‘Ortadoğu’da kadın devrimini yaratmalıyız’
19:15
JINHA
AMED – “jin jiyan azadi” şiarıyla DÖKH tarafından gerçekleştirilen 1. Ortadoğu Kadın Konferansını ve Federal Kürdistan’daki kadın sorunlarını değerlendiren Kadın Özgürlük Hareketi genel sekreteri Dr. Viyan Süleyman, “Eril zihniyetin bütün kirli oyunlarına maruz kalan Ortadoğu’da konferansın sonuç bildirgesini hayata geçirmek büyük yüreklilik ister” diyerek Ortadoğulu kadınların bu yüreğe sahip olduğunu belirtti.
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde “Jin jiyan azadi” şiarıyla, Paris’te katledilen üç kadın siyasetçiye atfedilen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı, Ortadoğu’da var olan kadın sömürüsüne ilişkin sonuç bildirgesini 2 Haziran’da oylamaya sunarak son buldu. Konferansın Federal Kürdistan delegesi Kadın Özgürlük Hareketi genel sekreteri Dr. Viyan Süleyman, sonuç bildirgesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Bu sonuç bildirgesiyle beraber kadınlar, erkek alanı diye öğretile gelen yerlerde kendini göstererek özgürlük çalışmaları yürütecek” dedi. Viyan, Federal Kürdistan’da kadınların, diğer tüm kadınlar gibi özgür mücadelesi vermeye hazır olduğunu vurguladı.
‘Mutfak kadın alanı değildir’
“Kadın özgürlük hareketi olarak, Federal Kürdistanlı kadınları anayasal haklarından haberdar etmek için 6 yıldır çalışma yürütüyoruz” diyen Viyan Süleyman, kadını yaşamda görünür kılmak ve anayasal anlamda hak sahibi olmasının yanında, anayasal hakların pratiğe dökülmesi için mücadele ettiklerini kaydetti. Kürt kadınlarının kendisine belirlenmiş mutfaklara ait olmadığının bilincine vardığını söyleyen Viyan, “Kadınlar eşleriyle beraber her alanda eşit koşullarda yaşamak istiyor” diyerek kadın kurumlarına baş vuranların sayısının yıl geçtikçe fazlalaştığını belirtti. Viyan ayrıca Federal Kürdistan’da 111 parlamenter arasında 42’sini kadınların oluşturduğuna dikkat çekti.
‘Bu yüreğe Ortadoğulu kadınlar sahiptir’
Ortadoğu’nun siyasi ve jeopolitik anlamda kritik bir bölgede olduğuna değinen Viyan, kadınların bu anlamda bilinçlenerek Ortadoğu Kadın Konferansı’nı gerçekleştirmesini değerli bir adım olarak gördüğünü belirtti. “Kadınlar böylesi konferanslarla, büyük sorumluluğun altına giriyor” diyerek sözlerine devam eden Viyan, kadınların konferanstan çıkan sonuç bildirgeleriyle hareket etmek zorunda kalmayı göze alarak, Ortadoğu gibi kadın katliamlarının her gün yaşandığı ülkelerine gideceklerini söyledi. Viyan, “Kadınların konferansa katılarak bu sonuçları ülkelerinde hayata geçirmesi büyük bir yürekliliktir, bu yüreğe Ortadoğulu kadınlarımız sahiptir” dedi.
‘Ortadoğu eril zihniyetin tüm kirli oyunlarına maruz kaldı’
Kadınların Ortadoğu’da hüküm süren İslamcı, şeriatçı rejimi değiştirmek için kadın yaşam alanını belirleyen hak savunan ve savaşsız bir ortam yaratan pozisyonda olması gerektiğine işaret eden Viyan, “Fikirlerin konuştuğu bir ortamın sağlanması için kat edilecek çok yol var” dedi. Ortadoğu’yu saran gerçek bir devrimin yakın zamanda gelmeyeceğini düşündüğünü söyleyen Viyan, “Ortadoğu, eril zihniyetin tüm kirli oyunlarına maruz kalan bir bölgedir. Yeni bir Ortadoğu için kadınların örgütlenmesi ve erkeklerin örgütlü kadınlarla ortaklaşarak beraber mücadele vermesi gerek” dedi.
Viyan, Ortadoğu Kadın Konferansı’na ilişkin değerlendirmelerine şöyle devam etti:
“Ortadoğulu kadınlar ne yazık ki, temel haklarından haberdar değil. Kadının öncü bir rol alması için, kadınların alıştığı ve ne yazık ki kabul ettiği erkeğin ikinci cinsi konumundan çıkmalıdır. Ortadoğu’da belirli bilinci almış, kadın haklarını eline almak için mücadele etmiş entelektüel bir kesim var. Bu kadınlar Avrupalı kadınlardan daha çok cesaret gerektiren işlere kalkışıyor çünkü tabanı bunu gerektiriyor. Fakat bu yetmiyor. Çünkü Ortadoğu, inanılmaz kritik ve emperyalist güçlerin hüküm sürdüğü bir bölge.
Kürt kadınlarının Böylesi bir konferansa öncülük etmesini ve bunu başarmasını tamamen zeka ürünü olarak nitelendiriyorum. Daha önce de belirttiğim gibi, Ortadoğu’da kadın haklarını bölgesel olarak savunamayız, çeşitli konferanslarla bir araya gelerek örgütlü bir şekilde hareket etmeliyiz.
Bu konferansın en büyük özelliği, kadınların temsil ettiği ülkelerin kadın sorunlarına hakim ve bunun nasıl değiştirilmesi üzerine yüksek oranda fikir üretebilen kapasitede olmalarıdır. Üç günlük konuşmaları hiç sıkılmadan dinledik çünkü her kadın inanılmaz derecede entelektüel birikime sahip. Bu kadar birikimli kadını bir araya getirmek ve bunların, eril zihniyetin istediği çatışmalara girmeden konuşarak fikir üretmesine öncülük etmek ayrıca bir başarıdır. Bu anlamda dolu dolu fikirlerle evimize gidiyoruz.
Filistinli, İranlı, Kürdistanlı ve Afganistanlı kadınların da ortak söylemleri gibi, kadınlar olarak bu sistem içerisinde kadın düşüncesinin var olması gerekiyor. Entelektüel kadınların bir araya geldiği konferansta, eril zihniyete karşı Ortadoğu kadın devrimini yaratmalıyız. Kadınların, erkek alanı diye öğretile gelen yerlerde kendini göstererek özgürlük çalışmaları yürütmeli. Özgürlük ve ötekileştirmeyen bilinci bu şekilde aşılmalı.”
(zd)

