‘Cinsel ilişki fişlemesi’
16:42
JINHA
HABER MERKEZİ - Sağlık Bakanlığı’nın son genelgesi ile ertesi gün haplarının reçeteye bağlanmasına tepki gösteren EŞİTİZ, “Yasalarca yasaklanmamış olan ‘ertesi gün’ haplarını fiilen yasaklamak, Türkiye’nin tarafı olduğu tüm uluslararası sözleşmeler çerçevesinde gayrı meşrudur” dedi.
Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı bir genelge ile “ertesi gün hapı” diye bilinen, cinsel ilişkiden sonra 72 saat içinde alındığında istenmeyen gebeliği önleyen haplar reçeteye bağlanacak. ”ertesi gün hapı” ile ilgili gelecek olan, reçetesiz alım yasağına tepki gösteren EŞİTİZ (Eşitlik İzleme Kadın Kurumu) yazılı bir açıklamada bulunarak, “Yasalarca yasaklanmamış olan ‘ertesi gün’ haplarını fiilen yasaklamak, Türkiye’nin tarafı olduğu tüm uluslararası sözleşmeler çerçevesinde gayrı meşrudur” ifadelerini kaydetti.
Sağlık Bakanlığı’nın son genelgesi ile, ertesi gün haplarının reçeteye bağlanmasına ilişkin açıklama yapan EŞİTİZ, şunları kaydetti:
“Ertesi gün hapları, ilk kez Brezilyalı kadınlar tarafından fark edilmiş olup, halen dünyada 40’tan fazla ülkede istenmeyen gebelikleri engellemek için kullanılan bir yöntemdir. İstenmeyen gebeliklerin durdurulması için kadın ve toplum açısından, şu ana dek bulunmuş olan en pratik yöntemdir.
Başta tecavüz ve kaza sonucu gebelikler olmak üzere, istenmeyen gebelikler konusunda (kürtaj aşamasına vardırılmaması için) bulunabilmiş en hızlı ve pratik yöntem olan bu ilaçlara erişimin sınırlandırılması ve reçeteye bağlanması, kadın bedeni üzerindeki devlet kontrolünün yeni ve vahim uygulamalarından biridir.
Bu ilaçların reçeteye bağlanması, öncelikle 72 saat içinde alınması gereken bu ilaçların alımını geciktirecektir. Sağlık sisteminin her kadın için ulaşımı kolay, hızlı ve ücretsiz olmadığı Türkiye koşullarında, istenmeyen gebelik riski karşısında kadınların önce bir jinekolog bulup, oradan alacağı reçete ile eczaneye giderek bu ilaca erişmesi sistemini getirmek, ilaca erişimi fiilen imkansız hale getirmektir. Her defasında muayene ve reçete parası ödeneceğinden yoksul kadınlar için bu yöntemi kullanabilmek tamamen imkansız hale getirilmektedir.
Ayrıca, kadınlar reçete istemi ile başvurdukları hekimlerin ve eczacıların siyasal tutumlarının, kendi vicdani kanaatlerinin insafına bırakılmaktadır. Uygulamada sıklıkla karşılaşılacak sorunlardan biri de budur. Doktordan doktora, eczaneden eczaneye gezerken, ilacın kullanım süresi geçecek ve kadın istenmeyen gebeliğe devam etmek zorunda kalacaktır.
Öte yandan, bu ilacın reçete ile verilmesi, kadınlar açısından bir başka ‘fişlenme’ biçimidir. Gebelik İzleme Programı (GEB-LİZ) ile kadınların gebelik testi için başvurduğu laboratuarlar, özel hekimler dahil olmak üzere fişleyen yeni sağlık sistemi, şimdi de ‘kadınlara yönelik cinsel ilişki fişlemesi’ yapmaya girişmektedir.
Gebelik durdurucu ilaçların reçeteye bağlanması, Türkiye koşullarında, kadınların bedenleri üzerinde kurulmak istenen devlet tahakkümünün son örneklerinden biridir ve istenmeyen gebeliklerde bile kadınları doğurmaya zorlama amaçlıdır.
Reçete zorunluluğunun bir başka sonucu ise, kadınların cinsel yaşamlarının “devlet kontrolü” altına alınmasıdır. Cinselliğin sadece medeni ya da dini “nikah” altında yaşanabileceğini iddia etmekte olan güncel devlet politikası, bu son genelge ile adeta “nikahsız cinsel ilişki” avına çıkmaktadır. Bu da bir ‘cinsel ilişki’ fişlemesidir.
Her türlü cinsel ilişkide asıl olan, en sağlıklı korunma yöntemlerinin kullanılmasıdır. Ama herhangi bir nedenle (prezervatif yırtılması, doğum kontrol hapı unutulması dahil) bu konuda bir sorun doğduğunda ilk ve en pratik çözüm, ertesi gün hapıdır. Hapın yan etkileri bulunmasına rağmen, bu etkilerin reçeteye bağlanmayı gerektirecek kadar ciddi olmadığını birçok bilim insanı dile getirmektedir.
Sağlık Bakanlığı’nın ertesi gün hapları ile ilgili bu son genelgesi:
- Öncelikle kadınların cinselliğini kayıt ve kontrol altına alma amaçlıdır.
- Bir sonraki adım olarak kadınların doğurganlığını kayıt ve kontrol altına alma amaçlıdır.
- Kadınlar üzerinde bu şekilde tahakküm kurma çabası, toplumun tüm diğer kesimleri (işçiler, LGBT bireyler, Aleviler ve diğerleri) üzerinde daha da pekiştirilmiş bir tahakküm kurmanın en KESTIRME yoludur.
Tüm bu nedenlerle, sağlık bakanlığı ‘ertesi gün’ haplarına reçeteli erişim zorunluluğu getiren genelgesini geri çekmelidir.
Kadınların cinsel sağlığı başta olmak üzere, doğum kontrol ve istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması konusundaki yürürlükteki yasal mevzuat konusunda kadınları ve tüm toplumu bilgilendirici kampanyalar yapmalıdır.
İstenmeyen gebelikleri sonlandırma konusunda 10 haftaya kadar gebelikleri sonlandırmak, (kürtaj dahil) yasal ve meşrudur.
Yasalarca yasaklanmamış olan ‘ertesi gün’ haplarını fiilen yasaklamak ise, Türkiye’nin tarafı olduğu tüm uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde gayrı meşrudur.
Türkiye kadın hareketi, ulusal ve ulusalüstü tüm mekanizmaları kullanarak bu girişime karşı çıkacaktır.”
(zd)

