‘Adalet olmadan, barış olamaz’
09:41
Zehra Doğan/JINHA
İSTANBUL – Barış İçin Kadın Girişimi konferansına katılanlardan Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü eski öğretim görevlisi Yakın Ertürk, adalet olmadan barış olamayacağına dikkat çekerek, "Sadece silahların susmasıyla barış gelmez. Bu süreçte, her anlamda adaletli olunması gerekiyor” dedi. Yakın ayrıca, adaletin her düzeyde sağlanması gerektiğinin altını çizerek, cinsiyet eşitliğinin önemli bir konu olarak gündeme getirilmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü eski öğretim görevlisi ve Avrupa Cezaevleri İşkenceyi Önleme Komitesi Üyesi Yakın Ertürk, dünya ülkelerinde yer alan cezaevlerini denetleyen heyet içinde olduğunu belirterek, önümüzdeki aylarda bir heyetin İmralı Cezaevi'ni denetlemek üzere Türkiye’de olacağını açıkladı. Yakın, Türkiye’de yaşanan barış sürecinde kadınların rol ve misyonunu JINHA’ya değerlendirdi.
‘Örgütlü kadın hareketi ile büyük başarılar elde ediliyor’
Dünya çapında, kadınların birikmiş tecrübelerinin olduğuna vurgu yapan Yakın Ertürk, hükümetin kadınları sürece dahil etmek istemediğini söyledi. Kadınların bu engelleri aşarak, kadın platformlarında yer alması ve seslerini bir şekilde duyurması gerektiğine işaret eden Yakın, "Dünya çapında, edindiğim deneyimlere baktığımda, örgütlü kadın hareketinde, derinlemesine başarılar ortaya çıkıyor" diyerek, Barış İçin Kadın Girişimi ile bu örgütlülüğün daha da genişletilmesinin söz konusu olduğunu belirtti.
‘Akil İnsanlar, Hükümet tarafından atılan en somut örnektir’
Akil İnsanlar Komisyonu'na da değinen Yakın, "Komisyondaki sayı, yarı yarıya olmalıydı. Fakat bu olmadı. Bunun yanı sıra komisyonda yer alan erkeklerin, ne düzeyde kadın bilincinde olduğunu öğrenmek isterdim" dedi. Yakın, 'Akil İnsanlar'ın hükümet tarafından atılan en somut örnek olduğunu dile getirdi. Yakın, kadın-erkek eşitliği üzerine, anayasanın 10. maddesinin değişikliğini hatırlatarak, "Anayasadaki bu düzenlemeden sonra hükümet, ‘Kadın-erkek eşittir, devlet bunun için gereken her şeyi yapar' dedi. Bu anlamda Akil İnsanlar Komisyonu, kadın-erkek eşitliğine giden adımda en büyük fırsattı” şeklinde konuştu. Yakın, kadınlardan hükümete ısrar gelmedikçe bazı adımların atılamayacağının altını çizerek, ısrar olmadıkça, kadın konusunun marjinal bir kavram olarak kalacağını kaydetti.
‘Bakış açısı önemlidir’
Akil İnsanlar Komisyonu'ndaki kadın sayısının yetersizliğine işaret eden Yakın, ”Sayısal nitelik önemlidir fakat, bakış açısı daha önemlidir” diyerek, barış sürecinin Akil İnsanlarla sınırlı olmadığını ve Barış İçin Kadın Girişimi’nin yaptığı organizasyonlardan, Akil İnsanlar Komisyonu’na yol gösterici kararların çıkacağına vurgu yaptı. Akil İnsanlar kanadından çok da umutlu olunmaması gerektiğini de ifade eden Yakın, "Bu komisyonun kendine ait bütçesinin olmamasının yanı sıra kendine özgü bir karar verme yetkisi de yok. Devletin barış sürecindeki programı tam net açıklanmadığı için Akil İnsanların halka ne vereceği konusunu çok iyi kavramış değilim" dedi. Yakın, sürecin daha çok halktan gelenleri, yukarıya taşıma şeklinde olduğunu belirtti. Akil İnsanlar Komisyonu'nun tabandan gelen seslerle yola çıktığını ifade eden Yakın, "Bu anlamda Barış İçin Kadın Girişimi'nde alınan kararlar komisyon tarafından değerlendirilmelidir" dedi.
‘Cinsiyet eşitliği sağlanmalı’
Yakın, adalet olmadan barış olamayacağını söyleyerek, "Sadece silahların susmasıyla barış gelmez. Bu süreçte, her anlamda adaletli olunması gerekiyor” dedi. Yakın ayrıca, adaletin her düzeyde sağlanması gerektiğinin altını çizerek, cinsiyet eşitliğinin önemli bir konu olarak gündeme getirilmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.
Foto-Kamera: Eylem DAŞ/ Leyla Ayaz/Zehra Doğan
(zd/la)

