‘Dış güçlerin şekil vermek istediği, Kürtlerin birliğidir’

12:21

 


JINHA


AMED – Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı’nda konuşan DÖKH aktivisti Hidayet Kudat, Kürt sorununun çözümü noktasında bir araya gelmeyi tarihsel olarak değerlendirdiklerini ifade ederken, “Oluşturulmuş sınırlar anlamsız kalıyor. Dış güçlerin yeniden şekil vermek istediği Kürtlerin örgütlenmesi ve birliğidir. Bu yaklaşım diğer halkların da asimilasyonunu beraberinde getiriyor. İnanıyoruz ki bu konferans süreci ilerletecektir” dedi


PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerin ardından Kürt Sorununun çözümü için yapılması planlanan ve ilki Ankara’da gerçekleştirilen çözüm konferanslarının ikincisi Amed’de gerçekleştiriliyor. Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı adıyla gerçekleştirilen konferansa, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, Amed Barış Anneleri İnisiyatifi, DTK Eş Başkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, KADEP Genel Başkanı Lütfü Baksi, DDKD Genel Başkanı İmam Taşçıer’in yanı sıra Alevi, Ezidi, Süryani, Ermeni din ve inanç grupları, siyasi partiler, bölge baro başkanları, aşiret liderleri, kanaat önderleri, aydın ve sanatçılar katıldı. Konferansa katılan meleler, papazlar ve diğer inanç gruplarının temsilcileri, inançlarına özgü kıyafetlerini giyerek konferansa katıldı. Konferansın başlangıcında devrim şehitleri için “Ey Raqip” marşı ile bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.


‘Yolunuz ve yolumuz açık olsun’


Açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, özgürlük yolunda bu konferansın Kürt halkını ve Kürdistan’ı aydınlatması dileğinde bulundu. Konferans sürecinde Kürt halkının geleceği için konuşulacağını dile getiren Osman, “21. Yüzyıl, Kürtlerin ve Kürdistan’ın özgürlük yılı olsun. Bugün tarihi bir gündür. Bizim sorumluluklarımız bugünden sonra daha da artacak. Yolunuz, yolumuz açık olsun” dedi.


‘Kürt Sorunu, Ortadoğu’nun birinci sorunu olmuştur’


Osman Baydemir’in ardından konuşan DTK Eş Başkanı Ahmet Türk ise, bu konferansın yeni bir siyasetin yolunu açacağına dikkat çekerek, “Abdullah Öcalan ve devlet arasında yapılan görüşmelerin ardından Kürt sorununun çözümü için tarihi bir fırsat ele geçmiştir. Bu yeni bir başlangıçtır ve farklıdır” şeklinde konuştu. Devlet zihniyetinin Kürt halkını yok etme üzerine şekillendiğini belirten Ahmet, Ortadoğu’da diktatörlerin halka karşı yürüttüğü politikaların, emperyalistler tarafından desteklendiğini kaydetti. “Kürt sorunu Ortadoğu’nun birinci sorunu olmuştur” diyen Ahmet, devletin, Kürt halkının haklarını tanımamasının barışa engel olduğunu söyledi. Ahmet, sürecin siyasi parti çıkarlarına hizmet etmeyeceğini, bu süreçte ancak ulusal mücadelelerin amaçlarına ulaşabileceğine işaret etti. Ahmet Türk, “Birbirimize güç vermeliyiz” derken, Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece destek olunması ve sahip çıkılmasının gerekliliğine de vurgu yaptı.


‘Kürdistan Birliği konusunda bir sonuca varılmalı’


KADEP temsilcisi Lütfü Baksi, ise PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan süreci desteklediklerini söylerken, ÖSP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek ise, Hükümetin PKK’ye silahsızlanmayı dayattığını ve çözümü istediğini belirtti. Fakat devletin demokratikleşme adı altında daha fazla operasyon, karakol yaptığının altını çizen Sinan, “AKP, bir adım atmak istemiyor” dedi. Konferans sürecinde Kürdistan Birliği konusunda bir sonuca varılması gerektiğini söyleyen Sinan, “Kürtler ortaklaşabilirlerse, Kürdistan tarihinin getirdiği trajediyi de aşabilirler” dedi.


‘Kadınlar, küllerinden yeniden doğdu’


Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivisti Hidayet Kudat konuşmasında, Abdullah Öcalan Newroz’da yeni bir süreci başlattığını hatırlatarak, Gezi Parkı olayları konusuna değindi. Gezi Parkı direnişini selamlayan Hidayet, “Direnenler, hegemonik güçlere boyun eğmediler” dedi.


“Biz kadınlar küllerimizden dirilerek yeniden dünyaya geldik” diyen Hidayet, hiçbir gücün, kadınların ve gençlerin yarattığı iradenin önünde duramayacağını belirtti. Parçalayan, bölen, ırkçı politikalar zamanları geçmişse de hala etkilerinin görüldüğünü kaydeden Hidayet, “Hegemonik güçler dini politikleştirdi ve mezhepler üzerinden inançları birbirini boğazlayan noktaya getirdi. Ortadoğu’yu bu politikalardan bağımsız değerlendiremeyiz. Ortadoğu’da da bu politikalara bağlı olarak tekliği savunan ideolojiler oluşturulmaya çalışıldı” şeklinde konuştu.


‘Oluşturulmuş sınırlar anlamsızdır’


Tunus, Libya ve Mısır’daki halk isyanlarının şimdi de Suriye’de devam ettiğini dile getiren Hidayet, yeni başlayan sürecin halkların kendini inşa etme süreci olduğuna dikkat çekti. Dört yıldır Bölge’de devam eden mücadelenin yeni bir dönem başlattığına vurgu yapan Hidayet, “Abdullah Öcalan, demokratik kurtuluş ve özgür yaşam hamlesini başlattı. Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürdistan’ın özgürleşmesi için Abdullah Öcalan’ın başlattığı süreç, KCK’nin ateşkes ilan etmesi ile devam etti. Devlet tarafından anayasal ve yasal düzenlemeler yapılması gerekirken, karakol, baraj, cezaevi, korucu alımı gerçekleştiriliyor” dedi. Kürt sorununun çözümü noktasında bir araya gelmeyi tarihsel olarak değerlendirdiklerini ifade eden Hidayet, “Oluşturulmuş sınırlar anlamsız kalıyor. Dış güçlerin yeniden şekil vermek istediği Kürtlerin örgütlenmesi ve birliğidir. Bu yaklaşım diğer halkların da asimilasyonunu beraberinde getiriyor. İnanıyoruz ki bu konferans süreci ilerletecektir” dedi.


‘Global dünyada iç sorun kalmamıştır’


DDKD adına konuşan İmam Taşlıer ise yaptığı konuşmada “Kürdistan’ın dört parçasındaki haklı davaları güçlenmekte” derken, bazı güçlerce devam edilmesi istenen şiddetin hiçbir sorunu çözmeyeceğini dile getirdi. Global dünyada sorunların iç sorun olmaktan çıktığına işaret eden İmam, Kürt sorununun da uluslararası alanda çözülmesi gerektiğinin altını çizdi. Sorunun çözümü noktasında Kürtçe televizyon, Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü, askeri sevkiyatın kaldırılması gibi olumlu adımlar atıldığına değinen İmam, bu adımların sorunun makul bir seviyede çözülmesinin çok gerisinde kaldığını belirtti.


(gk)