‘Konferanslar siyasi akılların şekillendiği mahallerdir’
12:58
Derya Ceylan / JINHA
AMED – Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı’nı değerlendiren İnsan Hakları savunucusu Nurcan Aktay, “Kürdistani” kavramını anlamlı bulduğunu berlirtirken Mezopotamya Aleviler Birliği üyesi Yazar Ergin Doğru, Kürdistan’da ki tüm inanç gruplarının bir araya gelerek eşitlik temelinde politika üretmeleri açısından konferansı olumlu olduğunu söyledi. Agos Gazetesi Yazarı Pakrat Estokyan ise, Kürtlerin bu güne kadar dini referanslarla birbirilerini ötekileştirdiğini dile getirdi.
15-16 Haziran tarihlerinde Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı adıyla düzenlenen ve çok sayıda delegenin sunum yaptığı konferansın ardından değerlendirmeler sürüyor. MAZLUMDER genel koordinatörü ve İnsan Hakları savunucusu Nurcan Aktay, Mezopotamya Aleviler Birliği üyesi Yazar Ergin Doğru ve Agos Gazetesi Yazarı ve Diyarbakır Ermeni Vakfı üyesi Pakrat Estokyan gündemdeki konulara ve konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘İnsan hakları ihlallerinde bir gerileme olmadı’
MAZLUMDER genel koordinatörü ve İnsan Hakları savunucusu Nurcan Aktay konferansta kadın sayısının düşük olduğunu belirterek, her şeye rağmen farklı görüşlere bakılmaksızın bütün Kürtleri kapsayan bir konferans olduğunu ileri sürdü. Nurcan insan hakları ihlallerinde bir gerileme olmadığını dile getirerek, “süreç hassasiyeti” gerekçesiyle konferansta pek fazla değinilmediğini söyledi. “Yine de bu konferanstan çıkan sonucun altı doldurulduğu takdirde daha yararlı olacağı kanaatindeyim” diyen Nurcan, Çözüm süreci başladığından beri insan hakları ihlallerinde bir gerileme olmadığının altını çizdi.
‘Hükümet terör ifadesini kullanıyor’
Çözüm sürecine değinen Nurcan “Başbakanın ve diğer devlet yetkililerin sürekli ‘terör’ ifadelerini kullanmaları ve kullandıkları dil itibariyle bu meseleyi hala bir güvenlik meselesi olarak gördüklerini gösteriyor” diyerek hükümetin süreci sonuna kadar götürüp götürmeyeceği konusunda kaygılı olduğunu ifade etti. Nurcan, “Burada gözden kaçırılmaması gereken bir mesele var. Süreç denildiğinde ‘Barış süreci’ diye çok rahat bir şekilde dillendirilmeli” dedi.
“Gelecek açısından umut verici bir konferans oldu”
Mezopotamya Aleviler Birliği üyesi Yazar Ergin Doğru birlik ve çözüm konferansına ilişkin “Gelecek açısından umut verici bir konferans olduğunu düşünüyorum” dedi. Ergin bölgede yeni bir statü oluşturulması ile var olan tekçi resmi ideolojinin aşılarak inançların tüm renklerinin eşit ve özgür birlikteliğinin yaşanması için çabalarının süreceklerini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
” Sayın Abdullah Öcalan’ın vermiş olduğu perspektifin bizim temel felsefemizle örtüştüğünü düşünüyoruz. Bundan kaynaklıda bu sürecin içerisinde yer aldık. Bundan sonraki süreçte de yer almaya devam edeceğiz. Özgür yaşam koşulları sağlanıncaya kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Newroz sürecinde yapmış olduğu açıklamaları bir alevi karşıtlığı olarak uygulayıp yaymanın manipülasyon olduğunu belirten Yazar Ergin, Kemalist çevrelerin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sözlerini cımbızlayarak öncesinde ve sonrasında söylenenlerden ayıklayarak yapmak istedikleri o kara propagandayı da bugüne kadar Alevileri kendi arka bahçeleri olarak görmelerinden dolayı olduğunu ifade etti.
‘Kadın bizde kutsal bir değer ve eşitlik ölçüsüdür’
“Kadın bizde kutsal bir değer ve eşitlik ölçüsüdür” diyen Ergin Alevilerin İnanç önderlerinin Pir’lik ve Ana’lıktan oluştuğunu söyledi. Ergin sözlerini şöyle sürdürdü:
” Kürt coğrafyasında kadının geliştirdiği devrim Kürtlerin içerisinde geliştirdiği en büyük devrimsel süreçtir. Kadının özgürleşmesi ile Kürt toplumunu gelişmesi daha çok hızlanacaktır. Kürt kadınının Kürdistan da oynadığı rol bizim açımızdan umut verici bir durumdur. Erkek egemen yaklaşımın aşıldığı oranda kadınlar felsefemizin ve inancımızın özüne uygun bir şekilde hak ettiği rolü alacaktır.”
‘Ermeniler Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ediyor’
Konferansa Diyarbakır Ermeni Vakfı adına katılan Agos Gazetesi Yazarı Pakrat Estokyan, Kürtlerin bugüne kadar dini referanslarla birbirine ötekileştirildiğini dile getirerek, “Gelinen noktada Kürt siyaseti yan yana durulabileceğini bir arada yaşanabileceğini öğreten çok değerli bilgiler aktardı. Bunlar toplumda ciddi bir yankı buldu” ifadelerine yer verdi. Konferanstan çıkan mesajın toplumda büyük oranda alındığını gözlemlediğini ileri süren Pakrat ,“konferanslar siyasi akılların şekillendiği mahallerdir” diyerek Pakrat Ermenilerin Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.
‘İnsanlar artık, dinin siyasallaştırmasına kanmayacak’
Pakrat, Ermenilerin geri dönüşüne ilişkin yakın geçmişte yetkili makamlardan çağrılar olduğunu, ancak bu çağrıların içinin boş olduğunu ifade etti. Son süreçle beraber diasporada yaşayan halkların ülkelerine geri gelme çağrısını anlamlı bulduğunu belirten Pakrat, “Ermeni Tehciriyle beraber birçok Ermeni ya yaşamını yitirdi, ya da sürüldü. Bu anlamda geri dönüşlerin ne düzeyde olacağını bilemem” dedi. Ermeni Tehcirinde, bölgede yaşayan farklı inançlara mensup insanların din olgusuyla kışkırtıldığına işaret eden Pakrat, “Ermeni Kırımında, Müslümanlara’7 Ermeni öldüren cennete girecek’ diye söylemler vardı ve bir çok Müslüman Ermenileri katletti” diyerek insanların artık belirli bir bilince sahip olduğunu ve dinin siyasallaştırılmasına insanların kanmayacağını vurguladı. Pakrat ayrıca, son süreçte büyük önem verilerek farklı inançlara mensup alimlerin süreçte hep beraber yer edinmek istemelerinin birlik göstergesi olduğunu belirtti.
“Tarihte Ermeni Kırımında kadınlar direngen bir rol üstlendi” diyen Pakrat, bölgede sağ kalan Ermeni kadınlara zorla İslamiyet’i diretmesi üzerine kadınların inançlarını gizli bir şekilde yaşadığını dile getirdi. Pakrat, kadınların bu özeliklerini hala koruduğunu belirtti.
Fotoğraf: Gülşen Koçuk, Zehra Doğan
KAMERA: Esra Gültekin, Ruken Çelik
(dc/zd)

