Ortadoğulu kadınlar bugün örgütlenme modelleri üzerinde durdu
13:06
JINHA
AMED – 1. Ortadoğu Kadın Konferansı üçüncü günün de örgütlenme modelleri üzerinde durarak ülkelerinden kadın örgütlenme modelleri üzerinde tartışma yürüttü. Ortadoğulu kadınlar, kadınların yaşamın tüm alanlarında yer almaları ve ortak bir örgütlenmenin önemi üzerinde durdu.
Amed’de gerçekleşen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı, üçüncü gününde kadınlar deneyimlerini tartışıp, örgütleme modelleri üzerinde tartışmalarına devam ediyor. 2 gün tartışılan “Ortadoğu Kadın Hareketleri ve Son Siyasal Değişimlerdeki Rolü” başlığı bu günde devam etti.
‘Rojava’da kadın devrimi gerçekleşiyor’
Ortadoğu’da kadın sorunun kapitalizm, sömürgecilik ve erkek egemen sistemle beraber büyüdüğünü söyleyerek konuşmasına başlayan Suriye’den katılan Süryani Welide Botin, “Suriye’de bir devrim gerçekleşiyor, bu kadın devrimidir. Bu yüzden kadına dair zulme karşı planlamalar yaparak yeni bir ülke kurmalıyız” dedi. Demokratik bir toplum için halk devrimini gerçekleştirdiklerini belirten Welide, “Halk olarak önerimiz, Sakine Cansız ve arkadaşlarının ölüm yıl dönümü, halk kurtuluş günü olsun” diyerek konuşmasını PKK lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü istediklerinin altını çizerek konuşmasına son verdi.
Cinsiyetçi ücretlendirilme
Türkiye’nin emperyalist baskıdan en çok etkilenen ülke olduğunu söyleyen EMEK Partisi üyesi Sema Barbaros, “Türkiye’de ve bölgede bir kampanya hazırladık. Kampanya kapsamında Kürt sorunlarına dayalı çalışmalar yaparak işçi kadınların sürülmesine ilişkin görüşmeler yaptık” dedi. Kürt kadınlarının çalışma koşullarının daha zor olduğunu belirten Sema, “İş yerinde kadınlar, etnik ve inanç farklılıkları açısından ağır baskılara ve ötekileştirilmeye maruz kalıyor” dedi. Sema ayrıca, fabrikalarda cinsiyetçi ücretlendirilmelere tabi olan kadınların, inanç, etnik köken ve cins mücadelesini erkek egemen zihniyete karşı verdiklerini kaydetti. Hükümetin işçi sömürüsünü desteklediğini aktaran Sema, “Devlet aynı zamanda Kürt kimlikli işçilere de ayrımcı politikalarını sergiledi” diyerek, Devletin, Çin ve Bangladeş’le üretim yarışına girmesini ülkedeki kadın emeğine güvenerek yaptığını belirtti.
‘Ötekileştirme politikalarına maruz kalıyoruz’
Konferansa İran’dan katılan LGBT bireyi Shadi Amin,” Konferans konuşmalarında, eşcinselleri yok saydınız” diyerek, konferansa katılan kadınların erkek egemen zihniyetin yaptığı hataya düşmeden kadınların LGBT bireylerini unutmaması gerektiğini belirtti. LGBT bireylerinin yaşanan sıkıntıları konferansa taşınması gerektiğine işaret eden Shadi, “Almanya’da, LGBT bireyinin sorunları, Kürt ve ya farklı etnik kimlikten olmaktan daha zor” dedi. İran’ın baskıcı eril zihniyeti tarafından Tahran’da katlettiği, Şirin Elemhulli’yi anarak konuşmasına devam eden Shadi, “İran’da kadına yapılan haksızlıkların önü kesilmiyor” şeklinde konuştu. Shadi kadının her anlamda ötekileştirme politikalarına maruz kaldığının altını çizerek, “Marjinalleşmiş bir grup olarak yaşamak, cinsel ve sınıfsal kimliğin ötekileştirilmesiyle kadın olarak yaşamak ve aynı zamanda LGBT bireyi olmak dünyanın her yerinde zordur” diyerek İran’da da homofobik yaklaşımların çok fazla olduğunu ve cinselliğin büyük suç olduğunu aktardı. İnternetin İran’da kullanılmasıyla beraber İran’lı lezbiyenlerin kendilerini iyi ifade etmeleri için önemli olduğunu belirten Shadi ayrıca İran kadın Hareketinin Diaspora’da yaşayan LGBT üyelerinin büyük emek sarf ederek sadece bir kesim tarafından kendilerini kabul ettirdiklerinin altını çizerek, İran’daki homofobiye karşı makaleler yazdığını belirtti. Shadi, İran’daki homofobiye karşı tüm kadınların mücadele etmeleri gerektiğini belirterek konuşmasını bitirdi.
‘Pakistanlı kadınlar, son seçimlerde oy kullanamadı’
“Pakistan’da 2012’de bir dünya reformu gerçekleşti ve kadınlar, reformlarla cins kimliğine dönük kısıtlanmalarının kaldırılması için mücadele verdi” diyerek konuşmasına başlayan Shahnaz İqbal, Pakistan’daki son seçimlerde kadınların oy vermelerine izin verilmediği bilgisini aktararak, “ Kadınlar bunun için mücadele etti” dedi. Pakistan’da İslamlaşma süreçlerinin yaşandığına değinen Shahnaz, “Bununla beraber, kadınların eşit olmadığı, evinden dışarı çıkmaması gerektiğini belirlediler” diyerek Pakistanlı Kadın Hareketinin çok güçlü olmamasına karşın bu anlamda ciddi mücadele verdiğini belirtti. Pakistan’da İslamcılıkla beraber toplumdan uzaklaştırılmasının söz konusu olduğunun altını çizen Shahnaz, Pakistanlı bir kadının aynı işi aynı saatlerde çalışmasına rağmen erkekten daha az ücretlendirildiklerini ve cinsiyetçi ücretlendirilmelerin Pakistan’da yaygın olduğunu aktardı.
‘İran, namus anlayışıyla kadını susturuyor’
İnsan Hakları savunucusu İran’lı Soraya Fallah, “Kürt kadınlar İran’da siyasete ve insan haklarını savunan örgütlenmelerde bulunabiliyor, fakat bu büyük emek ve güçlükle oluyor” diyerek, İran’da Kürt kadınlara karşı bir tepkilenmenin söz konusu olduğunu belirtti. İran’da kadınların idam edilmelerine dönük korkularının olduğuna işaret eden Soraya, şeriatın kadına karşı gösterdiği düşmanca tavırdan dolayı kadınlar siyasete pek giremiyor. Erkek egemen sistemin oynadığı ve kazandığı oyunlardan biri olan kadının toplumun namusu olarak görülmesine işaret eden Soraya, “Kadınlar siyasi ve ekonomik anlamada kendilerini gösteriyor fakat bunun yanında kendilerini eşinin namusu olarak görmesinden kısıtlamaları kendi kendilerine uyguluyor” dedi. İran’daki Kürdistanlı kadınların ilk zamanlarda erkeğin arkasında durarak çalışma yürüttüğünü söyleyen Soraya, “Şimdi ise kadınlar en ön saflarda yer alıyor” dedi.
‘Kadınlar, alternatif medyayı oluşturmalı’
Uluslararası Sivil Toplum Eylem Ağı (İCAN) kurucusu, Kuzey Afrika (MENA) bölge sorumlusu İranlı Sussan Tahmasebi, Bölge kadınlarının uluslararası statüsü ile ilgili araştırmalarından dolayı çeşitli baskılara uğradığını belirterek, “ Bizler, kadınların kabuklara koymaya çalışılmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Tunus, Fas, Endonezya gibi ülkelerde sıkı bir şekilde uygulanan şeriat yasalarına işaret eden Sussan, “Kültür ve insan haklarıyla karşı karşıya kalıyoruz” diyerek bölgede baskı altında kalan kadın sorunlarına dışardan kültür diyerek geçiştirilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Sussan ayrıca Ortadoğu’da El-Cizire’nin kadın sorunlarını ele almadığına işaret ederek, kadınları alternatif medya kurmada ısrarcı olarak sorun ve kazanımlarını kamuoyuna aktarması gerektiğini söyledi. Barış süreci ve müzakere sürecinde kadınların özgür iradeleriyle katılması gerektiğini belirten Sussan, “Kadınlar gelecek için bir vizyon oluşturmalı aksi halde kaybederiz. Gelecek için vizyon, birlikte yaşamanın yollarını bulmaktır” diyerek kadınların, ezilmişliği ortaya koymadan güçlü iradeli kadınlar olarak, birlikte varoluş konusunda, pozitif bir alternatif ortaya koymak zorunda olduklarını belirtti. Sussan, “Kadınlar her zaman baskı ve şiddetten kaynaklanan mağduriyetlerini belirtiyor. Fakat ben mağdur değilim, ezilmedim, sadece edilmek istendim. Ben güçlüyüm çünkü kadınım” diyerek konuşmasını bitirdi.
‘Bizler kendimizi kurbanlaştırıyoruz’
Ulus ve kimlik politikaları üzerine kadınların yoğunlaşması gerektiğine işaret eden Pakistanlı şair Sarah Husain, “Bizler kurban değiliz, bizler kendi kendimizi kurbanlaştırıyoruz” dedi. Mısır devriminin gerçekleştiği dönemde Pakistanlı gençlerin bir araya gelerek, tartışma gerçekleştirmek istediklerini fakat bunun yanında Pakistan rejiminden dolayı bunun mümkün olmadığını belirtti. Batı bölgesinde yaşayan halkın daha şanslı olduğunu belirten Sarah, “Batıda da bir baskı var, çünkü erkek egemen sistemin gölgesinde yaşıyoruz. Fakat batı bölgesinde yaşayan kadınların, baskıya karşı en azından karşı çıkarak eylemliliklerinden söz edebiliyorlar” diyerek Pakistan2da bu durumun ölümle bitebileceğini söyledi.
‘Kadının kimliğinin öncülük etmesi’
Sawtalniswa ve Banat Triq editörü, Lübnanlı Sara Abu Ghazal, “Örgütsel anlamda Kürt kadının çalışmalarından etkileniyoruz ve Ortadoğu kadınları olarak, Kürt kadınlarının mücadele deneyimlerini bilmek istiyoruz” dedi. Kadınlar olarak, kadın bakış açısıyla hareket etmenin büyük önem taşıdığının altını çizen Sara, eril dilden arınmış, kadın kimliğinin öncülük ettiği yeni bir dil için mücadele etmeliyiz” dedi.
(ekip)

