‘Çözüm sürecinde dil karmaşası’
19:45
Derya Ceylan / JINHA
İSTANBUL- “Birilerini vatansever yapıp birilerini hala suçlu gören yaklaşım sorunu çözmez” diyen Sebahat Tuncel, mecliste yaşanan dil tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak,”Dil aynı zamanda düşüncenin ifade biçimidir. Dil herhangi bir üslup değildir. Eğer dil değişmemişse demek ki düşüncede değişmemiş. Biz herhangi bir üslup meselesi olarak bakmıyoruz. Bu sorunlar zaman içerisinde yeni bir zihniyetle düzelecek” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi TBMM’nin çözüm süreci komisyonunda yer alan Adalet Kalkınma Partisi (AKP ), Barış Demokrasi Partisi (BDP) ve Halkların Demokrasi Kongresi (HDK)milletvekillerinden oluşan heyetin dün yaptığı toplantıda, HDK İstanbul Milletvekili ve yürütme kurulu üyesi Sebahat Tuncel ile AK Parti Afyonkarahisar milletvekili Halil Ürün arasında gerilla terörist kavramlarıyla ilgili bir tartışma yaşandı. Sebahat, dil kavramı üzerine JINHA’ya değerlendirmede bulundu.
“Kürt sorununda barışçıl, demokratik ve kalıcı bir çözüm istiyorsak ve bir arada yaşamanın ilkelerini belirleyeceksek, bu işi terörizm, terörle mücadele ve terörist kavramlarını kullanarak çözemeyiz” diyen Sebahat, zihniyeti değiştirmek, süreci geliştirmek ve yeni bir dil kullanmak gerektiğine işaret etti. Sebahat ayrıca, “Eğer siz bu dili kullanarak Kürdistan’a gitmeye, Kürt halkına ulaşmaya çalışıyorsanız size kapılar kapalı olur” diyerek, sadece Türk hassasiyetinin konuşulduğu ve Kürtlerin eşit yurttaş olma talebine hassasiyet gösterilmediği bir ortamın olduğunu kaydetti. Sebahat, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu ülkede yaşanan savaşı, çatışmayı ve toplumdaki etkilerini konuşurken, onlarda ‘PKK şunları yaptı, bunları yaptı’ gibi bir sıralama içerisinde, olayı başka bir noktaya getiriyorlar.Türk halkı ile Kürt halkının yüzleşmesi, komisyonda konuşulması gereken şeylerdir. Bu duruma ciddi anlamda bir ihtiyaç vardır. Bu komisyon bunların hepsini sağlayacak bir nokta değil ama sorunun nereden kaynaklandığını, çözümün nasıl olacağını ve bunun yol haritasını çıkaracak. Bu konuda dünya örneklerini izleyeceklerini Türkiye’nin bu konuda çalışma yapan sözü olan tarafları dinleyecek. Bu savaşın her iki tarafta mağdur olanları birebir etkilenenleri dinleyerek yeni bir şey başlatılıyor. Bunun için yeni bir dile, yeni bir yaklaşıma ve yeni bir anlayışa ihtiyaç var. Birilerini vatansever yapıp birilerini hala suçlu gören yaklaşım sorunu çözmez. Bu açıdan dil tartışması önemlidir. Dil aynı zamanda düşüncenin ifade biçimidir. Dil herhangi bir üslup değildir. Eğer dil değişmemişse demek ki düşüncede değişmemiş. Biz herhangi bir üslup meselesi olarak bakmıyoruz. Bu sorunlar zaman içerisinde yeni bir zihniyetle düzelecek.”
‘Medya, milliyetçi yaklaşımlarından arındırılmalı’
Sebahat, medyada kullanılan dil konusuna da değinerek şu ifadelere yer verdi:
“Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de medya çok önemlidir. Özellikle ana akım medyada yeni bir dil kullanılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Daha demokratik, eşitlikçi ve önyargısız bir yaklaşımda olması önemli çünkü medya toplumu etkilemekten toplumsal barışı inşası açısından önemli bir yer tutmaktadır. Medyanın cinsiyetçi milliyetçi ve militarist yaklaşımlarından arındırılması gerekiyor. Bu konuda Türkiye medyası ne yazık ki çok temiz değil. Sürekli milliyetçi bir söylem üreten, bunun üzerinden söz söyleyen ve toplumu ona göre şekillendiren bir yapı içerisindedir. Medyanın bu konudaki üslubunun ve yazıların en azından biçim ve görsel açıdan değişmesi gereklidir. Daha demokratik daha gelişmiş ve özgürlükçü bir dil tutturmasının sürece katkısı olacaktır.”
(dc/mt/la)

