‘Ortadoğu Kadın Hareketleri ve Son Siyasal Değişimlerdeki Rolü’
12:52
JINHA
AMED – 1.Ortadoğu Kadın Konferansı , “Ortadoğu Kadın Hareketleri ve Son Siyasal Değişimlerdeki Rolü” başlığı altında, kadınların deneyim paylaşımlarıyla devam ediyor.
Amed’te gerçekleşen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı, ikinci gününde kadınların deneyim paylaşımlarıyla devam ediyor. Moderatörlüğünü BDP Kadın Meclisi sözcüsü ve DÖKH aktivisti Pelin Yılmaz ve DTK Kadın Meclisi sözcüsü, DÖKH aktivisti Songül Morsümbül’ün yaptığı “Ortadoğu Kadın Hareketleri ve Son Siyasal Değişimlerdeki Rolü” başlığı altında başlayan “Deneyim Paylaşımları” oturumunda kadınlar, ülkelerindeki kadın mücadelesinin geldiği noktayı aktardı.
‘Kürtler, halkların devrimine öncülük ediyor’
“Sakine Cansız şahsında tüm şehitlerin anısı önünde eğiliyoruz” diyerek Sözlerine başlayan PYD Eş Başkanı Asya Abdullah, Rojava’da Bass rejimi tarafından tutuklanan Nazlı Keçel’in 2004 yılından bu yana tutuklu olduğunu belirtti. Özellikle Suriye ve Güneybatı Kürdistan’ın, Ortadoğu’nun parçası olduğuna işaret eden Asya, “Toplumun haklarını ezen zihniyete karşı çıkarak halkların devrimini gerçekleştiriyoruz” dedi. Asya ayrıca Suriye’de yürütülen siyasetin tek parti ve halkların üzerinde baskıcı bir rejim olduğunu aktararak, “Kürt halkı olarak, bu durumun karşısında halkların devrimini yürütüyoruz. PYD partisi olarak, demokratik bir Suriye’yi yaratmaya çalışıyoruz” dedi. Asya, ölümü ve yıkımı savunmayarak, yeni bir paradigma üzerinden yeni bir toplumun inşa sistemini yarattıklarını belirterek, “Suriye’de bulunan halk güçleri, 3 yıldır Güneybatı Kürdistan’ı kuruyor” sözlerini kaydetti.
‘Kadının, irade olmadığı yerde demokrasi olmaz’
Suriye’de en çok savaştan zarar görenlerin kadınların olduğunu aktaran Asya, “Suriye’de kadınların önünün kapatılmasına karşı mücadele ediyoruz” dedi. Kadının irade göstermediği yerde demokrasi olmayacağına değinen Asya, “Suriye’deki devrim, kadının emeğiyle gerçekleşti” diyerek, örgütlenmelerde en öncü yerleri kadınların aldığı bilgisini verdi. Asya ayrıca kadınların yeni anayasa için demokratik mücadele verdiklerini söyleyerek, “Bunun için mücadele vermezsek, Mısır ve Tunus kadınlarının yaşadığı baskıları yaşarız” dedi. Kürt kadınları olarak Suriye’de İki devrim yaptıklarına işaret eden Asya, “Suriye’de, kurtuluş devrimi ve kadın devrimini gerçekleştiriyoruz” dedi. Kadına yaklaşımın demokratik bir çerçevede olduğuna işaret eden Asya, “Ortadoğu Kadın Konferansı bizim için önemlidir. Bu önemli bir olaydır. Kadınlar olarak burada söyleyecek sözümüz ve bunu hayata geçirecek gücümü var” diyerek konuşmasını bitirdi.
‘Şeriata karşı büyük savaşın arifesindeyiz’
Tunus’ta kadınların yeni bir anayasa için mücadele verdiğini söyleyen Ahlem Belhadj, “Kadınlar olarak, şeriata karşı çok büyük bir savaş arifesindeyiz” diyerek radikal İslamcıların, muhalif kesimlere karşı aşırı önyargıya sahip olduğunu belirtti. Tunus’ta 1956’dan bu yana çok eşliliğe karşı bir kanun olduğuna işaret eden Ahlem, “Böylesi bir yasanın yanında yine erkek üstün kılınıyor. Erkek evin reisi ve çocuklarına öncülük eden cins olarak kabul ediliyor” diyerek kadınların bu duruma karşı çıktıklarını aktardı. Kadına karşı şiddetin Tunus’ta da kendini gösterdiğini belirten Ahlem, “Devrimden önce de kadına karşı tecavüz ve şiddet vardı, şimdi de var” dedi. Tunus’ta İMF’nin kendini ciddi bir şekilde gösterdiğine işaret eden Ahlem, “Tunus’ta gerçekleşen ve hala sürmekte olan bir devrim var, biz bunun üstesinden geleceğiz” dedi.
‘Kürdistanlı kadınlar, sendikalılaşıyor’
Dünyada’ki kadın devriminin Şikago’da kadınların fabrikada verdiği mücadeleyle yüz gösterdiğini söyleyen Başur delegesi, Ahla Kamal Ali, “Kürdistan bölgesinde, kadınlar her alanda çalışıyor ve bununla beraber çalışmaya dönük bir çok sorunlar ortaya çıkıyor” diyerek, kadınların bu duruma karşı Kürdistan bölgesinde sendikalılaştığını belirtti. Yeni yasaların Kürdistan bölgesinde yaşanan sıkıntıları azalttığını aktaran Ahla, “Uluslararası sözleşmelerin çalışan kadınlar için bazı maddeleri var fakat bu maddeler hayata geçirilmiyor. Kadınlar çalışma ortamlarında baskı görmenin yanı sıra eve döndüklerinde evli olduğu adamlar tarafından paraları alınıyor” dedi. Cinsiyet haklarının elde edilmesinin çalışan kadınlar açısından zor olduğuna işaret eden Ahla, “Kadınlar özel sektörlerde çeşitli tacize uğruyor” sözlerini kaydetti. Ahla, sivil toplum kuruluşların işçi kadınlara dönük çalışmalar yürütmesi ve İşçi federasyonları oluşturularak, kadın sorunlarını çözmeye dönük adımların atılması gerektiğini söyledi.
‘Arap Baharı, işgal edilen bölgelerin özgürleşmesiyle olur’
Filistin’de yaşamını yitiren şehitleri anarak konuşmasına başlayan Amal Wahdan, “Teröre karşı savaş adı altında Amerika’nın yarattığı tahribatlarda kadın ve çocuklar büyük sıkıntılar yaşadı” diyerek Arap Baharı’nın Amerika’nın projesi olduğunu söyledi. Müslümanların kullanılmasıyla ülkeleri parçalayan Siyonist güçlerin halk mücadelesiyle yıkılacağını belirten Amal,”Filistin’de topraklarımız gasp ediliyor. İşgal sırasında seçimler yapılarak yanlış kararlar alınarak yine Siyonist güçlerin istekleri yerine getiriliyor” dedi. Bira kentinde İsrail askerlerinin istedikleri şekilde hareket ettiklerine değinen Amal, “Oslo Anlaşması’nın hiçbir geçerliliğinin olmamasını buradan anlayabiliriz” diyerek, Filistin direnişiyle 1974 yılında Batı Şeria ve Golan Bölgesi’nin işgal edildiğini ve İsrail’in Filistin’e karşı savaş açtığını söyledi. Madrid ve diğer görüşmelerle başarı kaydedilmesi gerektiği yerde değişikliğin olmadığına işaret eden Amal, “Bu anlaşmalar geçersizdir çünkü çocuklarımız hala ölüyor” dedi. Amerikalı Generallerin Mısır, Türkiye, Filistin, Irak gibi ülkeleri eğiterek savaşa hazırladığını belirten Amal, “ Güçler farklı ülkeleri birbirine düşürür” söyledi. Arap Baharı’nın işgal altında yaşayan bölgelerine gelmediğini söyleyen Amal, “Arap Baharı’nın gerçek anlamda gelmesi, Filistin gibi işgal altında bölgelerin, alınan haklarının geri verilmesiyle gerçekleşir” şeklinde konuştu.
‘Kadınlar ,Sakinelerin direnişiyle burada’
Ürdün delegasyonu Amneh Alfalah, “Sakine gibi bir çok kadının direnişiyle gerçekleşen kazanımlarla bu gün konferanslarla bir araya geliyoruz “ sözleriyle konuşmasına başlayarak kadının Ürdün’de gerçek rolünün oynamamasının Osmanlı’nın 400 yıllık tahakkümüne dayandığını belirtti. Mısırda başlayan Huda Şaravi ve arkadaşlarının başlattığı mücadeleyle kadınların Ürdün’de kendilerini irade olarak göstermesine sebep olduğuna işaret eden Amneh, “bu vesileyle kadınlar Arap birliğini oluşturdu” dedi. Kadınların haklarının Ürdün’ün Osmanlı’dan ayrılmasıyla başladığına değinen Amneh, Osmanlı’dan sonra bu özgürlüğün kısa sürdüğünü ve İsrail’in Ürdün topraklarını gasp ettiğini söyledi. Son zamanlarda gelişen kadın başarılarından söz eden Amneh, “Ürdün’de kadınlar parlamenter olarak mecliste yer alıyor. Ürdün kadınları, eğitim, erken yaşata evlilik, kırsal hayat sürdüren kadınları destekleme ve bilinçlenme adına birçok programı mücadele vererek hayata geçirdi” dedi.
‘Libya Devrimi, halk devrimidir’
Libya’da Kadının sivil anlamada başarılı olmasına rağmen siyasi anlamada yeterli sayı olmadığından başarı sergileyemediğini söyleyen Selva Divani, “Kaddafi tarafından Afrika ve farklı ülkelerden gelen askerlere, tecavüze karşı para veriliyordu” diyerek tecavüze uğrayan kadınların rehabilite edilmesine dönük herhangi bir desteklemenin olmamasıyla tahribata uğrayan kadın sayısının Liya’da çok fazla olduğunu belirtti. Geçici yönetim döneminde ise kadın temsiliyetinin olmadığını aktaran Selva, “Şu anda Libya’nın anayasasını oluşturan altı kadın olarak yer alıyoruz. Bu durum eksikliğimizi gösteriyor” dedi. Selva ayrıca Libya’da gerçekleşen devrimin emperyalist güçler tarafından gerçekleştirildiği algısını eleştirerek, “Emperyalist güçlerin tek liderle baş edebilmesi daha kolaydır. Onu devirmek ve başa geçirmek çok kolaydır. Bu algı artık ortadan kalksın, Libya’da yaşan devrim, halk devrimidir” şeklinde konuştu.
Lübnan’daki iç savaşla yaşanan kadın sorunlarını aktaran Evelyne Accad, “İç savaşla kadınlar tecavüze ve baskılara karşı gücünü yitirdi” dedi. Evelyne, savaş deneyimlerinden ve kendisinin yaşadığı sorunlardan yola çıkarak çeşitli derneklerde aktif rol aldığını ve bunu pratiğe döktüğünü aktardı. Savaş bölgesinde yaşayan çocuklar için okullar ve çocukların savaştan en düşük düzeyde etkilenmeleri için çaba sarf ettiğini belirten Evelyne, “Savaştan etkilenerek büyüyen çocukların psikolojik yapısını tahmin bile edemeyiz. Böyle büyüyen çocukların nasıl olabilecekleri ortada” dedi.
‘Bahreynli kadınlar, eşitlikleri için öldürülüyor’
Kadınların Bahreyn’de 14 Şubatta sokaklara çıkarak monarşinin düzenlediği anayasaya karşı koyduğunu söyleyen Fatima Abdulla İdreees, “Bahreynli kadınlar medyaya sorunlarını aktararak korkusuzca kendini gösterdi” diyerek bu güçlü kadınların sadece erkelerle eşit olma isteklerinden dolayı cezaevlerine alınarak işlerinden atıldığını kaydetti. Fatima, kadın mücadelesinin Bahreyn’de erkekler açısından korkulacak bir durum olduğuna işaret ederek, “Kadınlar hala mücadelelerinden dolayı öldürülüyorlar. Fakat biz pes etmiyoruz. Bunu belgeselleştirerek dünya kamuoyuna yansıtıyoruz. Bunun karşısında ölümü göze alıyoruz” dedi.
Foto- Kamera-Haber: Zehra Doğan, Gülşen Koçuk, Ruken Çelik, Esra Gultekin
(zd)

