Unutulmaya yüz tutmuş oyalar
10:44
Şehriban Aslan-Ruken Çelik / JINHA
AMED – Unutulmaya yüz tutmuş el emeği olan iğne oyasını geçmişten geleceğe nasırlı elleriyle taşıyıp hayat veren Kıymet Bayındır, yaptığı iğne oyasının zevkli bir iş olduğu kadar zorlukları da olduğuna dikkat çekiyor.
Kürt kadınların tarihinde önemli bir yeri olan iğne ile oya işleme sanatı, aldığı stresten ziyade beraberinde birçok rahatsızlığın da temelini oluşturuyor. Titizlikle oya işleme sanatını tülbentlere işleyen kadınlar, özellikle gözlerde ciddi rahatsızlıklara neden olduğunu ifade ederek oya işlemenin dikkat ve incelik gerektirdiğini belirtiyor. Kadınlar bu işten en çok gözlerinin etkilendiğini ve bundan kaynaklı göz yaşarması, gözlerde bulanıklık gibi birçok rahatsızlığa da neden olduğunu dile getiriyor.
‘Çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılıyorum’
Amed’in Yenişehir ilçesine bağlı Yolaltı (Şilbe) Mahallesi’nde oturan 5 çocuk annesi ve 38 yaşında olan Kıymet Bayındır, evde yalnız kaldığını ve aile ekonomisine katkıda bulunmak için bu işi yaptığına işaret ederek, “Yaptığım iğne oyası tülbentlerini 35 liraya satıyorum. Sattığım bu tülbentlerle evin birçok ihtiyacını karşılıyorum. Çocuklarımın ihtiyaçlarını iğne oyalarından elde ettiğim gelirle gideriyorum. Çocuklarımın ihtiyaçlarını giderebildiğim zaman çok mutlu oluyorum. Oluşan tüm rahatsızlıklarımı bu şekilde unutuyorum” ifadelerine yer verdi.
‘Evli kadınlar, beyaz tülbentleri ve oyalarından tanınır’
İğne oyasını daha küçük yaşlardayken kimseden yardım almadan kendi kendine öğrenerek bu güne kadar getirdiğini söyleyen Kıymet, “Her ne kadar işin zorluğu olsa da Kürt kadınların tarihinde büyük bir önem taşımıştır iğne oyası. Tarihimizde yeri olan iğne ile işleme kültürünü ileriye taşımak için tüm çabalarımı sarf edeceğim” dedi. Beyaz tülbentlere yapılan iğne oyasının eskiden gelen bir kültür olduğuna dikkat çeken Kıymet, bekar ve evli kadınların birbirinden ayırt edilebilmesi için evli kadınların beyaz tülbent taktıklarını söyledi.
‘Oya işinin verdiği keyif, zorluklarını unutturuyor’
İğne oyası örneğini yaparken kendisinde birçok rahatsızlığın meydana geldiğini belirten Kıymet, “Gözlerimin bozulduğunu ve bazen kararıp bir şey görmediğini hissediyorum. Parmaklarım uyuşuyor, fakat yine de yapmak mecburiyetindeyim. Zorlukları olduğu kadar keyif veren yanları da var. İğne oyası yaptığım zaman stresimi atabiliyorum, boş zamanlarımı değerlendirebiliyorum” dedi.
Kıymet, “İğne ile işleme her ne kadar zahmetli bir iş olsa da bu kültürü yaşatacağım. Elimden gelen tüm çabaları sarf edip ileriye taşıyacağım” diyerek iğne oyası kültürünü yaşatacağının altını çizdi.
Fotoğraf: Şehriban Aslan
Kamera: Ruken Çelik
(şa-rç/zd)

