‘Barışı isteyen değil, inşa edenleriz’

04:22

 


Leyla Ayaz / JINHA


İSTANBUL – Barış İçin Kadın Girişimi aktivisti Yurdusev Özsökmenler, “Kadınlar olarak, Barış İnşa Hareketi kurmak istiyoruz. Eğer biz inşa etmezsek yine erkek eliyle yapılan bir barış olacak” diyerek sürecin toplumlaşmadan ilerleyeceğini ve birçok ülkede olduğu gibi, savaş sonrası kadın şiddetinin artacağını dile getirdi. Yurdusev ayrıca, “Bu tür sonuçları engellemek için, kadınların sürece erken müdahale etmesi gerekiyor” dedi.


Kadını, barış, çözüm ve müzakere sürecinin dışında bırakmasına izin vermek istemeyen kadınlar, Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) adı altında bir araya gelerek barış söylemleriyle beraber 4 yıldır çalışma yürütüyor. Kadınlar her dönem olduğu gibi, son barış sürecinde de yine “barış” diyerek aktif rol alıyor. Barış İçin Kadın Girişimi hakkında JINHA’ya bilgi veren BİKG aktivisti Yurdusev Özsökmenler, “Barış sürecinde nasıl bir rol almamız gerektiği üzerinden yoğun çalışmalara girdik ve bu konu hakkında dünya deneyimlerimize baktık” dedi.


 ‘Yol haritamızı belirledik’


Barış ve müzakerelerin başlaması ve son olarak Amed Newroz’unda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın mektubuyla birlikte sürecin başladığına işaret eden Yurdusev, “Kadınlar olarak nasıl bir yol haritası izleyeceğimiz konusu üzerine, Birleşmiş Milletler belgelerine baktık. Bu konuda araştırma yapan akademisyenlerden yardım aldık” diyerek, artık barışı isteyen değil, barışı inşa eden kadınlar olacaklarının vurgusunu yaptı. Yurdusev, bu adımdan sonra BİKG sayfasıyla internet üzerinden Türkiyeli kadınlarla bir araya gelerek barış sürecini kadınlara anlattıklarını ve İzmir, Ankara, Bursa gibi birçok şehirden kadınlarla atölye çalışmalarında bulunarak deneyimlerini aktardığını ifade etti.


‘Kadının olmadığı bir anayasa istemiyoruz’


Kürt, Türk, Ermeni, Alevi, Siyasetçi, feminist ve birçok kadın hareketinden kadınlarla birlikte, süreci beraber ördüklerini belirten Yurdusev, “Kadınların olmadığı bir anayasa istemiyoruz. Çünkü bu adım, kadınlar için bir fırsattır” diyerek, toplumsal sözleşme yapılırken kadınlar olarak taleplerini yerine getirilmesi, anayasada yer almak istediklerini dile getirdi. Anayasada toplumsal değişiklik yapılması gerektiğine işaret eden Yurdusev, “Adana, İstanbul, Diyarbakır, Samsun ve İzmir’de BİKG olarak atölye çalışmaları yaptık. Kayıp Yakınlar’ıyla, Cumartesi Anneleri’yle, ekoloji üzerine çalışanlarla ve ekonomistlerle bir araya gelerek, savaşta neleri kaybettiğimizi ve süreçte taleplerimizin nasıl olacağı üzerine geniş bir şekilde tartıştık” dedi.  Yurdusev, yapılan bu tartışmaları bir konferansla genişletmeyi ve sonuca bağlamak istediklerini dile getirerek, Dersim Katliamı olan 4 Mayıs gününü özellikle seçtiklerini ve bu tür katliamlara kadınlar olarak, artık izin vermeyeceklerini bildirmek için konferansı, bu 4 Mayıs’ta gerçekleştiklerini söyledi.


‘Gerilla kadınların da talepleri var’


Çekilme sürecinde, kimsenin zarar görmesini istemediklerini aktaran Yurdusev, şunları kaydetti:


“ Bu süreçle ilgili, ciddi bir gözlemci grup oluşturacağız ve bütün bir süreç boyunca, her adımı gözlemleyeceğiz. Bunu sadece İstanbul’da değil, bölgeye de giderek, temas grupları oluşturacağız. Taleplerimizi, müzakerede taraf olan herkese, hükümete, siyasi partilere, milletvekillerine,  İmralı’ya, çözüm komisyonuna ve her tarafa ileteceğiz. Fakat, bizim taleplerimizde bir eksiklik var.  Gerilla kadınların taleplerini aktarmamak eksikliktir. Çünkü, onların taleplerini almadık ve onlar da bizim için çok önemli. Temas grubumuz, onlarla da görüşecek.


Savaş sonrası, kadına yönelik şiddet


Biz kadınlarla Barış İnşa Hareketi kurmak istiyoruz. Eğer biz inşa etmezsek yine erkek eliyle yapılan bir barış olacak ve süreç toplumsallaşmadan birçok ülkede görüldüğü gibi, savaş sonrası kadın şiddeti daha çok olacak. Bunu engellemek için sürece, erken müdahale etmemiz gerekiyor. Biz bu girişime başladığımız günden beri heyecanlıyız.  Özgür, şiddetsiz, herkesin kendi kimliği ve rengi ile bir arada olacağı bir toplum yaratmak istiyoruz. Bunu çalışarak yapabiliriz. İşimiz çok ama pek çok kadın arkadaşımız ile yan yana yürüyerek bu süreci de inşa edeceğimize inanıyoruz.”


‘Basını, barış dilini kullanmaya çağırıyoruz’


Barış dilinin her yerde olmasını istediklerini dile getiren Yurdusev, “Bunun için grubumuzda, aktivist olan gazeteci kadınlar ‘barış dili nasıl olacak’ üzerine bir çalışma yapacaktır” dedi. Yurdusev, bundan sonra, atölye ve grup çalışmalarının olacağını dile getirerek şunlara vurgu yaptı:


“Biz basını, bu dili kullanmaya çağıracağız, ancak bu yetmiyor. Sadece basını çağırmak yetmiyor politikacıları da çağırmak gerekiyor. Eski dili bırakmamız lazım. Yeni bir süreçteyiz yeni bir dil, yeni kurumsallaşmalar, yeni pozisyonlar alma durumundayız. Buna uygun hareket etmemiz gerekiyor. Siyasetçileri de sürece uygun yeni bir dil kullanmaya çağırıyoruz.”


Foto-Kamera: Leyla Ayaz/Eylem Daş/Zehra Doğan


(zd)