Pakistan da anne ve aktivist olmak

10:18

JINHA


AMED- 1. Ortadoğu Kadın Konferansına katılan Pakistanlı Sarah Husain, “Bir kadın mücadelesi verilecekse bu mücadele ulus-devletin sınırlarını aşmalı, uluslar üzerinden yapılmamalı ve sınırları aşan bir mücadele verilmeli” dedi.


Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde Diyarbakır’da gerçekleştirilen 1. Ortadoğu Kadın Konferansına kızıyla katılan yazar ve şair Sarah Husain, “Kadınlar Pakistan’da suskunluğa ve teslim olmuşluğa hakim. Ancak bu konferanstan çıkacak olan mesajlar ve diğer ülkelerdeki kadınlarla bütünleşmesi Pakistan da ki sessizliği bozacak” dedi. Pakistan da var olan yerel örgütlerin batı merkezli feminizmden etkilendiğini söyleyen Sarah, “Uluslararası fonlarından yararlanarak kapitalist olan sermayeyle ilişkisini promalitelize etmeyen fikirleri bölgeye yayıyorlar” şeklinde konuştu.


Pakistan da bir alternatif yok


Yazıları ve eylemleriyle ABD’de ‘Müslüman’ kadınlarla ilgili toplumsal cinsiyet, cinsellik ve şiddet üstüne popüler söylemleri eleştiren Sarah, Pakistan’daki duruma dikkat çekti. Pakistan’daki durum kötü olduğunu dile getiren Sarah sözlerine şöyle devam etti:


“Pakistan teröre karşı global savaşın merkezinde bulunuyor. Pakistan bütün bu terörle mücadele adı altında verilen savaşın ana arteri.  Tunus,  Mısır ve Cezayir’le karşılaştırdığın zaman Pakistan da ki durum diğerlerine göre çok daha rahatsız edici. Çünkü hem insanların bütün hakları elinden alınmış, hem de insanlar bütün haklarını vermiş durumdalar. Yani bir teslim olma söz konusu. Pakistan’daki kadın hareketlerine baktığımız zaman batı merkezli, batı anlayışlı bir Feminizm hareketi var. Sivil toplum örgütleri çok yoğun bir şekilde batı perspektifiyle geliştirdikleri feminizmi yürütüyorlar. Ne yazık ki çok fazla alternatifte görmüyorum. Solcu hareketlerde başarısızlık söz konusu. Bu nedenle solu Pakistan’da bir alternatif olarak görmüyorum.”


‘Problemi iyi analiz etmek gerek’


Pakistan’da sorunun temeli Pakistan’ın kuruluşuyla ilişkilidir diyen Sarah, “Pakistan’ın kurulma felsefesine baktığımız zaman problemi daha iyi analiz edebiliyoruz” açıklamasında bulundu. “Afganistan bir askeri üst olarak kuruldu. Hindistan’dan ayrılmasının sebebi bir askeri üst haline getirmekti, ikincisi ise din nedeniyle kurulduğu iddia edilir” diyen Sarah, Hindistan’dan ayrılarak Müslüman bir ülke kurma amacı varmış gibi gösterildiğini söyledi. Sarah, asıl meselenin toprak  olduğunu söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti:


“İki sebebe bakarak Pakistan’ın bugünkü durumunu analiz etmek gerekir. Pakistan bir ulus devlet gibi görünse de aslında kendi halkı için mücadele eden bir devlet değildir. Pakistan Feodal Panjabi Kastı tarafından yönetiliyor. Bu Feodal Panjabi Kastı hem sermaye amaçlı çalışıyor hem de askeri çıkarları için çalışıyor. Aslında Pakistan da çok farklı etnik kimlikler çok farklı gruplar azınlıklar olmasına rağmen onların hiçbir şekilde temsilinin olmadığı bir sistem.”


‘Alternatif bir alan yaratmamız gerekir’


Ortadoğu Kadın Konferansı Pakistanlı kadınları nasıl güçlendirir sorusuna Sarah, “Özelde şunu belirtmek isterim ki bir kadın mücadelesi verilecekse bu mücadele ulus devletin sınırlarını aşmalı uluslar üzerinden yapılmamalı sınırları aşan bir mücadele verilmeli” açıklamasında bulundu. Sarah, Pakistan’a baktığımız zamanda çok militer, kapalı bir devlet ve o yüzden de ulus devlet sınırlarını aşarak kadınlar örgütlenebileceğini dile getirdi. Üçüncü bir alan yaratmak gerektiğini ifade eden Sarah, “Alternatif bir alan ve bu üçüncü alandan kadının güçlenmesini sağlamamız gerekir ve bence en büyük başarılardan bir tanesi hayır demektir” dedi.  Sarah, neye hayır demektir, adaletsizliğe erkek egemen sisteminin geliştirdiği geleneklere hayır demek ve kendi öz güçlülüğünü sağlamak olduğunu belirtti. Bunu yaparken normal bildiğimiz genel basın, medya yoluyla değil, ya da normal bize verilmiş yapılarla değil daha alternatif bir sistemle yapılması gerektiğinin altını çizen Sarah, bunu yaparken de Afganistan’ın, Keşmir’in, Pakistan’ın Ortadoğu’nun bir uzantısı bir çeperi olduğunu bilmek gerekir dedi.


‘Medya çok önemli bir enstrümandır’


Sarah, “Kendimizi nasıl dokümante edeceğiz, nasıl ifade edeceğiz, hangi araçlarla bu ifadeye vücut vereceğiz bunu sormak gerek. Bunun için film, fotoğraf, yazı ve bloklar bunların hepsini kullanarak bu araçlarla beraber mesaj verilebiliriz. Çünkü medya çok önemli bir enstrüman ama işte daha alternatif bir medya aracılığıyla bu yapılabilir” vurgusunu yaptı.


‘Nasıl bir dil geliştireceğiz’


İnançlar konusunda değerlendirmelerde bulunan Sarah, “Ortadoğu Kadın Konferansında inanç konusuna çok değinilmedi. Fakat inanç sorusu bence çok önemli. İnanç meselesini nasıl ele alacağız. Konuştuğumuz toplumların hepsi belli inançları olan toplumlar. Müslümanlığın bir tarihi var. Ama sadece Müslümanlıkla sınırlı değil. Daha geniş bir şekilde inanç demek istiyorum. Şiddete maruz kalan kadınların çoğu belli inançlardan gelen kadınlar. O zaman biz bu inanç meselesini ne yapacağız, inançlı kadınlara yönelik nasıl bir dil geliştireceğiz bunları da düşünmek lazım” diye konuştu.


‘Ben dünyadan geliyorum’


Sara nerden geliyorum sorusu önemlidir diyerek, “Ben aslında dünyadan geliyorum. Bu benim için önemli olduğu için özelikle vurgulamak istedim. New York’ta doğdum aslen Pakistanlıyım. Sudan ve Hong Kong da yaşadım şuanda ise Lahor Pakistan da yaşamaktayım” açıklamasını yaptı. Sarah bir çocuk annesi ve New York’tan Lahor’a taşınmasının nedenini de şu sözlerle dile getirdi:


“Pakistan’a taşınıp kendi dilimi öğrenmek istedim ve ben son iki yıldır Pakistan’da yaşıyorum. Taşındığımdan beri İngilizce olarak bir şey yazamıyorum. Çünkü bildiğiniz gibi İngilizce belli bir sınıfa hitap ediyor, onların duygularına hitap ediyor, hiçbir şeyi değişmiyor ve var olan sorunlar devam ediyor. Nasıl yazmalıyım, ne yapmalıyım ve nasıl bir yazıyla değişimi sağlayabilirim diye kendime soruyorum. ‘Savaş, İnanç ve Cinsellikte Müslüman Kadın’ adlı eserinde editörlüğünü yaptım. Bu konferans çok önemli çünkü kadını çok güçlendiren bir konferans. Konferansa gelen kadınlar işgal altındaki topraklardan ve silahlar altındaki topraklardan gelerek savaş hakkında görüşlerini dile getiriyorlar. Kadını güçlendiren bir konferans oldu.”


 'Kızım şiddetin içinde büyyüyor'


Tek başına bir çocuk yetiştiren Sarah, “Bir anne olarak burada bir çok problemle karşılaşıyorum. Birçok anlayışla mücadele ediyorum. Kimileri anne olunca aktivist ve sanatçı olamaz dedi. Ama ben hem anne hem de aktivist oldum” diyerek ailesinden ve kendini ilerici olarak tanımlayan arkadaşlarından annelikle ilgili herhangi bir yardımı almadığını söyledi. Ekonomik nedenlerden 1o yaşındaki kızı Assya’yı  bakıcıya bırakamadığını belirten Sarah, dünyada gerçekleşen çeşitli konferanslara Assya’yla beraber katıldığını aktararak kızının da bu sayede daha küçük yaşta belli bir bilince vardığını kaydetti. Sarah, “Umarım Assya gittiğim her yerde aldığı her şeyi kendi hayatında taşıyacak ve ona göre hayatını şekillenecektir” dedi. Assya’nın çizdiği resimlerin toz pembe çizimler olmadığına değinen Sarah,” Kızım çiçekli ve böcekli resim çizemez çünkü kızım şiddet konusunun tartışıldığı alanlarda yer alıyor ve büyüyor. Bende oda bunların bir parçasıyız” diyerek kızını var olan şiddetten habersiz farklı alanlarda büyütmenin mümkün olmayacağını belirtti. Sarah,”Bu yüzden onu problemlerden sakınmak yerine bu problemlerin çözümünün bir parçası haline getirmek istiyorum” diyerek sözlerine son verdi.


(rç/la)