BİKG: Gözlem grubu oluşturarak süreci izleyeceğiz
14:14
JINHA
İSTANBUL – Barış İçin Kadın Girişimi’nin 4 Mayıs’ta bir araya geldiği konferansın sonuç bildirgesini paylaşan kadınlar, “Biz kadınlar, ‘Vardık, varız, var olacağız’ vurgusunu daha yüksek sesle söylememizin şimdi tam sırası” diyerek, “Biz birimizin özgürlüğünün, diğerinin özgürlüğünün ön koşulu olduğuna inanıyoruz” dedi.
‘Müzakere sürecine müdahiliz’ diyerek çeşitli illerden ve çeşitli mesleklerden 200 kadının bir araya geldiği, Barış İçin Kadın Konferansı'ndan çıkan sonuç bildirgesi, Cezayir Restoran’da basınla paylaşıldı. Siyasetçilerin, sivil toplum örgütlerinin, gazetecilerin ve akademisyenlerin katıldığı basın açıklamasında, Barış İçin Kadın Girişimi aktivistlerinden Zehra İpek, Melek Tayman, Esra Mungan, Banu Vardar ve Filiz Karkuş sonuç bildirgesini basına aktardı.
‘Vardık, varız, var olacağız’
Sonuç bildirgesinde kadınlar, konferas kararıyla birlikte temas grubu ve gözlemci grubu oluşturacaklarını belirterek, “Barış, müzakere süreçleri hem büyük olanakları hem de kadınlar açısından çeşitli riskleri barındıran süreçlerdir. Biz kadınlar, ‘Vardık, varız, var olacağız’ vurgusunu daha yüksek sesle söylememizin şimdi tam sırası. Biz birimizin özgürlüğünün, diğerinin özgürlüğünün ön koşulu olduğuna inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.
Kadınların talepleri…
Yarın başlayacak olan PKK güçlerinin geri çekilişine işaret eden Barış İçin Kadın Girişimi, iki tarafın da çatışma yaratacak ortamlardan kaçınması, tek bir kişinin bile zarar görmesinin engellenmesi ve askeri operasyonlara son verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Müzakere sürecinin adil, eşit ve özgür koşullarda yürütülmesi gerektiğini ifade eden kadınlar, “Bir kez daha altını çiziyoruz ki, barışı topluma mal edebilmek, sürdürülebilir kılmak ancak toplumun yarısını oluşturan kadınların, taleplerinin hayat bulmasıyla mümkün” dedi.
‘Kadınlar ve demokratik güçler bu süreci başlatacak’
Açıklamadan sonra konuşma yapan yazar Oya Baydar, “Bir gün ya da birkaç ayda bitmeyecek uzun bir yol var önümüzde” diyerek sürecin atlatılmasına karşın, gerçek anlamda zor ve altından kalkılması güç olan bir dönemin başlayacağına vurgu yaptı. Oya ayrıca, “Türkiye’deki demokratik güçler ve kadınlar, işte bu süreçte devreye girecek ve asıl gerçek süreç böylelikle başlamış olacak” dedi. Hakları gasp edilmiş Kürt halkı ve Türkiye'deki demokratik çevrelerin gerçek anlamda barışın sağlanması için yapacak işleri olacağına işaret eden Oya, “Bu süreçte birbirimizi anlamak için gerekirse el ele tutuşarak ikili ilişkiler kurmak gerekir” sözleriyle konuşmasını bitirdi.
‘Barış sürecinin taşlarını, kadınlar döşeyecek’
Oya Baydar’ın ardından konuşan, eski CHP Milletvekili Gülseren Onanç, “Barış sürecinin en temel taşları, kadınlar tarafından döşenecek. Ankara’daki dili kadınlar değiştirecek” dedi. Bu sürece aktif katılmak isteyen kadın örgütlerinin çalışmalarına önem verdiğini dile getiren Gülseren, “Bu anlamda kadınlar, daha hızlı bir araya geliyor. Ankara’da oluşturulan, Barış İçin Kadın Girişimi çalışmalarına aktif olarak katılacağım” açıklamasında bulundu.
Foto-Kamera: Zehra Doğan / Eylem Daş
(la/zd)

