‘Koruculuk toplumsal barışın önünde engeldir’

13:11

 


JINHA


ANKARA – Yaptığı yazılı açıklamada koruculuk sisteminin başta kadınları hedef aldığına dikkat çeken BDP Kadın Meclisi, “Korucular Kürt coğrafyasında başta kadınların yaşamı olmak üzere, toplumsal barış ve demokratik çözümün önündeki en büyük engellerden biridir. Koruculuk sistemi lağvedilmeden, 80 bin silah toplanmadan, toplumsal barış ve huzur sağlanamaz” dedi.


Bölge’de on yıllardır devam eden koruculuk sistemi başta kadınlar olmak üzere toplumsal düzeni ve doğayı tahrip eden unsurların başında gelmektedir. “Çözüm süreci” adı altında devam eden sürece rağmen korucu alımlarının devam etmesi, kadınlar başta olmak üzere sürecin taraflarından olan Kürt halkının tepkilerine yol açmaya devam etmektedir. Başından beri politikalarını kadınlar üzerinden yürüten koruculuk sisteminin son süreçte yoğunlaşması ve son olarak Midyat’ta Nurcan F.’nin korucular tarafından uğradığı te3cavüz sonucu intihar etmesi üzerine Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Kadın Meclisi koruculuk alımlarının durdurulması için yazılı bir basın açıklaması yaptı.


‘Sivil yaşam militarize ediliyor’


Yaptığı yazılı açıklama Kürt coğrafyasının 1985 yılından beri koruculuk sorunu ile boğuşmakta olduğunu belirten BDP Kadın Meclisi, “Şu anda sayıları 80 bini bulan bu silahlı insanlar, sivil yaşamın militarize edilmesine neden olmakta ve yaptıkları uygulamalar ile ahlaksal yozlaşmanın sınırlarını zorlamaktadır” dedi.


“80 bin silahlı korucu Kürdistan’daki kirli savaşta bu kadar hak ihlallerinin, faili meçhul cinayetlerin, kadınlara yönelik tecavüzlerin en önemli aktörleri olmuştur” ifadelerinin yer aldığı yazılı açıklamada Kadın Meclisi, doğal ve toplumsal tahribatların koruculuk sistemi nedeniyle yaşandığına dikkat çekti.


‘Korucuların yaptığı katliamlar gündelik bir hal almıştır’


Kürt coğrafyasında, korucuların pervasızlaştırdığı hak ihlallerinin tahammül sınırlarını zorladığına dikkat çeken BDP Kadın Meclisi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


“Korucuların suç işlemediği bir tek gün bile yoktur. Bölgede JİTEM benzeri bir örgütlenme olan silahlı 80 bin kişi için, son derece keyfi uygulamalar ile başta Bilge Köyü katliamı olmak üzere birçok katliamın yanında cinayet,  yaralama, kadın ve kız çocuklarının kaçırılıp tecavüz edilmesi, insanları zorla yerlerinden sürüp topraklarına el konulması, silah kaçakçılığı, köy ve orman yakmaları, kan davaları ve toplumsal hayatı sekteye uğratan gayri insanı uygulamalar artık gündelik bir hal almıştır.”


‘Korucular tecavüz kabusu yarattı’


Korucuların varlığının özellikle kadınların yaşamını cehenneme çevirdiğinin altını çizen BDP’li kadınlar, korucuların ellerindeki devlet silahı ile çocuk yaştaki kadınları kaçırıp, tecavüz yoluyla evliliğe zorlamanın yanı sıra toplu tecavüz vahşeti ile kadınların kâbusu olduğuna vurgu yaptı.


Diyarbakır’da R.K, Batman’da R.M, Eğil’de Z.M ve daha yüzlerce kadının korucular tarafından tecavüze uğradığını dile getiren BDP Kadın Meclisi, tecavüzcü korucuların ceza almamasının yeni tecavüz olaylarına yol açtığını kaydetti.


Korucuların kadınlara yönelik tecavüzünün son örneği olarak bu hafta Mardin’in Midyat ilçesinde Nurcan F. adlı genç kadının korucular tarafından kaçırılarak tecavüze uğradığını hatırlatan Kadın Meclisi, “Nurcan F. kendisini kaçırıp tecavüz eden korucular Veli İnan ve akrabası A.İ’nin bütün tehditlerine rağmen, bunlardan şikâyetçi olmuş, fakat hiçbiri tutuklanmamıştır. Bunun üzerine genç kadın av tüfeğiyle intihar edip yaşamına son vermiştir. Nurcan’ın son sözleri, ‘Bunlar tutuklanmayacak, kimsenin yüzüne bakamam, ben bu utançla yaşayamam’ olmuştur” açıklamasında bulundu.


‘Suçlara karışan suçlular derhal cezalandırılmalı’


“Nurcan korucuların tecavüzüne uğrayıp intihar eden son kadın olmayacaktır” diyen Kadın Meclisi, açıklamasında şunları belirtti:


“Korucular Kürt coğrafyasında başta kadınların yaşamı olmak üzere, toplumsal barış ve demokratik çözümün önündeki en büyük engellerden biridir. Koruculuk sistemi lağvedilmeden, 80 bin silah toplanmadan, toplumsal barış ve huzur sağlanamaz.


BDP Kadın Meclisleri olarak, yeni korucu alımlarının derhal durdurulmasını, mevcut koruculuk sisteminin bir an önce kaldırılmasını ve çeşitli suçlara karışan korucuların yargılanıp cezalandırılmasını istiyoruz.”


(gk)