Ağrı Barosu: Olay, bir vahşet ve insanlık ayıbıdır

15:13

 


JINHA


AGIRİ(AĞRI) – Dilan’ın katledilmesini kınayan Ağrı Barosu avukatları yaşanan olayı “vahşet ve insanlık ayıbı” olarak değerlendirirken, medyanın ‘töre’ adı altında işlenen cinayetleri, baba-koca dayaklarını ve işkenceleri magazinleştirerek meşrulaştırdığının altını çizdi.


Doğubayazıt’ta eşi Selçuk Doğan ve eşinin ailesi tarafından katledilen Dilan için Ağrı Barosu tarafından bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklama Doğubayazıt Adliye Sarayı önünde yapıldı. Dilan’ın katledilmesine ilişkin Ağrı Barosu adına basın açıklamasını okuyan Avukat Sevcan Özbay, şu ifadelere dikkat çekti:


“Dilan’ın yaşı henüz 18 idi. Elleri, bedeni, düşleri 18 yaşında ve hep o yaşta kalacak. Sevdiği değildi evlendiği, istediği hiç değildi. Bulunduğumuz coğrafyada henüz 18 yaşında olan Dilan Doğan, eşi tarafından defalarca bıçaklanarak hunharca katledilmiştir. Soruşturma Doğubayazıt Başsavcılığı nezdinde devam etmekte olup gerek soruşturma gerekse hakikat aşamalarında Ağrı Barosu olarak gereken hassasiyeti sonuna kadar göstereceğimizi belirtmek isteriz.


Her ne kadar töre cinayetlerini işleyenler namus, onur, şeref gibi toplumca kutsal kabul edilen değerlerin arkasına saklansalar da bu bir vahşet ve insanlık ayıbıdır.


Yasal mevzuatta getirilen gelişmelere karşın, şiddetin engellenmesine yönelik uygulamada uzun ve kısa vadeli çalışmalar yapılmamakta. Zihniyetin değişmesi için devletin bir programının olmadığını görmekteyiz. Kadınların çalışma yaşamına katılımı için kota getirilmesi, çocuk ve yaşlılar için kreş ve bakımevi gibi yerlerin sayısının artması konusunda ciddi bir çalışma yapılamamaktadır.


Medya namus, töre cinayetlerini, koca-baba dayaklarını, işkenceleri magazinleştirilerek vermektedir. Şiddete uğrayan kadının ne yaptığı, ne söylediği ya da nasıl giyindiği sorgulanıyor. Fiziksel, cinsel ve sözsel şiddete uğrayan kadınların bunu hak edip etmediği tartışılıyor; kurbanlar suçlanıyor, suçlular ‘mağdur’ ilan ediliyor. Şiddet, dinsel-geleneksel önyargılarla, cinsiyet ayırımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor.


Eşitlik ve insan hakları ve özgürlük mücadelesi veren, Ağrı Barosu avukatları ve insan hakları savunucusu olarak biz; kadın hakları ve özgürlükleri ile ilgili kazanımlarımızı geriye götürecek, hukuki, mantıki ve uygulanabilirliği olmayan tüm fikirlerin, düzenlemelerin ve önerilerin karşısında olduk ve bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Vuku bulan olayı Ağrı Barosu olarak kınıyoruz.”


(öa/gk)