‘Bize düşen bu cinayetin hesabını sormaktır’
17:38
JINHA
AMED – Lice’de askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Medeni Yıldırım’ın cenazesinde konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak hükümete seslenerek, “Sizin bu yaklaşımınız karşısında bize düşen, halkımızın yanında olmak, halkımızla birlikte bu direnişi büyütmektir. Bize düşen bu cinayetin hesabını sormaktır. Ağır silahlar tam 10 dakika sivil, savunmasız insanlar taranmıştır” dedi.
Amed’in Lice ilçesine bağlı Kayacık Köyü’nde yeni yapılan karakolu protesto etmek isteyen yurttaşlardan, askerlerin ateş açması sonucu yaşamını yitiren Medeni Yıldırım, bugün toprağa verildi. Bayramoğlu Camii’nde bulunan Medeni’nin cenaze namazının kılınmasının ardından kitlesel bir yürüyüş ile Yeniköy Mezarlığına kadar götürüldü. BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak’ın ve birçok BDP’li milletvekili ve yöneticinin de katıldığı cenazede, Medeni Yıldırım ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın dev posterleri taşındı. Sık sık “Şehid Namirin”, “Ey Şehîd Xwîna Te Erdê Namîne” sloganlarının atıldığı cenaze töreninde Medeni’nin ailesi ve yakınları fenalaştı. Yeniköy Mezarlığına getirilen Medeni’nin ardından on binler yürüdü. Medeni Yeniköy Mezarlığında toprağa verilirken, yapılan konuşmalarda duygusal anlar yaşandı. Medeni, defnedildikten sonra bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi ve ardından dua edildi.
Lice’de askerler tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitiren Medeni Yıldırım’ın toprağa verilmesinin ardından konuşan Meya-Der temsilcisi, AKP hükümetinin bu saldırılara göz yummasını kınadığını belirtti. Meya-Der temsilcisinin ardından konuşan BDP Amed İl Eş Başkanı Emin Yılmaz, Medeni’nin ailesine ve Kürt halkına baş sağlığı dileyerek, Türkiye’nin karakol yapımına karşı çıkan halkın üzerine ateş açtığına işaret etti. Lice’de yaşanan olaylarda bir kişinin yaşamını yitirdiği 8 kişinin de yaralandığını hatırlatan Emin, Lice halkının ve Amed halkının gösterdiği sahipleniş için teşekkür etti.
‘Allah bunu yanlarına bırakmasın’
Emin Yılmaz’ın ardından ise Medeni’nin abisi Fesih Yıldırım konuştu. Olayın, hiç beklenmedik bir anda geldiğini ve kendilerini sarstığını dile getiren Fesih, “Herkese teşekkür ediyorum Medeni’yi sahiplendikleri için. Allah bunu yanlarına bırakmasın” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
‘Demokratik taleplerin karşısına panzerlerle çıkılıyor’
Fesih’in ardından konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ise, ölümlerin durması, gençlerin yaşaması ve özgür bir gelecek için PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından bir süreç başlatıldığını hatırlattı. “Yeni sürecin ne olduğunu soranlara; ‘Artık hiçbir canımızı toprağa vermeyelim, ölümler dursun, sorunları çözelim’ diyorduk” şeklinde konuşan Gültan, 6 aylık süre içerisinde çatışmaların durduğunu, gerillanın sınır dışına çekildiğini belirterek, Kürt halkının da bu sürece büyük kararlılıkla kenetlendiğini vurguladı. Gültan, “Kürt halkı, bu süreci ilerletmek için yeri geldi sustu, yeri geldi taleplerini haykırdı, demokratik tepkisini ifade etti, yanlışları düzeltmek için çaba sarf etti, hükümete uyarılarda bulundu. Süreci ilerletmek için büyük bir gayret ve çaba sarf etti” diyerek, bunun yanında AKP hükümetinin 5 aydır üzerine düşeni yapmadığına dikkat çekti. AKP Hükümetinin Kürt Sorununun çözümü noktasında yaşanan tarihi sürece denk bir duruş sergileyemediğini kaydeden Gültan, savaşların sonsuza dek bitirileceği, kalıcı bir barışın konuşulduğu bir süreçte karakol inşa edildiğini, yeni korucu kadroların açıldığını ve demokratik halk tepkisinin önüne panzerlerle çıkıldığına dikkat çekti.
Sağduyu çağrılarına yanıt
Karakol yapımını protesto eden halkın karşısına otomatik tüfeklerle çıkıldığına vurgu yapan Gültan, “Halk, bağında bahçesinde özgür bir gelecek kurmak istiyor. Yeni karakol inşası karşısında hükümete sitemini iletmek için bir yürüyüş yaptı. Onlar en demokratik haklarını kullanırken üzerlerine kurşun yağdı” dedi.
Gültan ayrıca kendilerine yönelik yapılan “sağduyu” çağrılarına da şöyle cevap verdi:
“Sizin her yanlışınız, halkın yüreğindeki öfkeyi büyütüyor. İşlediğiniz her cinayet insanların öfkesini besliyor. Karanlıkta kalan her cinayet bu tepkiyi büyütüyor. Sizin bu yaklaşımınız karşısında bize düşen, halkımızın yanında olmak, halkımızla birlikte bu direnişi büyütmektir. Sizin yanlışlarınıza ortak olmak değil. Bize düşen bu cinayetin hesabını sormaktır. Ağır silahlar tam 10 dakika sivil, savunmasız insanlar taranmıştır.”
‘Provokatör, tetiği çekendir’
Lice Kaymakamı Özer Özbek’in olaya ilişkin yaptığı açıklamaları “felaket” olarak değerlendiren Gültan, bu açıklamaların, olayı örtbas etme gayreti olduğunu belirtti. Gültan, “Yalanların arkası kesilmiyor” diyerek, yeni karakol yapılmadığını söylemelerine rağmen, somut olarak yeni karakola başlandığının altını çizdi.
“Sivil yaşamın ortasında karakolun ne işi var” sözleriyle karakol yapımına tepki gösteren Gültan, yeni karakolların halka gözdağı vermek için ve taleplerinden vazgeçirmek için yapıldığını ifade etti. Gültan, “Olayların büyümesine neden olan ve asıl provokatör olan tetiği çeken, ateş emrini verendir” dedi. AKP Hükümetinin, provokatörleri yargılamadığı taktirde kendisinin provokatör olacağına dikkat çeken Gültan, adaletten uzak her dakikanın AKP’yi daha çok provokatör yapacağını belirtti.
‘Yapılan konuşmalar cinayetten de vahim’
Medeni Yıldırım’ın öldürülmesinin ardından yapılan konuşmaların, işlenen cinayetten daha vahim olduğunu söyleyen Gültan, cinayetlere maruz kalan halkın sabretmeyeceğini belirterek şöyle konuştu:
“Başbakan ya süreci bitirdiğini söylesin ya da sürece sahip çıksın, katilleri yargıya teslim etsin. Karakol komutanını derhal görevden alsın. Ateş emrini verenler soruşturmayı engelleyecektir. Karakol inşaatlarını durduracaklarını söylesin. Madem barışı inşa ediyoruz, neden karakol inşa ediyorsun? Sağduyu, sabır bekleyenler bu halka cevap verecekler. Bu cinayetin hesabını soracağız. Tahammülümüz kalmadı artık.”
‘Sen bir çığlıksın’
Özgürlük arayışından vazgeçmeyeceklerini dile getiren Gültan Kışanak, “Kimse bizi anavatanımızda köleliğe mahkum edemez” dedi ve Medeni’ye seslendi:
“19 yaşında daha gencecik bir fidanken katillerin kurşununa hedef oldun. Seni sonsuzluğa uğurluyoruz. Sen sonsuza dek halkımızın tarihinde, yüreğinde, bilincinde yaşayacaksın. Sen özgürlüğün, barışın, demokratik yaşamın temsilisin, sembolüsün. Sana sonsuz derecede şükranlarımızı ve minnet duygularımızı sunuyoruz. Sen bir halkın onurusun. Sen insanlığın temsilcisisin. Sen vicdanın sesi, vicdanlara karşı bir çığlıksın. Bu çığlık dinmeyecek. Sen rahat uyu. Milyonlarla bunun hesabını soracağız ve halkımıza özgür bir yaşamı armağan edeceğiz. Sana olan borcumuzu daha çok mücadele ederek ödeyeceğiz. Senin yerin cennettir. Ama biz bu toprakları da cennete çevireceğiz.”
(rç/gk)

