‘Yasakçı ve baskıcı toplum mühendisliğine son verilmelidir’
13:08
JINHA
HABER MERKEZİ – Gezi parkı protestolarına karşı polisin sert tutumunu eleştiren Barış İçin Kadın Girişimi, “Bu toplumsal öfke, hızla demokratikleşme ve barış yönünde bir irade ortaya konmadan bitmeyecek” ifadelerini kullanarak, “Biz, BİKG olarak bu şiddetsiz direnişin içindeydik, içinde olmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
İstanbul Taksim meydanındaki yayalaştırma çalışmaları ve Gezi Parkı'nda Topçu Kışlası ve alışveriş merkezi yapılması için ağaçların kesilmesine karşı halk tarafından başlatılan protestolara karşı polisin sert tutumunu eleştiren Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG), “Biz, Barış İçin Kadın Girişimi olarak bu şiddetsiz direnişin içindeydik, içinde olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kaydetti. “Buradan AKP iktidarına ve ilgili tüm kesimlere sesleniyoruz” sözlerine yer veren BİKG’in açıklaması şöyle:
“Taksim Gezi’de başlayan direniş dalga dalga tüm ülkeye yayıldı. Kadın, erkek, genç, yaşlı, başörtülü, Türk, Kürt, Çerkes, Ermeni, Alevi, Sünni demeden insanlar kentlerine, hayatlarına, özgürlüklerine sahip çıktı. Haksızlıklara, adaletsizliklere, baskılara ve yasaklara karşı, tarihimizde az görünen bir mücadeleye giriştiler. İnanılmaz bir direnişin, birlik ve dayanışmanın simgesi oldular. Barışçı bir eylem olarak başladı ve polisin akıl almaz saldırılarına ve şiddetine rağmen hala öyle sürüyor. Biz, Barış İçin Kadın Girişimi olarak bu şiddetsiz direnişin içindeydik, içinde olmaya devam edeceğiz.”
Türkiye’nin barış ve demokrasiye hazır olduğunu vurgulayan BİKG, toplumun her kesiminden insanların barış istediğini ve son dört ayda kimsenin savaş yüzünden Türkiye’de ölmediğini belirtti. Bütün bunların yanında gerçek bir demokrasinin olmaması koşulunda barışın gelmeyeceğinin altını çizen BİKG, “Bunun en büyük örneği, Gezi direnişiyle çok açık ve net olarak ortaya çıktı. Bu toplumsal öfke, hızla demokratikleşme ve barış yönünde bir irade ortaya konmadan da bitmeyecek” şeklinde açıklamalarda bulundu. BİKG, AKP iktidarına ve ilgili tüm kesimlere seslenerek şunları belirtti:
- Taksim Dayanışma Platformu’nun talepleri duyulmalı ve yerine getirilmelidir.
- Yasakçı, baskıcı ve toplum mühendisliği anlamına gelen uygulamalara son verilmelidir.
- Hedeflediğimiz barış sürecinin demokrasi olmadan gerçekleşemeyeceği görülmelidir. Toplumsal uzlaşmanın kavga ederek ve yeni çatışma alanları yaratarak gerçekleşemeyeceği görülmelidir. Bu konuda AKP iktidarından sağduyu bekliyoruz.
- Taksim Gezi Parkı direnişinin, kadın, Kürt, Türk, Ermeni, Müslüman, Alevi, eşcinsel ve başka hiçbir kesimin ötekileştirilmesi eylemine dönüşmesine izin verilmemelidir. Bu konuda her kesimden sağduyu bekliyoruz. Her nereden gelirse gelsin bu tip ayrıştırıcı eylem ve söylemleri tespit edip teşhir edeceğimizi ve buna bağlı olarak; cinsiyetçi sloganların bizler tarafından silineceğini duyuruyoruz.
- Demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasanın bir an önce oluşturulması için başta Hükümet olmak üzere tüm tarafları sorumluluk olmaya çağırıyoruz.
(zd)

