‘Ekolojik ve siyasi baskılar çözüm sürecini sabote ediyor’

16:39

 


JINHA


AMED – Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı’nın amacına ulaşacağı konusunda umutlu olduğunu dile getiren Roboskili Narin Ant, ekolojik ve siyasi baskıların çözüm sürecini sabote ettiğini ve kalıcı bir barıştan söz etmek için koruculuk, ekolojik sömürü ve tarlalara mayın döşenmesinden vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.


Amed’de gerçekleştirilen Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı delegasyonu, çözüm sürecine ilişkin görüş ve çözüm önerilerini dile getirmeye devam ediyor. Farklı etnik ve dini kesimlerden katılımcıların yer aldığı konferansa katılan Roboskili Narin Ant da, konferanstan süreci olumlu yöne evirecek sonuçlar beklediğini dile getirdi. Konferansın Roboski için büyük bir umut olduğunu ifade eden Narin, “Roboski’nin üzerinden 535 gün geçmesine rağmen failler yargılanmazken, bunun yanında babamın da içinde bulunduğu 48 kişi daha dün sınır aşımı gerekçesiyle gözaltına alındı. Hükümetin Roboski’ye uyguladığı her türlü yalnızlaştırma ve sömürüleştirme politikalarının karşısında konferans önemlidir.


‘Koruculuk dayatmasından vazgeçilmeli’


Roboski’deki gözleme kuleleri ve koruculuk sayısı artırıldığına dikkat çeken Narin, “Bizim Roboski davamıza cevap olarak koruculuk işini veriyorlar. Biz bunu kabul edemeyiz. Ekolojik anlamda hükümet bizi sömürüyor. Yol güzergahlarında her yerde baraj görebilirsiniz. Bunun yanı sıra yollarda sürekli döşenen mayınlar bizleri sömürmeye ve yaşam alanımızı kısıtlamaya dönüktür” ifadelerine yer verdi.


PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın mesajında olduğu gibi, Roboski gibi katliamlar aydınlatılmadığı müddetçe barışın söz konusu olamayacağına vurgu yapan Narin, ekolojik ve siyasi baskıların çözüm sürecini sabote ettiğini kaydetti. Narin ayrıca, kalıcı bir barıştan söz etmek için koruculuk, ekolojik sömürü ve tarlalara mayın döşenmesinden vaz geçilmesinin gerekliliğine değindi.


‘Doğa gibi insanlar arasında da farklar gözetiliyor’


“Gerek doğa gerek insanlar olsun sürekli fark gözetiliyor” diyen Narin, Erciş’te ve Cudi’de gerçekleştirilen doğa katliamlarına karşı tepkisiz kalmanın bir samimiyetsizlik göstergesi olduğunu ifade etti. Narin, “Hükümet nasıl ki, Reyhanlı saldırısını Siverek’te bir öğretmenin düzenlediğini söylüyorsa; Roboski’de emir komuta altında saldırı düzenleyen failler de yargılanmalı” dedi.


“Gerçekleştirilen konferans özellikle Kürdistan bölgesi ve tüm insanlık için büyük önem taşıyor” şeklinde konuşan Narin Ant, barış sürecinde atılan her adım gibi konferansta verilecek karakların da önemli olduğuna vurgu yaptı.


‘Bölge ekonomisi güçlendirilmeli’


Konferans delegasyonundan Kürdistan İş Kadınları Derneği Başkanı Feda Cemiloğlu, tarihten başlamak ve geçmişten konuşmaktan çok geleceğe yönelik kararlar alınarak pratikler yapılmasının gerekliliğine işaret etti. Pratik ve somut adımların çözüm süreci ve Kürt halkının haklarını elde edebilmesi için önem taşıdığını belirten Feda, “Artık belli bir birliğin oluşmuş olduğunu söylemek yanlış olmaz. Şimdi ise görevimiz bunu pratiğe dökmektir. Bir dahaki sefere attığımız adımların eksikliklerini ve artılarını konuşmak gerekiyor” dedi.


Bu konferansta atılması gereken en önemli adımlardan birinin de Bölge ekonomisinin güçlendirilmesi olduğunun altını çizen Feda, “Masalarda Bölge’ye ait olmayan ve farklı dillerden yazıların olduğu meyve aromaları ve suları var. Ben buna karşıyım. Kendi dilimde bana hitap eden ve yöreme ait içecekleri masada görmek isterdim” sözleriyle, bağımsız ekonominin önemli olduğunu dile getirdi. Feda, Kürtlerin birleşiminin ekonomik ve siyasal birlikteliğin gerçekleştirilmesiyle olacağına işaret etti.


(zd/gk)