‘Suçlular tutuklanmazsa isimleri teşhir edeceğiz’

19:42

 


JINHA


AMED – Bingöl’de 14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden askerlerin serbest bırakılmasına tepki gösteren KESK Kadın Platformu, “Devletin sözle değil, pratikte olaya müdahil olmasını, derinlikli bir soruşturma yürütülüp suçluların tutuklanmasını istiyoruz. Aksi halde isimlerini ve fotoğraflarını kamuoyuna teşhir edeceğimizi buradan ilan ediyoruz. Bu davanın takipçisiyiz” dedi.


Bingöl’de iki yıl önce 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismar ve tecavüzde bulunan 4’ü asker 8 kişinin serbest bırakılmasına tepkiler giderek büyüyor. Yargının verdiği kararın hukuksuz kararın bozulmasını isteyen herkes, E.A için alanlara çıkıyor. Bugün de KESK Kadın Platformu öncülüğünde Amed’in Ofis semtinde Sanat Sokağı’ndan AZC Plaza önüne kadar yürüyen kadınlar, E.A için adalet istedi. Yüzlerce yurttaşın katıldığı yürüyüşe birçok STK, siyasi parti destek verdi. ‘Tecavüzcüleri koruyan yargıdan hesap soracağız’ pankartının taşındığı basın açıklamasında, kitle de sık sık “Susma haykır devlet utansın”, “Tecavüzcü devlet hesap verecek” sloganları atıldı.


‘Tecavüz olayları sistematiktir’


KESK Kadın Platformu adına açıklama yapan KESK üyesi Rojda Alak, kadınların gözaltında, ev baskınlarında kolluk güçleri tarafından yıllarca cinsel şiddete, tecavüze maruz kaldıklarını belirtirken, “Militarist güçlerin kadınlara yönelik Bölge’de gerçekleştirdiği cinsel istismar ve tecavüz olayları geçmişten bu yana sistematik olarak yaşanmaktadır” dedi. Bingöl’de yaşanan tecavüz olayının da “sistemli ve organizeli” olarak değerlendirildiği açıklamada Rojda, Pozantı ve Şakran cezaevlerinde erkek çocuklarının uğradığı cinsel istismarın, utanç davası haline gelen N.Ç davası haline gelen cinsel istismar ve tecavüzün sistematik olarak devlet eliyle uygulandığının somut göstergeleri olduğunu belirtti.


‘Tecavüze uğrarsan sus’ mesajı


Yargının, cinsel istismar ve tecavüz sanıklarını serbest bırakıp korumasının tecavüz olaylarının yaygınlaşmasına sebep olduğunun altını çizen Rojda, “Devlet bu tavrıyla topluma ‘Tecavüze uğrarsan sus. Bunu açığa çıkarma’ mesajını vermektedir” şeklinde konuştu. Sanıkların serbest kalması ile tecavüz kültürünün meşrulaştırıldığına işaret eden Rojda, “Bu zihniyet, kadın bedeninin yanı sıra ormanlarımızı yok ederek, barajlarla doğal hayatı tehdit ederek, anadilimizi yasaklayarak, toplumun bütün dokularını ele geçirmeyi ve bunların üzerinde tahakküm kurmayı hedeflemektedir” açıklamasında bulundu.


‘Devleti görevini yapmaya çağırıyoruz’


“Kadınların ve ailelerin, tecavüze uğrayan kadınların yanında olmaları, böyle suçların ve suçluların teşhir edilmesi, yaygınlaşmaması açısından anlamlı ve önemlidir” diyen Rojda açıklamasına şöyle devam etti:


“Biz KESK’li kadınlar olarak Bingöl’deki E.A’nın ve bütün cinsel istismar mağdurlarının yanındayız. Devleti bu konuda görevini yapmaya çağırıyoruz. Sanıkların ivedilikle tutuklanmasını, dosya üzerindeki gizlilik kararının kaldırılıp soruşturma sürecinin kamuoyuyla açık bir şekilde paylaşılmasını talep ediyoruz. Tecavüzcü militaristler hala üniformalarını giyip işlerinde olabiliyorlarsa, bu tecavüze ortak olmaktır. Hatta tecavüze teşvik etmektir.


Devletin sözle değil, pratikte olaya müdahil olmasını, derinlikli bir soruşturma yürütülüp suçluların tutuklanmasını istiyoruz. Aksi halde isimlerini ve fotoğraflarını kamuoyuna teşhir edeceğimizi buradan ilan ediyoruz. Bu davanın takipçisiyiz.”


Basın açıklamasının ardından polisin açıklamaya katılan Eğitim Sen üyesi bir kadından kimlik sorması üzerine uzun süren bir gerginlik yaşandı. Kadınlara karşı sesini yükselten ve el kaldıran polise tepki gösteren kitle, kimlik göstermeden dağıldı.


(rç/gk)