Ortadoğu Kadın Konferansı başladı
11:39
JINHA
AMED – 1. Ortadoğu Kadın Konferansının açılış konuşmasını yapan DÖKH aktivisti Fatma Kaşan, “Erkek ve kadın özgür değilse orada derin bir kölelik vardır. Diktatörlük var. Kadın özgür değilse toplum da özgür değildir. Toplum özgür değilse siyaset de özgür değildir” diyerek 3 gün sürecek olan konferansta mücadele tecrübelerimizi paylaşacağız dedi.
Amed’de Demokratik Özgür Kadın Hareketi öncülüğünde düzenlenen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı yüzlerce Ortadoğulu kadının katılımıyla başladı. “Jin Jiyan Azadi” sloganıyla düzenlenen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı, Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’a atfedildi. Ortadoğulu kadınların kendi ülkelerindeki mücadele deneyimlerini paylaşılacakları konferans, daha ilk günden renkli görüntülere sahne oldu. 2 gün sürecek konferansa Ortadoğu’nun farklı ülkelerinden gelen yüzlerce kadın ulusal kıyafetleriyle katıldı.
Açılış konuşmasından önce mücadelelerinde yaşamını yitiren kadınlar için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Avrupa, Amerika’dan da Ortadoğulu kadınların katıldığı konferansın açılış konuşmasını DÖKH aktivisti ve Konferans Hazırlık Komisyonu üyesi Fatma Kaşan yaptı.
‘Direnen kadınları anıyoruz’
Fatma Kaşan öncelikle tüm ülkelerden gelen kadınları selamladı. Sonrasında ise 3 kadın siyasetçiyi andı. Fatma Kaşan konuşmasına şöyle devam etti:
“3 kadının ölümü, Ortadoğu kadınlarının ölümüdür. Sistem Ortadoğu’da mücadele eden kadınları yok etmek istediği için bu kadınları öldürdü. Onlar dünya kadınlarının şehitleridir. Bugün yan yana geldiysek bu kadın mücadelesinin bir sonucudur. Bu sakine cansızın başarısıdır. Türkiye’de çalışan Kürt kadınları iki gün önce kaza geçirdi. Biz eril, siyasi saldırılara uğrayan kadınları, direnen kadınları anıyoruz. DÖKH neden bu konferansı yaptı?
Ortadoğulu kadınlar ve mücadele…
Ortadoğulu kadınlar ağır koşullarda yaşıyor. Onlar büyük bir tarihi taşıyor. Özgür, eşit bir yaşamın tarihine sahip. Erkek her alanda kadına karşı büyük bir savaş sürdürüyor. Ortadoğulu kadınlara karşı katliam politikaları yürütülüyor. Birçok kadın siyasi soykırımla karşılaşıyor. Devrimin önünü tutmak için kadını yok etmek istiyorlar. Mısırda halk devrimi yapıldı deniliyor. Ama orada savaş var. Mısırlı kadınlar Tahrir Meydanını dolduruyor. Siyasi islamda kadının haklarını elinden almak istiyor. Mısır’da, Türkiye’de ve Irak’ta da aynı yanlış var.
Ortadoğu’da derin bir sorun var. Ortadoğu özgür, demokratik siyaset sorunu yaşıyor. Çözüm olmadığı için bu sorunlar derinleşiyor. Ulus devlet tüm halkların kültürlerin dilleri inkar ettiği için bunları katlediyor. Ortadoğu’nun birinci sorunu ulusların demokratikleşememesidir. Toplum yaşadığı yurtta yer edinmeli, barış içinde demokratik içinde yaşamalıdır.
‘Ortadoğu’da derin kölelik var’
Erkek ve kadın özgür değilse orada derin bir kölelik vardır. Diktatörlük var. Kadın özgür değilse toplum da özgür değildir. Toplum özgür değilse siyaset de özgür değildir. Tecavüz, sünnet, siyasi özgürlüğün olmayışı biz bu konferansta bu sorunları dile getireceğiz. Siyasi ve kadın sorunlarını birlikte dile getirmeyi amaçlıyoruz.
Bir bu konferansı gerçekleştireceğimiz zaman gördük bunu. Ortadoğulu kadınlar oryantalist bir bakışa sahip. Birbirine yabancı ve bu oryantalizmi de getiriyor. Ortadoğulu kadınların sorunlarını dile getirip bu durumu ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Bu konferans geç kalınmış bir konferans. Fakat çok geç değil. Biz nasıl bir yol izlemeliyiz. Nasıl örgütlenmeliyiz. Bunları konuşacağız.
‘Rojava delegasyonu engellendi’
Rojava delegasyonumuz burada değil. Suriye ırak kapıları kapalı olduğu için onlar gelemedi. Bu nedenle burukluk yaşıyoruz. Bütün siyasilere sesleniyoruz. Kapıları açsınlar ve Rojavalı delegasyonumuz buraya gelsin.
Sizin de bildiğiniz gibi Kürt Ulusal Mücadelesinde bir çözüm süreci başladı. Sayın Abdullah Öcalan bir süreç başlattı. Din, inanç, halk hareketleriyle konferanslar gerçekleştiriliyor. Bizler bu konferansları selamlıyoruz. Çözüm süreci Ortadoğu’nun yolunu aydınlatır ve çözüm yolu olur. İran, Irak, Suriye Türkiye, Kürdistan bu dört ülke arasında parçalandı. Biz özgür ve eşit bir yaşam istiyoruz. Bu nedenle bütün Kürt kadınlarını ve Ortadoğulu kadınları selamlıyoruz. DÖKH olarak, mücadeleyi, birliği, beraber mücadele yürütmeyi istiyoruz. Kadın özgür olmadan toplum özgür olmaz. Ortadoğulu kadınlar özgür olmadan Ortadoğu toplumları özgür olmaz. Özgürlüğü elde edecek olanlar ezilen kadınlar, toplumlardır. Demokratik yaşamın özgür yaşamın demokratik sistemin demokratik siyasetin oluşumu gerçekleşecektir, İstanbul’da taksimde demokratik insanlar, imar için bir mücadele ediyor. Hükümet bugün de sert müdahale etti. Bizler de delegasyon olarak bunu kınayalım. Gezi parkı kadınların, çocukların herkesindir. Bizler de onları selamlıyoruz.”
Konferans devam ediyor…
Haber/Foto/Görüntü:Gülşen Koçuk, Zehra Doğan, Ruken Çelik, Esra Gültekin
(ekip/la)

