Yüzü dağ, yüreği dağ olan analar…

16:17

 


Esra Gültekin /JINHA   


DERSİM – DÖKH öncülüğünde Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda bilgilendirme ve tartışmalar yürütmek amacı ile kurulan ‘Demokratik Kurtuluş ve Çözüm Çadırı’nda anneler bir araya geldi. Ankara, İstanbul ve Diyarbakır’dan gelen Barış Anneleri, Dersimli annelerle beraber ortak kaygılarını dile getirirken, yedi yıl önce oğlu PKK’ye katılan Dersimli Ülkiye Altıntaş, “Şimdi gidiyorlar. İsterim ki beni de yanlarında götürsünler. Onları göreyim sonra varsın öleyim” diyor.


PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine PKK’lilerin 8 Mayıs’ta başlayan geri çekilme sürecine ilişkin Bölge’de izleme ve bilgilendirme çadırlarında bir araya gelen anneler, geri çekilme sürecinde yaşadıkları ortak kaygıları dile getirdi. Diyarbakır’dan Dersim’e gelen Barış Annesi Leyla Astan, barış için sadece Kürt halkının adım attığını dile getirirken, “Barış için biz silah bıraktık ve şimdi biz yürüyoruz. Devlet şu ana kadar adım atmış değil. Devlet, içinde yalan ve kandırma olmadan gerçekçi ve dürüst bir adım atmalı” dedi. Leyla Ana, geri çekilme sürecinde dağlarda çocuklarının geçişini izleyeceklerini belirtirken, “Dünyanın sesimizi duymasını istiyoruz. Biz çözüm için, gerilla yürüyüşüne destek için buradayız. Buraya, belki bir umut çocuklarımızı görür ve onlara güle güle deriz umuduyla geldik” dedi.


‘Bu kanı ne dağ kaldırdı, ne gençler. O yüzden ‘Yeter artık!’ diyoruz’


Tıpkı Leyla Ana gibi, yüreğinde barışın tohumlarını taşıyarak Dersim’e gelen Döndü Ergin, kızını ve oğlunu bu savaşta kaybettiğini söylüyor. Döndü Ana, bu barışı sadece kendileri için değil, bütün halklar için istediklerini ifade ederken, “Bir oğlum ve bir kızım bu savaşta yaşamını yitirdi. Dersim en büyük katliamların yaşandığı yer. Benim için de acıyı anlatıyor. Çünkü kızım, Kutu Deresi’nde yaşamını yitirdi ve hâlâ bir mezarı yok. Oğlumun Bingöl’deki mezarını ziyaret etmeye geldiğimde kızım da annem beni unuttu demesin diye Dersim’e gelirim. Belki bir mezarı yok ama ben dağlara bakarak, ‘Dağlar dağlar uzun dağlar, yüreğimde sızı dağlar. Kurdu kuşu sen sakladın, nerde benim kuzum dağlar’ diyorum ama cevap vermiyor” diyor. Döne Ana, geçmiş yıllardaki geri çekilme sürecinde oğlunu kaybettiğini ve bu yüzden de devlete güvenmediğini belirtirken, “Gerillalar geri çekiliyor, bizler mutluyuz elbet. Ama endişeliyiz de. Ben oğlumu geçmiş yıllardaki geri çekiliş sürecinde kaybettim. Acaba bu sefer ne olacak, yeniden oyuna mı geleceğiz diyorum. Bu yüzden hükümete değil, Sayın Abdullah Öcalan’a ve halkımıza güveniyoruz. Sonuçta bu dağlar her iki taraftan da gençlerin kanı ile sulandı. Bu kanı ne dağ kaldırdı, ne gençler. O yüzden ‘Yeter artık!’ diyoruz” sözlerine yer veriyor.


‘Gün, birlik olma günüdür’


Dersimli anneler ise, artık bu savaş karşısında barış isteyen herkesi “Gün bizim günümüz” diyerek PKK’lileri sahiplenmeye çağırıyor. Dersimli Kaya Sürgeç ve Ülkiye Altıntaş,  geri çekilme sürecinden yaşadıkları heyecanı ve telaşı dile getiriyor. Kaya Ana, “Çocuklarımız yollara düşüyor, korkuyoruz. Her tarafta karakol yapılıyor. Günlerdir bunun stresini yaşıyorum. ‘Acaba bir operasyon olur mu, gençler birliğine ulaşır mı?’ diyorum. Otuz senedir çocuklarımın mücadelesini beraber omuzlamaya çalışıyorum. Şimdi onlar yolda, gidiyorlar. Gün birlik olma günüdür. Dersim halkı gerillasıyla birlik olmalı, gerillanın etrafında siper olmalı. Bu halk toplansın ki; güzel, adaletli bir barış olsun ve dünyanın dört bir yanında çiçekler açsın” şeklinde konuştu.


Ülkiye Ana ise, savaşta en çok kadınların acı çektiğini dile getirirken, “Çocuklarımız gidiyor, yolları açık olsun. İsterim ki beni de yanlarında götürsünler. Onları göreyim, sonra varsın öleyim” diyor. Hâlâ devam eden karakollar yüzünden tedirgin olduklarını ifade eden Ülkiye Ana, şöyle diyor:


“Nasıl gerilla çekiliyorsa, asker de korucular da timler de çekilmeli ve karakol yapılmamalı. Bu koşullarda devlete güvenmiyoruz. Bizler her şeyin güzel olmasını istiyoruz ve diyoruz ki, ne asker ne gerilla ölmesin artık.”


(gk)