‘Bir ülkenin çocuklarına bakarak o ülkenin acılarını anlayabilirsiniz’
15:58
Esra Çakmak/JINHA
İSTANBUL – Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivalinin bu yılki temasının ‘Savaş ve çocuk’ olduğunu dile getiren Yapı Sanatevi temsilcisi Öncü Akgül, “Bir ülkenin çocuklarına bakarak o ülkenin acılarını, sevinçlerini çok daha dolayımsız anlayabilirsiniz. Kürdistan'da bombalanan, kurşunlanan çocukların gözleri bize o halkın çektiği acılarını en iyi anlatır. Dillerini konuşmaları yasaklanmış, yurtlarından sürülmüş bu yüzler, o halkın yüzyıllık acılarını ve direnişlerini bir çırpıda anlatıverir size. Bunlardan yola çıkarak bu seneki temayı bu biçimiyle belirledik” dedi.
Bu yıl ikincisi yapılacak olan Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivalinin bu yılki teması ‘Savaş ve çocuk’ olarak belirlendi. Yapı Sanatevi temsilcisi Öncü Akgül festivalin teması üzerine görüşlerini bizimle paylaştı.
‘Sanatın yaşadığı tıkanıklığı aşmak gerek’
Günümüz sanatına bakıldığında bir tıkanma yaşadığını dile getiren Öncü, “Bugün herkesin kendi anılarını, tecrübelerini sanat diye karşımıza çıkardığı, içi boş ve çoğunlukla teşhire dayalı postmodern sanat anlayışının karşısına sosyalist gerçekçi sanat anlayışı ile çıkmak, sanat ve sanatçının yaşadığı tıkanıklığı da bu bakış açısıyla aşmak gerekiyor” ifadesini kullandı.
‘Sanat hayatın kendisinden beslenir’
Bununla birlikte sanatı sadece elit bir kesimin ulaşabileceği, onun uğraşabileceği bir araç olmaktan çıkarıp, ondan uzaklaşmış olan işçi ve emekçilere daha dolayımsız bir biçimde buluşturmak gerektiği üzerinde duran Öncü, “Çünkü sosyalist gerçekçi sanat anlayışı hayatın kendisinden beslenir, onun devinimde olan ögelerini, gelişmekte olan ögelerini izler, onun bir aynasını sunar topluma. Tarafı bellidir; tarafı işçi ve emekçilerin, ezilen ve sömürülenlerin yanıdır” açıklamasında bulundu. Ürünleri tarafı olduğu sınıfı özgürleştirecek, onun ufkunu açacak, hayal dünyasını ve umutlarını çoğaltacak bir araç işlevi görür diyen Öncü, “İşte bu festival öncelikle, onu ait olduğu sınıfla buluşturma, sanatı mahallelerine, evlerinin içine kadar taşıyabilmenin bir aracı olarak vücut buldu” dedi.
‘Toplumdan beslenmiş ve toplumu beslemiş…’
Öncü, festivalin anlam ve önemine değinerek konuşmasına şöyle devam etti:
“Adnan Yücel sosyalist dünya görüşünü benimsemiş, örgütlü bir şairdir. Adnan Yücel’in şiirleri özellikle belli bir dönemin umut ışığı olmuştur. Toplumdan beslenmiş ve toplumu beslemiştir. Çağımızda savaş gündelik hayatımızın adeta bir parçası haline gelmiş durumda. Kapitalizmdeki çürüme ve emperyalist rekabetten kaynaklanan bir gerçeklik bu. Özellikle de içinde bulunduğumuz coğrafya -öncesi de bir yana-, bütün bir 20. yüzyıl boyunca birçok savaşa tanık olmuş. Aslında çok eskilere gitmeye de gerek yok. Son 30 yıldır yanı başımızda Kürt halkına karşı yürütülen kirli bir savaş var ve hayatın her alanında onun sonuçlarını yaşıyoruz.”
Savaş ve yaşam
Bölgesel bir savaş riskiyle karşı karşıya olduklarını ifade eden, Öncü, “Halkları birbirine kırdırmaya çalışan bu anlayışın, bölgesel güç olma hegemonyasıyla nasıl bir geleceksizlik yaratmaya çalıştığını görüyoruz. Belki birçoğumuz fiziksel olarak içinde olmadığı için savaş olgusunu kendisinden çok uzakta görüyor. Ama o kendini bir biçimiyle hissettiriyor. Yaşamlarımızın içine kadar giriyor” ” şeklinde konuştu.
‘Bu ülkenin çocukları ve acıları’
“Belki yanı başımızda yakılmış köylerinden sürülüp gelmiş Kürt komşularımızla hissettiriyor bunu ya da bugün İstanbul sokaklarına çıktığınızda dilenen Suriyeli çocukları görüyorsunuz. Bu çocuklarla hissettiriyor” diyen Öncü, sözlerine şöyle devam etti:
“İşyerlerimizde, fabrikalarımızda da hissediyoruz savaşı: Kıdem tazminatlarının gasp edilmesi, esnek çalışma saldırıları, sağlık hakkımızın elimizden alınması, bunlar da sistemin yürüttüğü savaşın başka bir biçimi olarak kendini hissettiriyor. Aslında savaş olgusuyla hep iç içeyiz, onu ne kadar görmek istemesek de o kendini bir biçimiyle var ediyor. Öte yandan savaşın hep en mağdur olan kesimini çocuklar oluşturuyor. Bir ülkenin çocuklarına bakarak o ülkenin acılarını, sevinçlerini çok daha dolayımsız anlayabilirsiniz. Kürdistan'da bombalanan, kurşunlanan çocukların gözleri işte bize o halkın çektiği acılarını en iyi anlatır. Dillerini konuşmaları yasaklanmış, anadilde eğitim hakkı ellerinden alınmış, yerlerinden yurtlarından sürülmüş çocukların yüzlerine baktığınızda bu yüzler, o halkın yüzyıllık acılarını ve direnişlerini bir çırpıda anlatıverir size. Bunlardan yola çıkarak bu seneki temayı bu biçimiyle belirledik. Bunun yanı sıra çocuk imgesi Adnan Yücel şiirlerinde de geniş yer bulur ve o çocukları hep güzel günlerin habercileri olarak, geleceğin temsilcileri olarak görüp işler.”
‘Bu sene sınırlı bir başvuru oldu’
Geçen yıl toplumcu gerçekçilik temasıyla yarışma düzenlendiğini aktaran Öncü, “Bu sene sınırlandırarak 'savaş ve çocuk' temasını belirledik. Ancak sanıyoruz temanın sınırlanması ve başvuru için 2 ay gibi kısa bir sürenin tanınması nedeniyle bu sene daha sınırlı bir başvuru oldu. Aslında başvuru süresini daha uzun tutmak gerekiyor. Çünkü başvuracak olanlara ürünlerini yazmaları, ona yoğunlaşmaları için belli bir süre tanımak zorunluluğunuz var” ifadelerine yer verdi.
‘Ödül töreni ve konserler düzenlenecek’
Düzenlenen festival, bu yıl biraz daha genişletildi, bu yıl İstanbul dışında Adana, İzmir, Ankara, Köln ve Paris'te de festival kapsamında etkinlikler organize edeceklerini söyleyen, Öncü, paneller, müzik dinletileri, tiyatro gösterileri, sergiler vs. şeklinde programlar organize edilecektir dedi. İstanbul’da 31 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında festival yapacaklarının duyurusunu yapan Öncü, son gün Göztepe Özgürlük Parkı'nda hem ödül töreni hem de konserin yer aldığı kapanış şenliği yapılacağını dile getirdi.
(la)

