılmasına tepkiler büyüyerek devam ediyor. Bugün de başta Amed, Batman, Mardin, Urfa olmak üzere Bölge’nin birçok kent ve ilçelerinden kadın kurumları Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde, mahkemenin bu kararını ve devam eden tecavüz olaylarını kınamak amacıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe DTK ve BDP Kadın Meclisi, Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, BDP Amed İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, Epidem, DİKASUM, Ekin Ceren, Kardelen ve ilçe kadın derneklerinden katılım sağlandı. BDP Bingöl İl Teşkilatı’ndan Adliye önüne kadar süren, bini aşkın kadının pankart, döviz ve sloganlarla ulusal kıyafetleriyle gerçekleştirdiği yürüyüşe Bingöl halkı da katılırken, erkekler de “Jin Jiyan Azadi” sloganlarıyla destek verdi. ‘Tecavüz bir hak ihlalidir. İhlallere dur de!’ pankartının arkasından yürüyen kadınlar, ‘Kürdistan’da tecavüze yer yok’, ‘Devlet tecavüzün koruyucusudur. Tecavüzcü devletin korucusudur’, ‘Bu devletin tecavüzcü olduğunu biliyor muydunuz?’, ‘Tecavüzü seyreden tecavüze ortaktır’ dövizleri taşındı.
‘Bu tecavüz sadece E.A’ya değil, tüm Kürdistanlılara yöneliktir’
Yürüyüşün ardından kısa bir konuşma yapan BDP Amed İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, “Bingöl’de gerçekleşen tecavüz olayı sadece E.A.’ya değil, bütün Kürdistanlılara yönelik yapılmıştır” dedi. Halka yönelik tecavüzü asla kabul etmeyeceklerinin vurgusunu yapan Zübeyde, yargıyı göreve davet ederek Kürt kadınları olarak tecavüzün üstünün kapatılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
‘E.A’nın sanıklarını cezalandırmayan adalete nasıl güvenelim?’
Zübeyde Zümrüt’ün ardından konuşan BDP Batman Milletvekili Ayla Akat ise, “30 yıllık imha ve inkar politikasının 300 yıllık bir savunma davasını veriyoruz” diyerek savaşın en yoğun yaşandığı yıllarda taciz ve tecavüze “Hayır” dediklerini dile getirdi. E.A şahsında yaşanan tecavüzün nedenini aradıklarını kaydeden Ayla, kadın bedeni üzerinden yapılan hesapları reddettiklerine vurgu yaptı. Ayla, halk mücadelesi verenlerin tutuklu, tecavüz ve rantçıların dışarda olduğunu ifade ederek, “E.A sanıklarını cezalandırmayan adalete nasıl güven olacak? Olayın Kürt çocuğuna dönük yapılması, siyasi durumumuzu ortaya koyuyor” açıklamasında bulundu.
‘Tecavüzler katliamların sadece görünen yüzüdür’
Konuşmaların ardından basın açıklaması yapan Ekin Ceren Kadın Derneği’nden Figen Aras Kaplan, Bingöl’de işgalci zihniyetlerin kız çocuğuna toplu olarak, iki yıl boyunca tecavüz etmesinin Bölge’de yaşanan katliamların sadece görünen bir yüzü olduğunu dile getirdi. “Kürdistan toprakları ve toplumsal kimliği binlerce yıl barışın, kardeşliğin, kadınla eşitlik temelinde yaşamanın tarihin onurlu sayfalarında yer alırken, sömürgeci zihniyetler sadece topraklarımızı değil; dilimizi, kültürümüzü, tarihimizi ve irademizi de talan etmek istemektedirler” şeklinde konuşan Figen, tüm iktidarların, kadın bedeni, kimliği üzerinden kendini büyütmeye çalıştığına vurgu yaptı.
‘Tecavüzlerin yargılanması için mücadelemizi sürdürmeye söz verdik’
Kadın kimliği üzerinden yürütülen politikaların, savaşlarda da büyük kırımları beraberinde getirdiğine işaret eden Figen, “Kürdistan’da yaşanan kirli savaşta kaç kadının tecavüze uğradığını açığa çıkarmak, özgürlük mücadelesinin bir sorumluluğu olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi. Figen açıklamasına şöyle devam etti:
“Tecavüze uğrayan binlerce kadının hikayesi Mardin’de 400 askerin sistematik tecavüzüne uğrayan Şükran’ın; asker, polis, muhtar, memur, esnaf ve daha sayısını bilmediğimiz erkekler tarafından tecavüze uğrayan N.Ç’lerin; Bingöl’de uzman çavuşlar tarafından bir eve kapatılarak tecavüze uğrayan E.A’ların direnişlerinde gizlidir. Bizler DÖKH olarak, kirli savaş boyunca yaşanan tüm tecavüzlerin halkın vicdanında yargılanması için mücadelemizi sürdürmeye söz verdik.
‘Artık gerçeklerle yüzleşme zamanıdır’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı tarihi çözüm sürecinde ‘Hakikatleri Araştırma Komisyonu’ kurulması, savaşın kirli yüzünü açığa çıkaracak ve tecavüzcüler bir bir yargılanabilecektir. İstanbul Gezi direnişinde günlerdir seslerini duyurmaya çalışan direnişçilerin de belirttiği gibi; Kürdistan’daki kırım politikaları Türkiye toplumlarına kapatıldı, yaşanan acılardan ve dökülen gözyaşlarından insanların haberi olmadı. Artık gerçeklerle yüzleşme zamanıdır. Artık ulus devletçi zihniyetin topraklarımızda yarattığı zulümleri görme ve kabullenme zamanıdır.”
‘Tecavüzcüleri her yerde teşhir edeceğiz’
DÖKH olarak, tüm korumalara rağmen tecavüzcülerin peşini bırakmayacaklarını belirten Figen, tecavüzcüleri her yerde teşhir edeceklerini ve bir kabus olarak yaşamlarında yer edineceklerinin altını çizdi. “Bingöl’de tecavüz edilmek istenen Kürdistan topraklarıdır, dilidir, kültürüdür, Kürt halkının varlık mücadelesidir” diyen Figen, tecavüzlerle sindirilmek istenen özgürlük mücadelelerini daha çok yükselterek, örgütlenerek, ortaklaşarak ve daha radikal bir duruş sergileyerek aşacaklarına işaret etti. Figen, başta Bölge halkları olmak üzere tüm kesimleri tecavüzlere karşı ortak refleks göstermeye çağırdı.
(zd-dc/gk)

