‘Savaşa, yoksulluğa, kadın katliamlarına karşı örgütleniyoruz’
13:44
Zehra Doğan-Leyla Ayaz/JINHA
İSTANBUL- HDKli kadınlar ‘Savaşa, yoksulluğa, kadın katliamlarına karşı örgütleniyoruz’ diyerek özgün örgütlenmeye hız verdi. “Biz kadınlar barış sürecinde, etkin ve taleplerini söylemede öncü olacağız ve barış sürecinin gözlemcileri değil öznesi olacağız” diyerek, ülkenin dört bir yanından bir araya gelen kadınlar olarak çalışmalarına devam edeceklerini dile getirdi.
Hakların Demokratik Kongresi (HDK)Kadın Meclisi, ‘Bedenimiz, emeğimiz ve kimliğimiz bizimdir’, ‘Savaşa, yoksulluğa, kadın katliamlarına karşı örgütleniyoruz’, ‘Cinsiyet, eşitlikçi, anayasa istiyoruz’ ve ‘Kadınlar barışın tarafıdır Müzakerelerin Muhatabıdır’ talepleri ile Türkiye’de HDK Kadın Meclisinin önemine vurgu yapan HDKli kadınlar düşüncelerini ajansımızla paylaştı.
‘Barış sürecine öncü olacağız’
Ankara HDK Yürütme Komisyonu üyesi Hatice Çevik: Kadınlar onurlu bir barış isteme taleplerini 2 günlük süren 1. Kadın Meclisi Konferansı ile öncülük edecek. Biz kadınlar inanarak ve emek sarf ederek hareket edeceğiz. Tekçi cinsiyet ve cinsiyetçi yaklaşımlara karşı özgür irademizi ortaya koyarak, HDKli kadınlar olarak devlet politikalarının anayasanın maddeleri üzerine tartışma yürütüyoruz. Biz kadınlar barış sürecinde, etkin ve taleplerini söylemede öncü olacağız. Barış sürecinin gözlemcileri değil öznesi olacağız. 21. Yüzyılı Abdullah Öcalan’ın dediği gibi kadın yüz yılı olarak inşa etmek istiyoruz.
‘Ötekileştirilmiş her kes için varız’
Amed Meclisi Eş Sözcüsü Zelal Bilgin: Kadın politikalarını üretme ve örgütlenmeyi güçlendirme ve kadınları sürece katmak için HDK Kadın Meclisi Konferansını gerçekleştirdik. Kürdistan tarafından baktığımızda, önemli bir noktayız. Sistemin tüm noktalarına dahil olabileceğimiz bir çalışma gerekiyor. Özgürlük hareketini yaratabilen kadınların mücadeleye girmeli. Kadının aklı ve fikrinin her anlamda önemli olduğunu bildiğimiz için, kadını bu sürece dahil etmeye çalışıyoruz. Sistemin kadının üzerine oynadığı oyunlara yenilmeden, savaştan en mağdur olan kadınlar olarak yenilgiye uğramadan ötekileştirilmeden bu sürece dahil olacağız. Sistemin şu ana kadar oynadığı oyunlar üzerinde, HDKliler olarak Keldani, Süryani, Ermeni, Êzidi, Kürt, Türk, LGBT bireylerin kongresi olduğumuzu söylüyor ve ona göre hareket ediyoruz. Bu süreçte tüm ötekileştirilmiş halkların hakkını geri alabilmek için çok çalışacağız.
‘HDK Türkiye’de bir ilk’
Emek Partisi Çankaya İlçe Başkanı ve HDK Ankara Delegesi Şükran Doğan: HDK Türkiye’de bir ilk. Türkiye’de bir araya gelen düşüncelerin oluşumudur ve bu bağlamda çok önemlidir. Kadın Meclisinin gerçekleştirdiği konferansa yüze yakın kadın arkadaş katıldı. Fakat şu ana kadar yeterli bir derinlikte değildir. Kadının emeği ve barışa katkı suna bileceği potansiyeli çok yüksektir. Bu diğer konferansta öyle olmayacak. Demokrasi mücadelesini kadınlar olarak kadınların talepleriyle gündeme getirmeye çalışıyoruz. Biz kadınlar birinci gündem olarak politik gündemi tartıştık. Barış sürecini, muhafazakarlaştırma politikalarını, kadının ucuz emek olarak görülmesini, kürtaj yasağının fiilen sürüyor olmasını ve kadının ucuz emek olarak görülmesini tartıştık. Kadın barıştan bağımsız olarak düşünülemez. Ve bu süreç içerisinde kadının ötekileştirildiği her oyun bu süreçte düzelmeli.
‘Gelin barışı birlikte kuralım’
TÜM BEL SEN ve HDK Genel Meclis Üyesi Satı Burnucu Çalı: Yıllardır barış mücadelesini veren bir emekçi olarak HDK içerisinde faaliyet sürdürüyoruz. Yıllardır talep ettiğimiz barışın ve kadınların talebinin ete kemiğe bürünmesi önemli. Bu süreçle beraber, kadınlar konferans ve toplantılarıyla bir araya gelerek taleplerinin ne kapsamda olacağı üzerine çalışmalar yürütecek. Bu görüşmeler sürecinde Kürt kadınlarından, ‘Gelin barışı birlikte kuralım’ çağrısına uyarak kadının savaşın nasıl biteceği üzerine en çok kayda değer fikirlere sahip olduğunu biliyoruz ve ona göre çalışıyoruz. Kadınlar mekanizma tartışmalarını yaparak erkeklerle birlikte bilirliği kılarak Türkiye’deki farklı inançlardaki halkların da talepleriyle ortaya çıkaracağız. Savaştan zarar gören çocuk ve kadınların artık kalıcı barış sağlaması için emek vereceğiz. Kadınlar sadece savaştan zarar görmediler, bunun yanı sıra bir çok politikayla ötekileştirildiler. Bunun için ülkenin dört bir yanından bir aya gelen kadınlarla bu tür çalışmalar yapmaya devam edeceğiz.
On yıllık AKP yönetiminde kadınları, aşağıladı, eve kapattı, hor gördü, Kadın Bakanlığını Aile Bakanlığıyla değiştirdi, kadınları sermeye katkısı olarak gördü, aynı zamanda barış sürecine ilişkin konuşunca, yine kadınları kullandı. Analar ağlamasın dedi. Eğer savaş sona ererse ve biz barışı konuşursak, savaşa giden bütçenin bir kısmının sığınma evlerine verilmesini ve bunun gibi taleplerle ortaya çıkacağız.
FOTO-KAMERA: Zehra Doğan/Leyla Ayaz
(zd/la)

