Beş yüz gündür, ‘Soruyoruz, soracağız ve açığa çıkartacağız: Vur emrini kim verdi?’

14:08

 


JINHA


ANKARA – Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski Köyü yakınlarında, bundan tam beş yüz gün önce katledilen çoğu çocuk otuz dört kişi için adalet arayışı sürerken, BDP Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklamada sorumluların toplum ve tarihin karşısında hesap vermesi gerektiğini belirtti.


Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Merkezi, beş yüz gün önce Türk savaş uçaklarının iki saate yakın süren bombardımanı sonrası hayatını kaybeden otuz dört kişi için yazılı açıklama yaptı. BDP Genel Merkezi, “Bundan tam 500 gün önce, bir gece Türk ordusuna bağlı savaş uçakları Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboskî Köyü yakınlarında, neredeyse tek geçim kaynakları sınır ticareti olan, yaşadıkları coğrafya parçalandığı için adları ‘kaçakçı’ya çıkan köylüleri bombaladı. İki saate yakın süren bombardımanda tam 34 insan yaşamını yitirdi” açıklamasında bulundu.


‘Türk basını bir yerlerden gelecek talimatı bekliyordu’


Olayın üzerinden saatler geçmesine rağmen Türk basınının haberi geçmemesini eleştiren BDP, bu katliamın Kürtler için ilk olmadığının altını çizerek, “Bu olay, Kürt coğrafyasının ve insanlarının gördüğü ilk katliam değildir. Daha önce de birçok katliam yaşanmış, hemen hiçbiri aydınlatılamamıştır. 21. yüzyıl iletişim olanaklarına rağmen basın organları haberi çok uzun süre gizledi. Özgür basın haberi dünyaya duyururken, Türk basını bir yerlerden gelecek talimatları bekliyordu. Talimat geldiğinde haberi son dakika spotuyla girmekte de bir beis duymadılar. Tüm ajanslar, televizyon kanalları, dijital medya platformları, hepsi, katliama tesadüfen(!) aynı adı vermişti: ‘Irak sınırındaki olay’” ifadelerine yer verdi.


Başbakan, Roboskî ve sessizlik…


BDP Genel Merkezi yaptığı açıklamada, Başbakan’ın günler sonra yaptığı açıklamaları eleştirerek, devletin yargısıyla, medyasıyla bir bütün katliamın üstünü örtmeye çalıştığını ifade etti. BDP, katliamın hemen ardındaki günlerde başbakanın, “Ankara'nın karanlık dehlizlerinde kaybolmaz, kaybolamaz. Türkiye eski Türkiye değil. Kimsenin yaptığı kimsenin yanına kalmaz” sözlerini hatırlatırken “Bugün gelinen noktada Başbakanın ne kadar haklı(!) olduğu apaçık ortadadır” dedi. BDP, açıklamanın devamında şunlara değindi:


“Başbakan ilk demecinin ardından, ‘Genelkurmay başkanı ve komuta kademesine, bu konudaki hassasiyeti nedeniyle medyaya rağmen teşekkür ediyorum’ derken, ilerleyen günlerde ‘Bizim silahlı kuvvetlerimiz görevi samimi bir şekilde yapmıştır. Hata da olabilir. Hatayı da açıkladık, özrü de açıkladık. Tazminatı da açıkladılar. Allah aşkına tazminatsa tazminat!’ dedi. Aynı başbakan ‘Dikkat ederseniz, kaçakçıların hiçbiri mayınlara basmıyor’ da dedi. Yine başbakanın pek muteber bir bakanı ‘Uludere'de ölenler sadece figüran. Örgüt için kaçakçılık yapıyorlardı’ dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sürekli olarak özür dilemekten bahsedip hiç özür dilemedi, bazen ‘Gerekirse özür dileriz’ bazen de ‘Daha kaç kere özür dileyeceğiz’ dedi. Roboskî’ye katliamdan ancak aylar sonra eşini ve kendi tabiriyle bakanlarını yolladı, kendisi hiç gelmedi.”


‘Soruyoruz, soracağız ve açığa çıkartacağız: Vur emrini kim verdi?’


BDP Genel Merkezi yazılı açıklamasında,  katliamı gerçekleştirenlerin açığa çıkartılmadığı gibi, katliamı protesto etmek isteyen ailelere bile acımasızca biber gazı ve tazyikli su ile şiddet gösterildiğine de dikkat çekti. BDP, “Aradan geçen 500 günde TC devleti hiçbir şey yapmamıştır. Roboskîlilere hava saldırısının kimin emriyle uygulandığı, kime karşı hukuki yaptırım gerekeceği soruları yanıtsız ortadadır. Soruyoruz, soracağız ve açığa çıkartacağız: Vur emrini kim verdi? Tek istenilen adaletin yerini bulması, sorumluların toplum ve tarih önünde hesap vermesidir” dedi.


(eg/gk)