‘Emeğim Kenti Güzelleştiriyor’

11:32

Ruken Çelik – Zehra Doğan / JINHA


AMED – Ekolojik çalışmaları hızlandıran Diyarbakır Fidanlık Şube Müdürlüğü, kentin yok olmaya yüz tutmuş ağaçların tohumlarından üretim yapıyor. Fidanlık Şube Müdürü Zemzem Fedai Bali, “Doğayı yok etmeden tohumlardan yetiştirdiğimiz ağaçları tekrar doğaya ekiyoruz” dedi. Bölgenin ekolojik dengesinin bozulduğuna işaret eden Zemzem, “Operasyonlarda ormanlar yakılıyordu. Halk buna tepki göstermiyordu, daha büyük bir sorunu vardı, evladı ölüyordu” şeklinde ifadelerde bulundu.


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin son yıllarda üzerinde hassasiyetle durduğu ekolojik yaşam ve betonlaşmış şehrin yeşillenmesi üzerine çalışmaları sürüyor. Amed’in unutulmaya yüz tutmuş birçok gül ve ağaç çeşitlerini, Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı’na bağlı Fidanlık Şube Müdürlüğü kendisine ait sera ve yetiştiricilik alanlarında özel olarak yetiştiriyor. Şehrin belirli bölgelerinden tespit edilmiş ağaçlardan tohum ve çelik alınarak üretimini sağladıklarını belirten Fidanlık Şube Müdürü Zemzem Fedai Bali, “Doğayı yok etmeden tohumlardan yetiştirdiğimiz ağaçları tekrar doğaya ekiyoruz” dedi.


‘Doğadan aldığımızı doğaya aktarıyoruz’


Ağaç, çalı ve mevsimlik çiçekleri şubede belirlenen ekim tavalarında yetiştirdiklerini belirten Zemzem, “2012 yılında, 280 bin fide üretirken, bu yıl 400 bin fide üretmeyi hedefliyoruz” diyerek bölgede sadece Amed’te sera olduğunu,ürettikleri ağaç, çalı ve mevsimlik çiçekleri Karlıova, Dersim ve Hakkâri gibi yerlere fide sağladıklarını dile getirdi. Amed’in muhtelif yerlerinden belirledikleri ağaçların tohumlarını kurutarak şubede poşetlediklerini aktaran Zemzem, “Poşetlemeden sonra, fideleyip tenekelere ekiyoruz. Birkaç yıl gübreleme ve ilaçlama işlemiyle büyüyen fideleri park ve refüjlere dikilmek üzere yolluyoruz” dedi.  Zemzem, doğadan aldıkları tohumları fideye dönüştükten sonra tekrar doğaya gönderdiklerini vurguladı. Amed’te çok sayıda ağaç ve çiçek ve gül türlerinin yok olma tehlikesi yaşadığına dikkat çeken Zemzem, “Bunları tespit ederek burada fideleme işlemini gerçekleştiriyoruz. Yerel bitki türlerinin yok olmaması için özel çaba harcıyoruz” ifadelerine yer verdi.


‘Doğa kendisine hizmet edene ihanet etmez’


İnsanın doğayla olan ilişkisini özgürlükle bağdaştıran Zemzem, “Üç yıldır buradayım ve şunu anladım,   kadın doğaya hizmet ettiği sürece doğa ona ihanet etmiyor” diyerek kadınların ekolojik anlamda daha üretici olduğunu vurguladı. “Halk ekolojik anlamda bilinçlendirilmezse kaynak sularımız da satışa sunulacak. Bence bu bir faciadır” sözleriyle konuşmasına devam eden Zemzem, “Bölge ekolojik anlamda fazlasıyla tahribata uğramış. Çatışma sonrası ormanların yanmasına halk tepki göstermedi çünkü orada evladı ölüyordu” dedi. Son dönemde hızlanan baraj yapımlarına işaret eden Zemzem, “Büyük paralar harcanarak yapılan barajlar 50 yıldan sonra işlevselliğini yitirir ve geride çoraklaşmış bir alan kalır. Doğanın dengesini yeniden geri getirmek için yine yüklü paralar harcamak gerekir” dedi.


‘Gezi, yaşam alanı dayatmasına tepkidir’


“Kapitalizm insanları hareketsizleştiriyor” sözleriyle İstanbul’da yaşanan Gezi Parkı olaylarına işaret eden Zemzem, “Gezi Parkı’ndaki eylemciler, AKP yönetiminin yaşam alanı dayatmasına karşı çıkıyor. Bu anlamda tüm duyarlı insanlar destekte bulunmalı” ifadelerini kaydetti. Zemzem, çatışmalar sırasında çıkan orman yangınlarını ve batıdan bu anlamda herhangi bir tepki uyanmadığını vurgulayarak, “Bunları unutarak şimdi birlik olmalıyız” dedi. Zemzem Wan’ın Erciş ilçesinde konutlaşma adı altında 200 bin ağacın yok edildiği aktarımında bulunarak, “Sadece Gezi Pakı değil, Türkiye’de daha bilmediğimiz birçok yeşil alan konutlaşmaya kurban gidiyor” şeklinde konuştu.


“Ağaçsız yaşam olmaz”


Kentin yeşil alanlara kavuşması için her sabah saat altı akşam beş arası çalışan emekçi kadınlardan biri olan Asya Aslan, kadın alanı olan yeşilin yine kadınların yapması gerektiğini söyledi. Her iş gibi fide ekim işleminin de zor olduğunu aktaran Asya, “Yaptığımız bu iş kentin yeşil alanlarını çoğaltmak adına olduğundan işimizin zorluğu yarıya iniyor” dedi. Ekmek parası için çeşitli işler yaptığını söyleyen Ayşe, “Parasız yaşam olmadığı gibi, ağaçsız yaşam da olmaz. Bu meslek tam da bizi anlatıyor” dedi. Fidelerin ilk aşamasından son aşamasına kadar ilgilendiklerini belirten Tuba Akçiçek ise, “Refüjlerde kendi ürettiğimiz çiçek ve ağaçları görünce çok seviniyorum. Emeğim kenti güzelleştiriyor” ifadelerini kullandı.


Kamera – Foto: Ruken Çelik, Zehra Doğan


(zd/dc)