Sicili bozuk bir ülkede yönetmen kadın olmak

21:00

 


JINHA


AMED – 3. Filmamed Belgesel Film Festivali kapsamında düzenlenen “Belgesel Sinemada Kadın Bakışı” konulu panelde konuşan yönetmen Bingöl Elmas, Türkiye’nin kadın konusunda sicili bozuk bir ülke olduğuna işaret ederek, bu durumun toplumsal yapının ve erkek iktidarının bir sonucu olduğunu dile getirdi.


3. Filmamed Belgesel Film Festivali’nin üçüncü günü, kadın yönetmenlerin filmleriyle renklendi. Ayrıca, gün içindeki film gösterimleri devam ederken akşam saatlerinde de filmseverler, kadın yönetmenlerin filmlerinin afişlerinin yer aldığı bir sergi ve “Belgesel Sinemada Kadın Bakışı” konulu panelde buluştu. Üçüncüsünün, Paris’te katledilen üç Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’a atfedildiği festival kapsamında düzenlenen, moderatörlüğünü Nigar Kocaman’ın yaptığı panele, kadın yönetmenler Şilan Saadi, Elif Ergezen ve Bingöl Elmas katıldı. Konuşmalar Türkçe ve Soranca yapılan konuşmalar Kirmanci’ye çevrilerek gelenlerin Belgefilm ve kadının tartışıldığı panelin ardından dinleyiciler, konuşmacılara sorularını yöneltti.


‘Sinemada erkek hakimiyeti var’


Kadının sinemaya ilk girişinden söz eden İranlı yönetmen Şilan Saadi, sinema alanında birçok ilki kadınların gerçekleştirmelerine rağmen kadınların geri planda kaldığını söyledi. Hollywood’daki 16 yönetmenden sadece bir tanesinin kadın olduğuna dikkat çeken Şilan, bunun sadece kadın sorunu değil toplumsal bir sorun olduğuna işaret etti. Dijital devrimle birlikte kadının sinemaya girişinin kolaylaştığını dile getiren Şilan, “Bu kolaylık belgesel filmlerde oldu. Bir kadın, kamerasını alıp çıkıp filmini çekebiliyor. Fakat uzun metrajlı filmlerde hala bir erkek hakimiyeti var. Çünkü o alanda para var” dedi.


‘Sinemaya sadece sanat olarak bakılmamalı’


Genel tarihini, erkeğin tarihi olduğu gibi sinema tarihinin de erkeklerin sinema tarihi olduğunu kaydeden yönetmen Elif Ergezen, sinemaya sadece sanat alanı olarak bakmamak gerektiğini vurguladı. Aynı zamanda iktidar alanı olarak da sinemayı ele almak gerektiği ifade eden Elif, “Bu iktidarın yaratıcıları erkeklerdir. Bu sistemi yıkacak olan ise hem erkekler, hem kadınlar, hem de LGBT’lerdir” şeklinde konuştu. Kadının sinemada edindiği yerin istatistiksel verilerini de paylaşan Elif, “2002’de belgesel filmde kadınların yeri yüzde 21 olarak açığa çıkarken, 2010 yılı istatistiksel verilerine göre de yüzde 41 şeklinde kendisini gösteriyor” ifadelerine yer verdi.


‘Ataerkil sistemin her türlü versiyonunu yaşıyoruz’


Türkiye’nin, kadın konusunda sicili bozuk bir ülke olduğuna işaret eden yönetmen Bingöl Elmas ise, toplumsal yapının insanları ayrımcı kıldığını dile getirdi. “Kadın ve LGBT’leri ötekileştiren filmler çıkarıyoruz ve bunları her yıl yeniden üretiyoruz” diyen Bingöl, “Filmlerde kutsal anne, fettan kadın, çiçek böcek seven insanlar görmekten herkese fenalık geldi” dedi. Bingöl, film üreten insanların “Kadınların, LGBT’lerin, ötekilerin haklarını ihlal ediyor muyum?” diye düşünerek film üretmeleri gerektiğinin vurgusunu yaptı. Ayrıca Bingöl, Türkiye’de ataerkil sistemin her türlü versiyonunun bulunduğunun da altını çizdi.


(gk)