‘Sınırlar bir tozdur, savaşçılar aynıdır’
12:59
JINHA
AMED – Mısır’da hükümetin sürdürdüğü yolsuzluklara karşı 25 Ocak 2011’den bu yana başlayan halk devriminde kadınların taciz ve marjinalleştirilmelere karşı öncü rol aldığını belirten Mısırlı aktivist Nazly Hussein, “Devrimle beraber, ordunun kadınlara dönük uyguladığı cinsel tacizi gören halk, kadına karşı feodal bakış açısını değiştirdi” dedi.
25 Ocak 2011’den bu yana devam eden Mısır devrimi, Yolsuzluk, polis şiddeti, olağan üstü hal ve işsizlikten dolayı halkın ayaklanmasıyla başladı. 11 Şubat 2011 tarihinde Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in istifa ettiği Mısır devriminde kadınlar, aktif rol alarak, devrimle gerçekleşen yeni Mısır’ın kadının sesiyle yol alması için mücadele vermeye devam ediyor. Mısır’da gerçekleşen devrim hareketinde aktif olarak rol alan ve kadınların devrimde var olan mücadelelerini belgelemek için çeşitli çalışmalar yürüten Nazly Hussein, devrimde sadece erkeklerin yer almadığına işaret ederek, “ Devrimde kadının birçok baskıya rağmen mücadele ettiğini belgelemek için, ‘Mısır’dan kadının kelimeleri” projesini yürüttüm” dedi.
‘Ordu gözaltındaki kadınlara bekâret testi yaptı’
Birçok devrim sürecinde olduğu gibi Mısır Devrimi’nde de kadının örgütlü mücadelesini marjinalleştirerek yok saymaya çalışan erkek egemen zihniyetin olduğunu aktaran Nazly, “Mısır Devrimi’ne her yerden katılım oldu. Fakat bir fark vardı o da şu ki, kadının katılımı şaşırmayacağımız gibi tarih tarafından marjinalize edilip görünmez kılındı” dedi.
Mısır’daki rejim yanlılarının kadını bir tehdit olarak gördüğünü belirten Nazly, kadınları yıldırmak için ordunun her türlü yönteme başvurduğunu ifade ederek, “ Hem Hüsnü Mübarek, hem de Muhsin El-Fengeri, kadınların rejim karşısında devrimde rol almasından ötürü kadını bir tehdit olarak gördüler” diyerek kadının erkeklerle beraber aynı safta olmaması için kadınları vaz geçirmeye dönük ayrı muamelelerin yapıldığını söyledi. Nazly,”Ordu, kadınların mücadelesini kırmak için farklı yöntemler geliştirdi. Bunlardan bir tanesi bekâret testi yapılmasıydı. Ordu kadınları gözaltına aldığında bekâret testi yaptı” diyerek, kadınların ordu tarafından sokak ta yarı çıplak bir şekilde taramadan geçirerek cinsel istismara uğratıldıklarını vurguladı. Ordunun cinsiyetçi tavrına karşı kadınlar olarak İnisiyatif geliştirdiklerine dikkat çeken Nazly, devrimin sadece rejime karşı bir ayaklanmadan ziyade, halka her anlamda bir bilinç kazandırdığını aktardı.
Devrimle beraber gelişen en büyük değişimin toplumun kadına karşı bakış açısı olduğunu belirten Nazly halkın, ordunun tacizlerine karşı tepki gösterdiğine işaret ederek şunları kaydetti:
‘Taleplerimiz gerçekleşinceye kadar mücadele edeceğiz’
“Devrimden önce hem gençler, hem kadınlar çok yoğun bir marjinalleştirme yaşıyordu. Kadının talepleri hiçbir zaman öncelik oluşturmamıştı. Fakat devrim sırasında erkeklerle beraber aynı kurşunlara hedef olup, aynı şiddete maruz kalınca, kadınların erkeklerle eşit olduğunun farkına vardılar. Cinsel taciz gündeme geldiğinde, mahkemeler kadının sokağa ait olmadığını ve sokağa çıktığı için tacize uğradığını vurguladı. Fakat parlamentonun bu kararına devrimde beraber mücadele ettiğimiz bütün bir halk çok ciddi tepki gösterdi. Kamusal alanda biz kadınlarla beraber Mısır halkının büyük bir kesimi tepki geliştirdi. Mısır devrimi devam edinceye kadar kadınlarda, erkeklerde talepleri gerçekleşinceye dek yan yana mücadele etmeye devam edecek, sınırlar bir tozdur, savaşçılar aynıdır.”
(eg/zd)

