‘İlk adımda siyasi tutsaklar serbest bırakılmalı’

12:22

 


Gülşen Koçuk / JINHA


AMED – BDP Amed İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, çözüm sürecine kadınların ve gençlerin öncülük etmesi gerektiğini vurgularken, DÖKH aktivisti Akide İdin ise çözüm sürecinde hükümetin henüz somut bir adım atmadığını belirterek, öncelikli olarak cezaevlerinde bulunan binlerce siyasi tutuklu ve hükümlülerin durumuna ilişkin bir adım atılması gerektiğine işaret etti.


Amed’de 15-16 Haziran tarihleri arasında “Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı” adıyla gerçekleşen konferans, Bölge’nin halklarını, inanç gruplarını bir araya getirdi. Bölge’de yaşayan halkların ve inanç grupların birliğinin ilk adımı olarak değerlendirilen konferansın ardından çıkan sonuç bildirgesi de konferans kadar ses getirmişti. Alınan karar dahilinde oluşturulan Birlik ve Çözüm Komitesi çalışmalarına başlarken, konferansın ardından kadınlar üstlendikleri misyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BDP Amed İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt ve Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivisti Akide İdin, konferans sonuçlarına ilişkin konuştu.


‘Ulusal örgütlenme gerçekleşmeli’


“Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı’nın süreç açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen BDP Amed İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, herkesin bu sürece sahip çıkması ve ulusal gücü ile destek olması gerektiğine dikkat çekti. Yaşanan bu sürecin, tarihi önemde olduğuna bir kez daha vurgu yapan Zübeyde, “Bu tarihi sürece göre, dört parça Kürdistan’daki Kürtler ulusal örgütlenmelerini gerçekleştirmelidirler. Sürecin sorumluluğunu üstlenmeliler. Herkes üzerine düşeni yapmaya hazır. Bu saatten sonra, Kürtler parçalanmayı kabul etmeyecektir” dedi.


‘Amed yeni bir model yaratacak’


Amed’in gerçekleştirilen konferansa ev sahipliği yaptığını hatırlatan Zübeyde, “Amed’e dışarıdan baktığınızda Kürdistan’ın dört parçasında da Kürdistan’ın kalbidir. Herkes Kürdistan’ın kalbini burada görüyor ki burada atıyor” açıklamasında bulundu. Zübeyde, konferanstan çıkan sonuçların Amed’i yeni bir model yaratmaya götüreceğini ifade ederken, Kürtlerin bu yeni süreçte yaratacakları birliklerin kurumlar aracılığıyla sorunların çözümü şeklinde olacağının altını çizdi.


‘Kadınlar ve gençler tarihi bir misyon üstlendi’


İlerleyen günlerde yapılacak olan Hewler ve Brüksel konferanslarının da hem birlik ve çözüm için hem de kadın sorunlarının açığa çıkarılması için önemli olduğuna işaret eden Zübeyde, “Her ülkede, her şehirde kadın sorunları aynıdır. Kadınlar, örgütlülüklerinde birliği bulursa ve bunu pratikte de yaşamlarında gösterirlerse, rollerini de örgütlü yerine getirirler. Kadınlar ve gençler önderlik etmeli bu sürece. Tarihi misyonlarını yerine getirmelidirler. Toplumda kadın ve gençler üzerine düşeni yerine getirmezse, toplum da ilerlemez, özgür olmaz, kendi başına da süreci ilerletemez” şeklinde konuştu.


‘Herkes Kürdistan’a Kürdistani olarak yaklaşmalı’


Konferansta geçen “Kürdistani”lik kavramını üzerine de konuşan Zübeyde, Bölge’deki halklar arasında birlik olmaması halinde halkların ve ülkenin özgür olamayacağını kaydetti. Zübeyde, konferansı önemli kılan nedenlerden birinin de birçok kesimin bir araya gelmesi olduğunu söyledi. “Herkes Kürdistan’a Kürdistani olarak yaklaşmalıdır, sorunları çözmelidir” diyen Zübeyde, “Egemen zihniyet, bütün halkları parçaladı. Ama artık Kürtler bunu kabul etmiyor. Yok etme, inkar etme politikalarını yürüttüler. Biz bugünden sonra bunları neden kabul edelim? Biz öyle bir yere geldik ki, artık inkarlar kabul edilmiyor. Bunun için birlik, örgütlülük gerekiyor” dedi.


‘Çözüm yerine operasyon’


Gerçekleştirilen birlik ve çözüm konferansı ardından konferansı değerlendiren Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivisti Akide İdin, başlatılan bir çözüm süreci olduğunu ve bu süreçte PKK tarafından bir adım atıldığını belirterek, sürecin tek taraflı ilerlediğini ve çözüm yerine operasyon ve katliamların yaşandığına dikkat çekti. Abdullah Öcalan ile müzakerelerin devam ettiğine değinen Akide, hükümet ve devlet kanadından henüz somut bir adım atılmadığına işaret etti. Akide, kimlik, topraklar, köye dönüş, koruculuk ve daha birçok başlık üzerine tartışmaların yürütüldüğünü ifade ederken, konferansın son ve en yoğun tartışmaların yaşandığı konunun “ulusal birlik” olduğunu dile getirdi. “Kürtlerin bugüne kadar getirdiği mücadeleye, diğer halkların, siyasi partilerin, dinlerin katılması bizim için esastır” diyen Akide, artık herkesin müzakerelere destek vererek sürecin ilerlemesine katkı sağlaması gerektiğini kaydetti.


‘Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü istendi’


Akide, konferansta yaşanan tartışmaların yanı sıra güçlü bir ortaklaşmanın oluştuğunu dile getirdi. Delegelerin konuşmalarında en çok değinilen noktanın PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın dört duvar arasında bulunması olduğunu söyleyen Akide, “Abdullah Öcalan özgür olmalı ki, bu süreci güçlendirsin” dedi.


Konferans sürecinde katliamlar, kadın kırımları, taciz, tecavüz gibi toplumsal sorunların da yer aldığını sözlerine ekleyen Akide, “Sayın Abdullah Öcalan’ın da dediği gibi kadın özgür olmadan Kürdistan özgür olmaz. Bu tür mesajlar geliyor. Fakat kadının özgürlüğü hala gerçekleşmedi. Şunu söyleyebilirim ki, DÖKH, kadınlar her yerde olduğu gibi burada da üzerine düşeni yerine getirdi. Bu konferansta da bu sürecin öncülüğünü yaptı” ifadelerine yer verdi.


‘PKK’nin dokunulmazlığı sağlanmalı’


Hükümet ve devlet tarafından henüz somut bir adım atılmadığının altını çizen Akide, öncelikli olarak cezaevlerinde bulunan binlerce siyasi tutuklu ve hükümlülerin durumuna ilişkin bir adım atılması gerektiğine işaret etti. Ayrıca Akide, yapılan karakolların, operasyonların, HPG’lilere yönelik pusuların devam ettiğini de hatırlatarak, “Örnek verecek olursak; Gezi Parkı olayları var gündemde. Bu sorunlar hala çözülemedi. Milletvekillerinin dokunulmazlığı var. Fakat bizim beş milletvekilimiz, dört duvar arasında. Bu yönlü bir adım atılmalı. Madem bir müzakere sürecidir bu; Abdullah Öcalan’ın özgür olması gerekiyor ki müzakere süreci güçlensin. Tartışmaların içinde bu da geçti. Süreci yürütmesi için, PKK’nin dokunulmazlığı sağlanmalı” açıklamasında bulundu.


‘DÖKH sürecin muhatabıdır’


“Kadının özgürlük mücadelesi, yüzyıllardır sürüyor ve şu an bir aşamaya gelmiş durumda” sözlerine yer veren Akide, “Kadın önceden sadece mutfakta yer edinirken, şimdi her alanda olduğu gibi siyasetin önlerinde yerini aldı. Toplumda mahallelerde, konferanslarda, toplantılarda kadın esas alınıyor artık. Kadın katliamlarının, tacizlerin, tecavüzlerin, şiddetin bitmesi için mücadele veriliyor. Bugüne kadar kadının tarihi yoktu. Fakat artık kadın kendi tarihini yazıyor” dedi.


Kadın hareketi olarak sürece öncülük ettiklerinin vurgusunu yapan Akide, DÖKH’ün başlatılan çözüm sürecinin muhatabı olduklarını ve bu sürece emek vereceklerini belirtti. Akide, ayrıca kadın hareketi olarak PKK’li kadınlarla görüşmelerin gerekliliğine de vurgu yaparak, tüm kadın kurumlarının çözüm sürecinde atılacak her olumlu adımda birbirlerine güç vermeleri gerektiğini kaydetti.


(gk)