‘Batılı feministler, öldürülen genç kadınları önemsemedi’

12:43

 


JINHA


AMED – Ortadoğulu kadınların sorunlarına batı feminizminin yaklaşımını değerlendiren akademisyen Sunera Thobani, “Batılı feministler, zorla evlendirmeleri gayet önemsediler, genç kızların eğitim görmemesini önemsediler. Fakat o bölgelere atılan bombaları, Amerika tarafından öldürülen genç kadınları önemsemediler. Bu şekilde de emperyalist projeye destek olmuş oldular” dedi.


Üçüncü gününde olan 1. Ortadoğu Kadın Konferansı’nda kadın sorunlarının farklı boyutları ele alınırken, Ortadoğu coğrafyasında toplum içinde yaşanan kadın sorunları, farklı coğrafyalarda bulunan kadın hareketleri tarafından farklı şekilde ele alınıyor. Ortadoğulu kadınların, sorunları ortaklaşarak çözüm noktasındaki tartışmaları devam ederken, farklı ülkelerden gelen kadın hareketi aktivistleri, Ortadoğu kadınının durumunu ve “dış bakışı” değerlendiriyor. Kanada British Colombia Üniversitesi’nde akademisyen olan Sunera Thobani Ortadoğu’da kadın sorunlarına farklı yaklaşımları ele alırken; California Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları bölümünde akademisyen olan Minoo Mollen İran’da kadın hareketlerini değerlendirdi.


‘Kadınların eşitsizliği konuşması gerekiyor’


Kanada’da Kadın ve Toplumsal Cinsiyet üzerine öğretim görevlisi olan Sunera Thobani, kadınların ulusal mücadele üzerine değil politikleşmiş olan kadın mücadelesi üzerine tartışması ve mücadele tarzı oluşturması gerektiğini dile getirdi. “Kadınların bir araya gelip, birleşip, mücadele edebilmesi için aynı zamanda kadınlar arasında eşitsiz iktidar ilişkilerini, eşitsizliği de konuşmamız gerekir” diyen Sunera, eşitsizlikler konuşulmadan birleşmenin de mümkün olmayacağına vurgu yaptı.


Kadın sorunlarına karşı islamifobik kalıplar


Ortadoğulu kadınların kadın sorunlarına karşı ortak mücadele yürütmesini önemsediğini söyleyen Sunera, Ortadoğu’daki kadın sorunlarının, diğer coğrafyalarda farklı yorumlandığını dile getirdi. Batıdan Ortadoğu’ya doğru islamifobik söylemlerin olduğunu belirten Sunera, “Batıdakiler genelde, Ortadoğulu kadını erkekten ayrıştırıyor ve Ortadoğulu kadını Ortadoğulu erkeğin İslamcı söyleminden kurtarma yönünde bir söylem gelişiyor” dedi. Dile getirilen bu söylemlerde sömürgenin yarattığı eşitsizliğin görünmediğine işaret eden Sunera, sömürgeciliğin görünmez kılınıp asıl sorunun İslammış gibi yansıtıldığını söyledi. “Emperyalizm, böl-yönet şekli stratejisini geliştiriyor” ifadelerine yer veren Sunera, emperyalizmin görmezden gelinerek Ortadoğu’daki erkek tahakkümüne işaret edildiğine dikkat çekildiğini kaydetti.


‘Batıda feminizm, savaşı destekledi’


Sunera, “Kanada’da feminizm Irak’taki, Afganistan’daki savaşı destekledi. Çünkü onların görüşüne göre Irak’taki, Afganistan’daki savaşı kurtaracak bir şeydi bu savaşlar” dedi. Batıdaki feminizmin savaş yanlısı olduğunun altını çizen Sunera, savaşla Irak’taki Afganistan’daki erkek egemen sistemin son bulacağı inancının hakim olduğunu dile getirdi. Batı feminizminin “savaşla kurtarma” adı altında “savaş taraftarlığı” yaptığına dikkat çeken Sunera, “Mesela onlar, zorla evlendirmeleri gayet önemsediler, genç kızların eğitim görmemesini gayet  önemsediler. Fakat o bölgelere atılan bombaları, Amerika tarafından öldürülen genç kadınları önemsemediler. Bu şekilde de emperyalist projeye destek olmuş oldular” sözlerine yer verdi.


Kürt kadın hareketine büyük önem verdiklerini söyleyen Sunera Thobani, “Kürt kadın hareketi, Türkiye’de yaşadığım sürede gözlemlediğim kadarıyla oldukça örgütlü bir hareket, oldukça  ilerici bir hareket ve diğer bölgedeki kadın hareketlerine göre çok daha gelişmiş bir hareket. Ben bu bölgedeki Kürt kadın hareketinin dünyanın diğer yerlerindeki kadın hareketlerine model olabilecek kadar  önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.


‘Kadınlar kendilerini yönetecek güce sahip’


California Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları bölümünde akademisyen olan Minoo Mollen, İran’da dinamik bir kadın mücadelesi olduğunu dile getirdi. İran’daki İslami milliyetçilik üzerine “Savaşçı Erkeklerle Hicaplı Kadınlar Arasında Kalmak” isimli bir kitap yazan Minoo, İran’daki kadınların eskiye dönmeyeceklerini ve kendi geleneklerini yeniden yazdıklarını belirtti. İran’da sanatsal ve eğitim alanında da kadınların ciddi bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Minoo, kadınların İran’da başkanlık seçimlerine dahi girebildiklerini fakat son süreçte bunun engellendiğine işaret etti. “Hepimiz başörtülü olarak siyasi alanda söz sahibi olacağız” diyen Minoo Moallem, kadınların kendi kendilerini yönetebilecek güce sahip olduğunu kaydetti. Şu an Amerika’da yaşayan İranlı kadın Minoo, “Ortadoğu’daki kadın hareketlerinden oldukça etkilendim. Seküler ve seküler karşıtlığı, o zıtlığı aşan, kadın noktasında bir araya gelen bir kadın örgütlülüğü var. Bunun çok anlamlı olabileceğini ve çok olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşünüyorum” dedi.


(ekip)