'Biz özgürlük ve demokrasiyi hiçbir şeye değişmeyiz'
16:21
JINHA
ANKARA – BDP Kadın Meclisi’nin “Örgütlü kadın, demokratik kurtuluş, özgür yaşam” şiarıyla düzenlediği ve binlerce kadının katıldığı 2. Olağan Kongresi sona erdi. Yaptığı konuşmada kadın örgütlülüğünün önemine dikkat çeken BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Pelin Yılmaz, var olan erkek egemen sistemin kadın örgütlülüğünden korktuğuna işaret etti. BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, “Kürtlerin, haklarını pazarlık konusu yaptığını söylüyorlar. Haklarımızı pazarlık konusu yapmamız mümkün değil. Biz, özgürlük ve demokrasiyi hiçbir şeye değişmeyiz” derken; DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ise, “Özgür ve demokratik yaşamı birlikte inşa edeceğiz” dedi.
BDP Kadın Meclisi'nin Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda “Örgütlü kadın, demokratik kurtuluş, özgür yaşam” şiarıyla düzenlediği ve Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’a atfedilen 2. Olağan Kongresi, binlerce kadının katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. Kongreye, kadın örgütleri, LGBT aktivistleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendika temsilcileri, Başur, Avrupa ve Amerika’dan da yüzlerce kadın temsilci katıldı. Ayrıca kongrede Roboskili ve yaşamını yitiren HPG’lilerin ailelerinin de katılması herkese duygusal anlar yaşattı.
Kongrede konuşan BDP Kadın Meclisi Üyesi Kibriye Evren, bu kongreyi, 14 yıldır cezaevinde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a selam olarak gönderdiklerini belirterek konuşmasına başladı. “Dağlardan, ovalardan, şehirlerden buraya gelen herkese selamlar olsun” diyen Kibriye, kadın kurtuluşunun ödenen bedellerle belli bir aşamaya geldiğine dikkat çekerek, kadınların barışı hazırlama sürecinde aktif katılım yapma ve öncüsü olması için çağrıda bulundu. Bu sürecin AKP tarafından değil Kürt halkının emeğiyle, ödediği bedellerle, Abdullah Öcalan'ın emeğiyle yaratıldığını sözlerine ekleyen Kibriye, “Barışı hep beraber inşa edeceğiz. Sayın Abdullah Öcalan'ın aşk, özgürlük, hakikat gerçeğine bu temelde mücadele ederek ulaşacağız” dedi.
Kibriye Evren’in konuşmasının ardından BDP Kars Milletvekili Kürtçe, Kibriye Evren de Türkçe olarak PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın mesajını okudu. Abdullah Öcalan’ın mesaj şöyle:
“21 Y.Y KADIN DEVRİMİ OLACAKTIR…
Kadınların kendi program, örgüt ve yaşam tarzıyla kendilerini yeniden gerçekleştirmeleri ve bu temelde ilkeli yürümelerinin gereğine derinden inanıyorum. Buna yaşamlarını adamalarına büyük saygı gösteriyorum. Kadınların daha doğmadan erkeklerin karıları olmak yerine, halkın, sevginin, güzelliğin kadını olmaları gerekir.
Barış dönemlerinde bu soylu erdemleri daha çok geliştireceklerine, kölece bağımlı değil, özgürlüğün güzelce sürükleyici gücü olacaklarına inanıyorum. Bu belki de 21. yüzyılın en sürükleyici devrimci çalışması olacaktır. Kadınlara karşı olan duygularımı sözlerle ifade edemem, hem kafamda hem de yaşamımda bir arkadaş olmaya çalıştım. Düşüncemle, irademle arkadaş olmayı doğru ortaya koydum.
Kadınların örgütlenmesi en büyük umutlarımdan birisini oluşturmaktadır. Bu coğrafyanın tarih ve toplum gerçeğinde başlangıçta bir tanrıça kadar ileri olan kadının, günümüzde tamamen unutulup mezara gömülmekten beter bir duruma getirilmesi benim için her zaman temel bir sorun olmuştur. Bunun için büyük bir özgürlük mücadelesine giriştim. Bu temelde kadınla buluşmayı sağladım. Benim için kadın özgürlüğü topraktan, kültürden daha önemlidir. Kadınlara özgür bir yaşam yaratmak için uğraştım, uğraşıyorum.
İradeniz dışında evliliklere izin vermemelisiniz. Kimsenin sizi mal gibi satmasına izin vermemelisiniz. Sizin yeriniz sadece eviniz değil. Siz her yerde olmalısınız, söz sahibi olmalısınız, her yerde kadınlar konuşmalı. Kadın özgürlükçüsü olmak lazım. Kadına biçim vermeyi ahlaksızlık sayıyorum. Kadının xwedası gerekir. XWEDA kendi kendini doğurmadır. Özgür kadın bir güneş gibi doğar. Jin, Jiyan kelimeleri çok anlamlıdır. Kadınlar kudretli, özgür ve karar sahibi olmalıdır. Kadın değerli bir varlıktır. Jin, Jiyan kelimesi bunun için değerlidir.
Kadınsız yaşam olmaz ama mevcut kadınla da yaşanmaz tezimi koruyorum. Kadın kendisini 5000 yıllık kölelikten arındırabilir. Kadınlar özgür yaşamın imkânlarını ortaya çıkarmak ve geliştirmek konusunda sonsuz bir güce sahiptir. Bütün yaşamı sosyal olarak ve estetik olarak siz belirleyeceksiniz. Ekonomik yaşamı, sosyal yaşamı, estetik yaşamı siz inşa edeceksiniz. Ve böylelikle biz vahşi erkekleri düzelteceksiniz. Yüce kadınlar birliği önemlidir. Ortadoğu kültüründe bu var. Hititlere Sümerlere gidin, kendinize güveneceksiniz. Sabrınız var, emeğiniz var, çekiciliğiniz var. Çalışmalarınızın temeline özgür kadın arayışını alın. Umutlu olun, emek harcayın. İnanarak yapın. Kadın temelli çalışma önemlidir. Kadınlara Ortadoğu’da öncülük ediyorsunuz, ancak bu şekilde lider olursunuz. Kadına saygı budur.
Kadın özgürlük mücadelesi olmasaydı kadınlar köle olarak yaşamaya devam ederdi. Sakine’nin hayatı örnektir. Kadının özgürleşmesi Sakine’nin mücadelesidir. Sakine’nin hesabını sormalı, açığa çıkarmalısınız. Şehit kadın kahramanlar var. Hepsi çok değerliydi, hepsini saygı ile anıyorum.
Kadınların çektiği acılar en güzel yaşamı hak ettiriyor. Barış çabalarım onların özlemlerine yanıttır. Barış kadının en çok serpileceği bir dönemdir. Sürekli yoğun barış militanlığı yapılmalı. Kadının barış hareketine militan düzeyde katılması önemlidir. Barış ve demokrasi hareketlerine ilgi gösterin, öncülük edin, barış kadın işidir. Barış ve demokrasiye öncülük ederseniz militan bir kişilik yaratırsınız. .Kadın insan haklarının ve demokratikleşmenin teminatıdır. Kadın eksenli olmayan gelişmeler başaramaz.
KADINI ÖZGÜR OLMAYAN BİR HALK ÖZGÜR OLAMAZ. KADIN İÇİN SÖZÜMÜZ BİTMEDİ…"
‘Selam size Rozaların, Clara'ların yoldaşları!’
Okunan mesajın ardından konuşan BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Pelin Yılmaz, kadınları Kürtçe ve Türkçe şöyle selamladı:
Beritanların, Zilanların, Sakinelerin, Fidanların, Leylaların yoldaşları Merhaba!
Ceylanların, Şerzanların, Sevagların, Barışın Anaları Hoş geldiniz,
Her kökenden, her kültürden, her inançtan, her mezhepten, yaşama ve insan onuruna değer biçen kadınlar!
Selam size Rozaların, Clara'ların yoldaşları!
Emekçi, Direngen, Cesur, Yürekli ve Vicdanlı kadınlar,
Tarihten, tanrıçaları alınmış, yok sayılmış, kendini, ateş, kül ve dumanlar içinden, örgütlülüğüyle, mücadelesiyle yeniden var eden kadınlar,
Barış ve Demokrasi Partisi Kadın Meclisi 2. Olağan Kongremize hoş geldiniz. Hepinizi BDP Kadın Meclisleri adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”
‘Tarih yazan kadınlara selam olsun!’
Kadın mücadelesinde direnişçi, devrimci, feminist duruşuyla tarih yazan kadınları selamlayan Pelin, kadınların, verdikleri mücadele sonucu bugün birçok karar mekanizmasında yer aldıklarını ve siyasal yaşamın içinde önemli kazanımlar elde ettiklerini dile getirdi. “Kadın mücadelesi sadece kadınları özgürleştirmeyi değil aynı zamanda bir bütün olarak sınıfsız, sömürüsüz, cinsiyet özgürlükçü ve ekolojik bir toplumu hedefler” diyen Pelin, kadının özgür olmadığı bir toplumun özgürlüğünden söz edilemeyeceğine vurgu yaptı. “Yerel yönetimlerde kadın yaşam evleri, kadın sağlık birimleri, araştırma ve eğitim merkezleri kurduk. Kadının an be an güçlenmesini sağlayan bir dizi çalışmamız da devam ediyor” ifadelerine yer veren Pelin, kadına yüklenen geleneksel rollerin dışına çıkmak ve kadın özgünlüğüyle özgürlüğünü açığa çıkarmanın bütün çalışmalarının ana eksenini oluşturduğuna işaret etti.
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH)’ün kadınları yan yana getiren bir yapı olduğunu belirten Pelin, “DÖKH evde, mahallede, belediyede, mecliste; sanatta, siyasette; okulda, işte ayrı ayrı alanlarda olan kadınları bir çatı altında birleştirdi. DÖKH, cins bilinci ve mücadelesiyle birlikte, inkâr ve imha politikalarına karşı, kadınca verilen bir cevaptır” dedi. DÖKH'ün bütün Ortadoğu coğrafyasında kadın örgütlülüğünün en fazla ortaklaştırıldığı ve yükseltildiği hareket olduğunu kaydeden Pelin, Fransa’nın başkenti Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçiyi unutmadıklarına vurgu yaparak kadın katliamlarının hesabını soracaklarının altını çizdi.
‘Cezaevlerindeki insanlık dışı uygulamalara sessiz kalınmamalı’
Cezaevlerinde yüzlerce siyasi kadın tutsağın bulunduğuna vurgu yapan Pelin Yılmaz, “Bugün cezaevlerinde yüzlerce kadın siyasi tutsağın olması sistemin kadın örgütlülüğünden ne denli korktuğunun da göstergesidir. Tüm siyasi tutsaklarla birlikte kadınların içerde ve dışarıda gösterdiği direnç bu komplo siyasetini boşa çıkardı. Ancak bugün hala bizler çözüm sürecini tartışırken zindanlarda en ağır tecrit koşulları devam etmektedir. Özellikle insanlık dışı uygulamalarıyla sürekli gündeme gelen Şakran ve Tekirdağ’daki açlık grevlerine dikkat çekiyor herkesi duyarlılığa davet ediyoruz” dedi.
“Demokratik kurtuluş özgür yaşam şiarından geri dönüş yok” ifadelerine yer veren Pelin, “Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan Kürt direnişine olduğu kadar kadın özgürlüğüne önem verdi. Sayın Abdullah Öcalan'ın mesajını yüreğine yazan kadınlar olarak O ne kadar kadın özgürlüğüne önem veriyorsa, biz de o kadar Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne önem veriyoruz” dedi. Güvencesiz çalışan kadınlara, kadın katliamlarına, LGBTT bireylerin katledilmesi ve emeği sömürülen kadınlara vurgu yapan Pelin, Kürt çocuklarının katledilmesi başta olmak üzere Kürt coğrafyası üzerinde sürdürülen savaşın kadınların yaşamında birçok yıkım yarattığını, ancak kadınların mücadelesi ile bunun karşısında onurlu bir duruş sergilediğini kaydetti. Zulmü ve köleliği hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğinin altını çizen Pelin, tüm kadınları Rojava'da mücadele eden kadınlarla dayanışmaya çağırdı. Pelin konuşmasını, “Jin Jiyan Azadi” sloganı ile sonlandırdı.
PAJK'lı tutsaklardan mesaj var
BDP Lice Belediye Başkanı Fikriye Aytin, cezaevinden PAJK'lı tutsaklar, BDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak ve Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde bulunan PAJK'lı tutsaklardan gelen mesajları okudu. PAJK'lı tutsaklar mektuplarında, bugüne kadar direnişleri ve mücadeleleri ile onurlu bir geleceği inşa eden Kürt kadınlarının mücadelesini selamlarken, Paris'te katledilen Sakine Cansız'ın cezaevindeki duruşunun, direnişinin tarih tarafından yazıldığına da işaret etti. Kadınlara büyük sorumluluk düştüğüne dikkat çeken PAJK’lılar, barışı inşa mücadelesinin hakkıyla yürütülmesi için herkesin üzerine düşeni yapacağına inandıklarına dikkat çekti. Tutsaklar, Tekirdağ Cezaevi başta olmak üzere birçok cezaevinde yaşanan hak ihlallerine karşı durma çağrısında bulundu. Konuşmaların ardından sahneye çıkan dengbêj kadınların şarkıları eşliğinde halaylar çekildi.
‘Haklarımız pazarlık konusu değildir’
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak kadınları Kürtçe selamlayarak konuşmasına başladı. Özgürlük mücadelesinde aralarında olmayan yaşamını yitiren tüm kadınların önünde saygıyla eğildiklerini ifade eden Gültan, tutsak kadınlara selam yolladı. Önemli bir süreçten geçtiklerine vurgu yapan Gültan, Türkiye'nin en önemli sorunu olan Kürt sorununu demokratik bir yöntemle çözmeyi esas aldıklarını ifade ederek, “Sayın Abdullah Öcalan'ın başlattığı bu süreci sahiplenmemiz, Barış Annelerini, evlatlarını yitiren tüm kadınlara layık olmamız önemli. Bu mücadeleyi başarıya taşımayı bir söz, bir direniş, bir yaşam olarak büyüteceğiz, başarıya ulaştıracağız. Bu süreci tüm insanlık için başlatan Sayın Abdullah Öcalan'a layık olmak için büyüteceğiz" dedi. Türkiyeli kadınların Kürt halkının kendi haklarını pazarlık konusu ettiğini söylediğini ifade eden Gültan, "Hiçbir pazarlık sizin evlatlarınızdan daha değerli olabilir mi? Bizler Kürt kadınları olarak Sayın Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla size evlatlarınızın yaşamını korumaya çalışıyoruz. Bu ülkede yaşayan her birey eşit olsun, haklarını kullansın, akan kan dursun istiyoruz. Kürtler kendi haklarının pazarlığını yapıyor dediler. Bizim haklarımızı pazarlık konusu etmemiz söz konusu değildir. Biz özgürlüğü demokrasiyi hiçbir şeyle değişmeyiz" şeklinde konuştu.
‘Bizim içinde olmayacağımız bir mücadele eksik olacaktır’
Gültan, kadınların yaşam hakkının ortadan kaldırıldığı bir ülkede yaşanıldığına dikkat çekerek, Buradan tüm Türkiyeli kadınlara sesleniyoruz. Bir gün barış olacaksa onurlu, demokratik olacak” açıklamasında bulundu. Gültan’ın “Kürt sorunu çözülürse barış olursa mutfağa mı döneceksiniz yoksa meydanlarda mı olacaksınız?” sorusuna kadınlar “meydan” diyerek coşkulu bir karşılık verdi. Kadınlar olarak Kürt Mücadelesi’nin merkezinde yer aldıklarına vurgu yapan Gültan, “Kadının olmadığı bir mücadele eksiktir. Bu nedenle biz kendi mücadelemizi Türkiye'nin demokrasi, Kürt halkının özgürlük mücadelesi olarak görüyoruz” dedi.
‘Gelin barışı paylaşalım’
Kürt sorununun sonucunda her ailenin, kadının büyük acılar ve travmalar yaşadığına vurgu yapan Gültan Kışanak, “Bu travmaların en büyüğünü çocuğunu yitiren analarımız yaşadı. Verdiğimiz bedellere layık olmak için bundan önce olduğu gibi bundan sonra da biz kadınlar öncülük etmeliyiz” dedi. Türkiyeli kadınlara da seslenen Gültan, “Gelin tüm kadınlar olarak el ele verelim barışı özgürlüğü hep birlikte kazanalım diyoruz. Kadınların el ele verdiği bir barış sürecinin bir çözüm sürecinin kaybedeni olmayacaktır. Türkiyeli kadınlara, ‘Gelin birlikte mücadele edelim’ diyoruz. Yükü buraya kadar getirdik. Bundan şikayet etmiyoruz. Ve şimdi çağrıda bulunuyoruz. Gelin şimdi barışı paylaşalım. Hep beraber demokrasiyi inşa edelim” dedi.
‘Türkiye halkları sorumluluk almalı’
Kadınların hayat anlamına geldiğini belirterek konuşmasına başlayan DTK Eş Başkanı ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir şekilde çözülmesinin kadınlara bağlı olduğuna işaret etti. Kürt kadın siyasetçiler olarak verdikleri mücadeleyi başarıya ulaştıracaklarının sözünü veren Aysel, “Sayın Abdullah Öcalan bu halkın lideridir. Bu halkın eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesini sahiplenelim. Sayın Abdullah Öcalan'ın barışa ve çözüme etkin katılımı için koşullarının yaratılması gerekiyor. Bu açıdan bir Kürt-Türk dayanışmasından bahsetmektedir. Sayın Abdullah Öcalan'ın Kürt ve Türk halkına seslenmesi için koşullarının düzeltilmesini istiyoruz” dedi. Kadınlar olarak çözümün merkezinde yer alacaklarını kaydeden Aysel, İmralı’daki görüşmelerin barış süreci için yeterli olmadığını dile getirdi. Mücadelenin tek taraflı değil, Türkiye halklarıyla olması gerektiğini belirten Aysel, “Kararlılığımızla, biz barışı getireceğiz. Bu ülkede barışı isteyen tüm kadınlara çağrı yapıyoruz. Barışı uzak bir tarihe atmayalım, sorumluluk alalım, birlikte başaralım” dedi.
Foto – Kamera: Özlem Arıcı / Esra Gültekin / Ruken Çelik
(gk)

