‘Çocuk hakları için modeller geliştiriyoruz’
12:12
Derya Ceylan / JINHA
AMED- Türkiye ve Bölgede çocuk haklarına saygı kültürünün oluşması ve en önemlisi çocuğun birey olarak tanımlanması için çalışmalar yürüten Çocuklarla Aynı Çatı Altında Derneği (ÇAÇA) Yönetim Kurulu Başkanı Azize Leygara, “Bölgede yaşanılan zorunlu göç her kesimi olduğu gibi çocukları da etkiledi. Diyarbakır da 2000’li yıllarda çocukların bir anda sokaklarda bir şeyler satmaya başlaması, binlerce çocuğun sokaklarda görüldüğü yıllardır” bilgisini verdi.
Çocuklarla Aynı Çatı Altında Derneği (ÇAÇA), çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi aynı zamanda sokakta çalışan çocukların karşılaştıkları risklerle ilgili çocukların bilinçlendirilmesi ve ailelerin riskler hakkında daha fazla bilgiye sahip olması konusunda çalışmalar yapıyor. Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Azize Leygara, özellikle aile içi şiddetin çocuklarda yarattığı travmaların neler olduğu ve bunun azaltılması noktasında çeşitli yöntemler geliştirdiklerini ifade etti.
‘Çocuk hakları ve’
Çocuklar için sanat ve çocuk hakları atölyelerine değinen Azize, atölye çalışmalarının belirli periyotlarla yaptıklarını dile getirdi. Azize, “Özellikle küçük çocuklar için eğitim destek programları hazırlayarak çocuğun gelişimini takip etmeye çalışıyoruz. Çocuğa yönelik şiddetin ailede nasıl algılandığı, ailenin bunu nasıl gördüğü ve kaynağının ne olduğu üzerinde ailelerle beraber çözüm modelleri geliştirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Azize, çalışmalar hakkında şöyle konuştu:
“Biz bu çalışmalara başlamadan önce aileleri ziyaret ettik. İhtiyaç ve beklentileri öğrenip onun üzerinden projeler oluşturduk ve bunları ailelerle paylaştık. Hem çocuklarla hem de ailelerin fikirlerini aldık. Böylece aileler ister istemez bu çalışmaları sahiplenip içinde yer aldılar. Çocukların ailede, sokakta ve kendilerinden büyük yaş gruplarından gördükleri şiddetin toplum tarafından normal olarak algılandığını vurgulayan Azize bu konuda ne yapabiliriz? Bunun ana kaynakları nelerdir? Bunun için nasıl çözüm modelleri üretebiliriz? Sorularına dikkat çekti.”
‘Çocuklarımız sözcüğü de bir ‘ana akım’ dilidir’
Diyarbakır’ın Bağlar, Yenişehir, Sur ve Aziziye mahallelerinde toplam 832 aile ile bire bir derinlemesine görüşmeler yaptıklarını belirten Azize, “Çocuğun kendini baskı altında hissettiği alanlar değil de onların kendilerini ifade edebilecekleri alanları açmamız gerekiyor. Çocuklara alan açtığımız zamanda çok ana akım bir dil kullanıyoruz ‘Ana akım’ dillerden vazgeçilmesi gerekiyor. Çocuklarımız sözcüğü de bir ‘ana akım’ dilidir. Çocuğu yine birey olmaktan çıkarır” şeklinde yorumladı.
‘Zorunlu göç ve köylerin boşaltılması…’
Azize, “Türkiye ve Bölgede çocuk haklarının sindirilmesi çocuk haklarına saygı kültürünün oluşması ve en önemlisi çocuğun birey olarak tanımlanması ve içselleştirilmesi için çalışmalar yapıyoruz. Bölgede yaşanılan süreç her kesimi olduğu gibi çocukları da etkisi altına aldı. Özellikle 1990’lı yıllarda zorunlu göç süreci ve köylerin boşaltılması bir hak ihlaliydi” dedi.
‘Binlerce çocuk sokakta’
Diyarbakır da 2000’li yıllarda çocukların bir anda sokaklarda bir şeyler satmaya başlaması, binlerce çocuğun sokaklarda görüldüğü andır diyen Azize konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu kadar ciddi bir ihlalin çocuklar üzerindeki etkisi ve neler yapılabilir konusunda tartışılmaya başladı. Elbette ki geç kalınmış bir tartışmaydı. ÇAÇA’nın oluşumunda ve çalıştıkları projelerde Uluslararası fonlardan yararlanıyoruz. Geçmişte Avrupa birliği delegasyonundan yararlandık onların desteği oldu. Hala uluslar arası vakıflardan ve çocuklara yönelik fon sağlayan kuruluşlardan destek alıyoruz.”
Kamera-Foto Mizgin Tabu
(dc-mt/la)

