Demokratik özgür bir Ortadoğu için örgütlü mücadele

12:19

Derya Ceylan - Zehra Doğan / JINHA


AMED –  DÖKH öncülüğünde gerçekleştirilen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı’nın sonuç bildirgesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekin Ceren Kadın Derneği Koordinatörü Figen Aras, “Kadın kurumları olarak sonuç bildirgesine sonsuz saygı duyacağız” diyerek Ortadoğulu tüm kadınlarla beraber eş zamanlı hareket edeceklerini belirtti. Epidem Koordinatörü Neslihan Başak, “Diğer ülkelerinde içerisinde bulunduğu komisyonla beraber koordinasyon sağlanıp uygulamaya geçeceğiz” dedi.


31 Mayıs, 2 Haziran tarihleri arasında Demokratik Özgür Kadın Hareketi tarafından “Jin jiyan azadi” sloganıyla, Paris’te katledilen üç siyasetçi kadına atfedilen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı, yayınlanan sonuç bildirgesiyle sona erdi. Kadınlar, ülkelerinde konferansın sonuç bildirgesindeki maddelere bağlı kalarak hareket edeceklerini belirtti. Peki, sonuç bildirgesi 25 farklı ülkede hayata nasıl geçecek? Ekin Ceren Kadın Danışmanlık Merkezi koordinatörü Figen Aras ve Diyarbakır Yenişehir belediyesi kadın psikolojik ve danışmanlık merkezi EPİDEM koordinatörü Neslihan Başak Konferansın sonuç bildirgesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


‘Ortadoğulu kadınlar eş zamanlı hareket edecek’


“Dünyanın neresinde olursa olsun egemen zihniyetin farklı yöntemlerle kadın kimliğini nasıl ezdiğini bu konferansta gördük” diyen Ekin Ceren Kadın Danışmanlık Merkezi Koordinatörü Figen Aras, egemen zihniyetin tüm oyunlarından bıkmış kadınların konferans boyunca herhangi bir iktidar hırsıyla hareket etmediklerini vurguladı. Ortadoğu’nun savaş, yoksulluk ve dinin siyasallaştırılmasıyla beraber kan gölüne döndüğüne işaret eden Figen, “Tüm hakları bir bütünen sömürülmesinden sonra bir kargaşa ortaya çıktı” şeklinde konuştu. “Ortadoğu’da Kürt Kadın Hareketi’nin yıllardır verdiği mücadelesi ve iradesi söz konusu” diyerek sözlerine devam eden Figen, Amed’teki kadın kurumları olarak sonuç bildirgesine sonsuz saygı duyacaklarını ve Ortadoğulu tüm kadınlarla belirli bir iletişim ağı içerisinde eş zamanlı hareket edeceklerini belirtti. Figen, kadınlarla ortak hareket etme etkinliklerinin sadece 8 Mart ve 25 Kasımla sınırlı kalmayacağını söyledi.


‘Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ortak talepti’


Konferansın sürdürülebilmesi için tüm kadınların sonuç bildirgesine bağlı kalarak hareket edeceğinin aktarımında bulunan Figen, “Konferanstan sonra önemli olan tek şey, komisyonun süreci takip etmesi, örgütlenmeye kolaylaştırıcı temelde yaklaşmasıdır” dedi. Figen konferansta PKK lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için belirtilen ortak talebin çok önemli bulduğunu belirterek, “Kürt sorununun çözümüne dönük alınan kararlaşma bizleri çok heyecanlandırdı. Sayın Abdullah Öcalan’ la yapılan görüşmelere önem verilerek özgürlüğüne dönük talepler, Filistin halkına dönük taleplerin yanı sıra Afganistan ile Pakistan’da yaşanan kadına yönelik şiddete karşı çok somut ve anlamlı kararlaşmalar çıktı” sözlerini kaydetti.


14 Haziranda Latin Amerikalılarla çalıştay


Kürt kadınların son süreçte diplomatik ilişkiler geliştirdiklerine işaret eden Figen, “Latin Amerika’dan kadınlar 14–15 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek olan çalıştay için geliyor” diyerek Ortadoğu kadın konferansından sonra sıkı bir çalışma içerisine girdiklerini ve bunlardan birinin de gerçekleştirmeyi planladıkları Kadın Çalıştayı olduğunu belirtti. Figen, çalıştayda kadınların, soru cevap şeklinde egemen sistemin yaklaşım şeklini ve kadınların ortak talepleriyle daha güçlü bir mücadelenin ortaya çıkacağının bilgilendirmesinde bulundu.


‘Kürtçe eğitimin olmaması şaşırttı’


Konferansta, Ortadoğu’nun farklı kimliklerine sahip kadınların ortak sorunlar üzerine durduklarını belirten EPİDEM Koordinatörü Neslihan Başak, “Mısır’da devrimden sonra kadınların Tahrir Meydanı’na alınmayarak taciz ve tecavüzle tehdit edildiğini, Afganistan’daki parlamenter kadınların suikast ile tehdit edildiğini, Nepal’de kadınların otobüs durağında taciz tecavüz ile karşı karşıya kaldıklarını, Bize en yakın Ortadoğu ülkesi olan Filistin’de İsrail’in baskılarından dolayı kadın sorunlarına bir türlü değinilemediğini ve kendi ulusal mücadelelerinde de kadına çok fazla yer verilmediğini öğrendik” dedi.  Neslihan, Ortadoğu Kadın Konferansı’nda kadınların en çok şaşırdığı konunun Kürtlerin Türkiye’de anadilleriyle eğitim görmemesi olduğunun altını çizerek, “Kadınların çoğu, burada ulus devlet mücadelesi verdiğimizi düşünüyordu” şeklinde konuştu.


Konferansta en önemli sorunun “Nasıl yaşanmalı?” sorusu olduğuna dikkat çeken Neslihan kadınların ortak söylemlerinin demokratik özgür bir yaşam olduğunu belirtti. Ortadoğu coğrafyasının kadın sömürüsünün en çok yaşandığı yer ve bu yerde en çok mücadele verilmesi gerektiğini belirten Neslihan, “Böylesi kritik bir bölgenin birçok sorunu vardı. Bu sorunları tek sonuç bildirgesine sığdırmakta çok zorlandık” diyerek sonucun ilk olması itibariyle önemli kararlara vardığını kaydetti.


‘Koordinasyon, bölgede çalışma yürütecek’


“Ortadoğulu kadınlar olarak bir koordinasyon oluşturacağız” diyen Neslihan, Ortadoğu ülkesinde yaşanan herhangi bir kadın sorununa ilişkin koordinasyon oluşturup bölgeye giderek sorunu çözmeye dayalı çalışma yürüteceklerinin bilgilendirmesini yaptı.


“Sonuç bildirgesi hazırlığında, devlet tarafından bize baskı olarak dönmesini sağlayan cinsiyetçi dayatmayı tartıştık” diyen Neslihan sözlerine şöyle devam etti:


“Konferansta, kısa süreli kararlar almadık. Bunun içerisinde 25 Kasım kadına karşı şiddetle mücadele gününü, 9 Ocak Paris katliamını, Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü ve barış sürecini de koyduk. Bunlar zaten üzerinde çalışılan tartışılan sorunlar diyebiliriz. Bu sonuçları takip edebilecek bir komisyon oluşturuldu. Diğer ülkelerinde içerisinde olduğu bu komisyonla birlikte bir koordinasyon sağlanıp uygulamaya geçeceğiz. Kadınlar olarak bunu başaracağımıza inanıyorum” dedi.


Fotoğraf – Kamera: Leyla Ayaz, Derya Ceylan


(dc/zd)