‘Özgür basın geleneğini devam ettireceğiz’
20:56
JINHA
AMED – Hayat Televizyonu’nun RTÜK tarafından kapatılması kararını protesto eden HDK Diyarbakır Meclisinin yaptığı yürüyüşün ardından konuşan Hayat TV Diyarbakır Temsilcisi Cumhur Daş, “Daha önce bu ülkede halk için gerçekleri yazan gazeteciler tutuklanırken, gazeteler kapatıldı, sansürler uygulandı. Bizler de özgür basın geleneğinden gelen bir gazeteci olarak bu geleneği tüm baskılara karşı devam ettireceğiz” dedi.
Diyarbakır'da Hayat TV'nin RTÜK tarafından lisansı olmadığı ve kaçak yayın yaptığı gerekçesiyle kapatılması protesto edildi. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Diyarbakır Meclisi öncülüğünde yapılan protesto eylemine Hayat TV Diyarbakır Temsilciliği çalışanları, HDK bileşenleri, EMEP, Aslanoğlu, KESK Şubeler Platformu temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Sanat Sokağı'nda Hayat TV ile dayanışmak amacıyla bir araya gelerek "Dengê azadî, aşitî û kedê televîzyona Hayatê nikare were girtin" pankartı eşliğinde AZC Plaza önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. "Hayat'a dokunma", "Sansüre inat yaşasın Hayat" ve "Hayatı savunuyoruz" dövizlerinin taşındığı yürüyüşte sık sık "Özgür basın susturulamaz" ve "Sansüre inat yaşasın hayat" sloganları atıldı.
Yürüyüş ardından basın açıklamasını okuyan HDK Diyarbakır Meclisi Eş Sözcüsü Zelal Bilgin, 6 yıldır yayın yapan ve halkın haber alma özgürlüğü ilkesinden hiçbir zaman taviz vermeyen Hayat TV'ye verilen kapatma kararının kabul edilemez olduğunu belirtti. Hayat TV'nin de AKP'nin baskıcı tutumundan nasibini aldığını kaydeden Zelal, "Kapatma kararını anlamak zor değil. Roboskî katliamı yaşandığında 24 saat sonra haber yapmaya başlayan holding ve yandaş basına karşı, ilk dakikalardan itibaren katliam haberini halka duyuran, nerde bir işçi, emekçi hak arayışı olursa üç maymunları oynayanlara karşı, demokrasi, eşitlik ve özgürlük isteyen toplumsal kesimlerin taleplerini görmezden gelinmesine karşı, her zaman işçilerin, emekçilerin sesi olan Hayat Televizyonu'nun kapatılması için daha sayamayacağımız onca gerekçenin olduğunun farkındayız" dedi.
Hayat TV'nin Gezi Parkı eylemlerinde halktan gizlenen gerçeklerin ortaya çıkması için elinden geleni yaptığını dile getiren Zelal, "Yıllardır frekansları engelleyerek, kapatma kararları ile halkın haber alma özgürlüğünün önüne geçilen, Kürt halkının sesi olan Roj TV'yi nasıl ki susturamadıysanız, Hayat TV'yi de susturamayacaksınız. Gün, sesimizin daha fazla kısıldığı bu günlerde tüm özgür basın ile dayanışma günüdür. Gün, AKP'nin kural tanımaz tutum ve tavırlarına karşı birlik olma günüdür" şeklinde konuştu.
Zelal’ın ardından açıklama yapan Hayat TV Diyarbakır Temsilcisi Cumhur Daş, RTÜK tarafından gönderilen yazıda çeşitli gerekçeler ile bugün itibariyle yayınlarının durdurulacağı bilgisinin kendilerine dün ulaştırıldığını kaydederken, "Tabi kendileri tarafından yasal kılıflar oluşturuluyor. Lisans eksikliğinden bahsediyorlar. Ancak televizyon merkezimiz aylar öncesinden RTÜK'e başvurusunu yapmıştır. Başvurumuz da RTÜK'ün masasında durmaktadır. Bunu sadece bir kılıf bir gerekçe olarak uydurduklarını biliyoruz. Yapmış olduğumuz yayının egemenleri, iktidarı, AKP hükümetini ne kadar rahatsız ettiğinin farkındayız. Bir kez daha bu ülkede emeğin sesini, gerçeklerin sesini demokrasinin sesini, kardeşliğin ve barışın sesini kesmek istiyorlar. Bu kuşkusuz ilk olmadı. Daha önce bu ülkede halk için gerçekleri yazan gazeteciler tutuklanırken, gazeteler kapatıldı, sansürler uygulandı. Ancak emekten halktan yana hiçbir gazeteci geri adım atmadı bu baskılar karşısında. Bizler de bu gelenekten gelen bir gazeteci olarak bu geleneği tüm baskılara karşı devam ettireceğiz" dedi.
Açıklamalarının ardından eylem son buldu.
(gk)

