‘Bir kadının öldürülmesi, bir kurşunun tükenmesiyle eşdeğerdir’
12:01
JINHA
AMED – DÖKH’ün gerçekleştirdiği 1.Ortadoğu Kadın Konferansı’na katılan Afganistan’ın en güçlü muhalif seslerinden biri olan eski parlamenter Malalai Joya, “Birçok Ortadoğu ülkesinde kadınlara ikinci sınıf vatandaş ve hatta bazen insan olarak bile bakılmamakta. Burada görüyoruz ki, kadınlar fedakârca bu sessizliği ve tabuyu yırtarak mücadele etmekte” açıklamasında bulundu.
Asya’nın kalbi olarak nitelendirilen Afganistan, birçok istilacının gazabına uğrayarak bu günkü toplumsal şeklini aldı. Stratejik bir konumda olan Afganistan Orta Asya’ya giden petrol boru hatlarına sahip ve Amerika gibi birçok ülke tarafından özgürlük adı altında ülke kontrol altına alınmak isteniyor. Afganistan’da ortaya çıkan Taliban Rejimi, Etnik Temizlik adı altında Mezar-ı Şerif’te Buda heykellerini yıkıyor ve Kandahar’da kadınları sokaklarda infaz ediyor.
Afganistan eski parlamenteri ve insan hakları aktivisti Malalai Joya, kadın sorununun beraber mücadele ederek çözüleceğinin altını çizerek işgale, kökten dinciliğe karşı adalet ve barış için kadının bilinçlenmesi üzerine değerlendirmelerini JINHA’ya aktardı. Malalai, Afganistan’da kadın çalışmalarını güvenlik nedeniyle gizli yaptıklarını söyledi.
‘Afganistan’daki kadınların sorunu kökten dincilik ve işgaldir’
Afganistan eski parlamenteri Malalai Joya, kendi ülkesinde kadınların yaşadığı sorunlara değinerek, “Birçok coğrafyada kadınlar farklı zorluklarla karşılaşmaktadır. Özellikle diktatörlükler altında yaşamak zorunda olan kadınların çok farklı sorunları olabiliyor” dedi. Afganistan’da bir kadının ölümüyle bir kurşunun tükenmesiyle eş değer olduğuna işarete eden Malalai, Afganistan’da ve diğer Ortadoğu ülkelerinde kadınların korkunç işkencelere maruz kaldığını vurguladı. Malalai, “Afganistan’daki kadınların sorunu kökten dincilik ve işgaldir” diyerek savaş sırasında öncelikle kadın ve çocukların öldüğüne dikkat çekti. “Amerika işgalinde de böyleydi” diyerek sözlerine devam eden Malalai, Amerika işgalinde on binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, fosfor ve uranyum gibi yasaklanan kimyasal silahların halka karşı kullanıldığına dikkat çekti.
‘Sakine, Leyla, Fidan gibi kadınlar hepimiz için umut kaynağıdır’
Malalai, dünyanın her yerinde kadınların sorunlarının benzerlikleriyle beraber farklılıkları olduğunun ve bu sorunları çözmek için ortaklaşmak gerektiğini belirterek, “ Afganistan kadının yaşadığı sorunlar sadece Afgan kadınlarına özgü değil” dedi. Malalai ayrıca erken yaşta evlilikler işaret ederek, “Afganistan’da zorla evlilikler, kırbaçlanarak şiddete uğrama, aile içi şiddet gibi sorunlar da var” şeklinde konuştu.
Gerçekleşmesi gereken halk devrimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Malalai, devrimlerin sadece erkeklere mal edilmeyeceğinin altını çizerek konuşmasına şöyle devam etti:
“Bütün Ortadoğu ülkelerinde benzer sorunlar var. Örneğin İran… İran kadınları, İran diktatörlüğünden en çok mağdur olan kadın gruplarındandırlar. Filistin’deki durumda yürekler acısıdır. Oradaki kadın ve çocukların Siyonistlere karşı gerçekleştirdikleri eylemler çok cesurcadır. Benzer şekilde yine Irak, Lübnan ve Suriye de de birçok kadın acı çekmektedir ama buna karşılık yine bir Arap Baharı olmaktadır ve bu umut vericidir. Benzer şekilde Kürdistan savaşçıları da var, aralarında çok cesur kadınların bulunuyor. Sakine, Leyla, Fidan gibi kadınlar hepimiz için umut kaynağıdır. Dışarıda onların açtığı yolda giden birçok kadın olacaktır.”
‘Ortadoğu Kadın Konferansı erkeklere bir cevap niteliğindedir’
Paris’te katledilen üç kadın siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e atfedilen “1.Ortadoğu Kadın Konferansı” na ilişkin düşüncelerini de dile getiren Malalai, “Bu konferans ayrıca bir örnekti. Görüyoruz ki, erkek egemen şöven sistem birçok Ortadoğu ülkesinde kadınlara ikinci sınıf vatandaş ve hatta bazen insan olarak bile bakmamaktadır. Burada görüyoruz ki kadınlar fedakârca bu sessizliği ve tabuyu yırtarak mücadele etmekte. Bu da erkeklere bir cevap niteliğindedir” şeklinde konuştu.
(eg/zd)

