‘Evlatlarımızın gözü arkada kalmasın’
16:01
Eylem Daş - Zehra Doğan / JINHA
COLEMERG – Berçelan Yaylası’ndan rengarenk kıyafetleriyle beraber zılgıt seslerini dağlara yükselten halk, “Gerillalar, bu dağları bizlere teslim ederek geri çekiliyor. Biz bu mücadeleyi devralıyoruz. Evlatlarımızın gözü arkada kalmasın” diyor.
Paris’te yaşamını yitiren üç kadın siyasetçiye atfedilen 1.Berçelan Doğa Kültür ve Sanat Festivali “3 özgürlük fidanı Sakine, Leyla, Fidan Berçelan’da yaşam buluyor” sloganıyla Berçelan Yaylası’nda devam ediyor. Ekolojik etkinliklere yer veren festival programı, yamaç paraşütü, doğa yürüyüşü, bisiklet yarışması ve çocuk etkinlikleriyle kadınların öncülüğünde gerçekleşiyor. Doğaya ilişkin pankartlarıyla dikkat çeken Berçelan Yaylası, PKK bayrağı ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğaya ilişkin kurduğu “İnsan doğanın parçasıdır” sözleriyle donatıldı. Berçelan Yaylası’ndan rengarenk kıyafetleriyle beraber zılgıt seslerini dağlara yükselten halk, Berçelan’a ilişkin düşüncelerini JINHA’yla paylaştı.
‘Kimsenin anneleri üzmeye hakkı yok’
“Bu dağlarda yaşamını yitiren evlatlarımızın mücadelesini devralmak için Berçelan’a geldik” diyen Zülfiye İnci, barışın gerçek anlamda gelişme göstermesi için seslerini daha çok duyuracaklarını belirtti. Berçelan Yaylası’nda festival gerçekleştirerek ölümlere karşı durduklarını gösterdiklerini dile getiren Zülfiye anne, “Colemerg’te tarihten b u yana derin bir uyku çekmedik. Her gece dağlarda evlatlarımızın ölebileceğinden korktuk” diyerek her gece Colemerg dağlarında çatışma sesleriyle uykularının bozulduğunu söyledi. Zülfiye anne, “Bu yıl gelişen süreçle beraber rahat nefes aldık ve artık derin uyku çekebildik” dedi. Hükümetin sürece ilişkin sessiz kalmasından dolayı tedirginlik yaşadığını ileri süren Zülfiye anne, “Artık gerilla ve asker anneleri üzülmesin. Kimsenin bu anneleri üzmeye hakkı yok” diyerek, sürecin oyalama ve baltalama sürecinden çıkması gerektiğini kaydetti. Annelerin hükümetten yana bir ses gelmesini beklediğine dikkat çeken Zülfiye anne, “Eğer hükümetten bir ses çıkmazsa, halk gereken mücadeleyi vermeye devam edecek” şeklinde konuştu.
‘Hükümet bizi kandırıyor’
“Hükümet bizi kandırıyor” diyen Perizede Sayın Yiğit, bunca acıların üzerine, olumlu adımların atılmamasının hükümetin anneleri ve sürece destek veren mücadeleci halkı oyaladığını belirtti. Perizede anne, “Abdullah Öcalan artık özgürlüğüne kavuşmalı” diyerek özgür ve kendi diliyle yaşamını sürdüren bir hayatın gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Festivalle beraber hükümetin halkın kararlı duruşunu anlayacağına dikkat çeken bir başka anne Adile Özkan, “Bu dağlarda Kürdistanlı halk özgürlüğünü zılgıtlarıyla beraber haykırıyor” ifadelerini kullandı. Berçelan Yaylası’nın her karışında bir tarihin olduğuna işaret eden Adile anne, “Geri çekilme sürecinde çocuklarımız alanlardan ayrılıyor. Bu boşalan alanları biz üstlenerek barışın mücadelesini üsteleleneceğiz” ifadelerini kaydetti. “Ben bir şehit annesiyim evladımı bu topraklarda kaybettim” diyen Gule Tekin, “Artık anneler birlik olarak bu yaşanan acıların üzerine giderek yeni bir yaşam alanı yaratmalıdır” diyerek süreçte insanların duyarlı yaklaşması gerektiğini belirtti. Gule anne, “Başkalarının acımızı anlaması için çektiğimiz acıların aynısını yaşaması gerekmiyor. Birlik olup acıyı anlaması bizim için yeterlidir” diyerek duygularını dile getirdi.
Halk artık ölümlere sesiz kalmayacak
20 yıllık bir mücadele sonrasında Berçelan Yaylası’na gelme hakkını geri aldıklarına işarete eden Cevahir Kaçar, “Gerillalarımızın kanlarının döküldüğü yerde onları anarak bu festivali gerçekleştirdik” sözlerine yer vererek, “Umarım seneye bu festivali gerillalarla beraber kutlarız” dedi. Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin temsilcileri olarak festivalde yer aldıklarına dikkat çeken Cevahir anne, “Onların bu değerli mücadelesini anneleri olarak sırtlayacağız” sözleriyle vurguladı. Cevahir anne, “Evlatlarımızın gözü arkada kalmasın” dedi. Festivale katılan küçük kız çocuğu Melisa Kaya ise, “Gerillara dağlardan indi ve biz halk olarak tekrar ölümlerin yaşanmasına izin vermeyeceğiz” diyerek duygularını ifade etti.
‘Yürüyüşümü Sakinelere atfettim’
20 yıl sonra Berçelan Yaylasına gelme hakkını tekrar feri aldıklarını ifade eden 53 yaşındaki Menduh Çallı, “Berçelan Yaylası’na 3 saatlik bir doğa yürüyüş gerçekleştirdim. Bu yürüyüşümü Paris’te katledilen 3 kadın devrimciye atfettim” diyerek, Paris Katliamı gibi birçok katliamların hükümet tarafından tekrar hatırlanarak bu faillerin cezalandırılması için çaba göstermesi gerektiğine değindi. Menduh, “Roboski Katliamı’nın failleri belli fakat Paris’ki belli değil. Bu faillerin bulunması takdirde Roboski gibi oyalama süreci başlayacaktır” sözlerine yer vererek, Lice’de yaşanan olayalar gibi hükümetin yaptığı yanlışları tekrarladığını ileri sürdü.
Berçelan Yaylası’nın tarihinden de söz eden Menduh, “Eskiden buralara gelerek hayvancılık yapardık. Yaşamımızı böyle sürdürüyorduk. Fakat hükümet buna da izin vermedi” diyerek hükümetin yıllarca kendilerinin yaşam alanlarına müdahale ettiğini dile getirdi. Berçelan Yaylası’nda komün yaşamın olduğunun altını çizen Menduh, “Buralarda ortak yaşam sürdürüyorduk. Her alanda farklı aileler vardı. Geceleri bir araya gelerek halay çeker türkü söylerdik” dedi. “Şu anda gördüğünüz toprakların her karışı gerilla kanına bulanmıştır” diyerek sözlerine devam eden Menduh, değerli topraklara geri gelebilmeyi verilen mücadele sayesinde olduğunu belirterek sözlerine son verdi.
Fotoraf - Kamera: Eylem Daş, Zehra Doğan
(ed/zd)

