‘Eşitlik konusu, doğal yaşam alanları üzerinde yoğunlaştırılmalı’

19:08

 


JINHA


AMED – Kadınların koparıldığı ekolojik yaşamı yeniden inşa etmek amacıyla Kent Konseyi ve Yerel Gündem 21’in beraber düzenlediği fidan dikme etkinliğinde konuşan Sibel İşbilen, “Aslında kadın mücadelesinin verildiği eşitlik konusunu doğal yaşam alanları üzerinde yoğunlaştırmalı ve bu alanlarda da kadının varlığını hissettirmeliyiz” şeklinde konuştu.


Diyarbakır Yerel Gündem21 ve Kent Konseyi Kadın Meclisi, bugün Diyarbakır Talaytepe Kayıplar Ormanı’nda bir etkinlik düzenledi. Kadın ve çocukların birlikte gerçekleştirdiği etkinlikte, baz istasyonlarının alt kısmındaki boş araziye ağaç dikilerek, ekolojik yaşamın önemine dikkat çekildi. Doğa ve kentleşmenin en belirgin şekilde karşımıza çıktığı yerlerden biri olan Talaytepe Kayıplar Ormanı’nda, bugün bir araya gelen kadınlar ağaç dikerek, kentleşmenin doğa üzerindeki tahribatına dikkat çekti. Bir tarafta baz istasyonu, diğer tarafta ise gökyüzüne ulaşma gayretinde sıklaşan binalar ve bunların tam ortasında Kayıplar Ormanı. Tıpkı ağaç dikmeye gelen çocuklarında söylediği gibi: “Adı üstünde, Kayıplar Ormanı… Baz istasyonunun hemen altında biz, kaybolan doğayı yaratmaya çalışıyoruz.”


Teknolojinin gelişmesi ile beraber doğanın daha çok tahrip edildiğini vurgulayan çocuklar, “Burada diktiğimiz dört, beş tane ağaç bile bizler için çok değerli” dedi. İnsanların doğayı yeterince korumadığına ve sürekli gelişen teknoloji ile beraber daha çok tahrip ettiğine işaret eden çocuklar, “İnsanların çocukları ile beraber gelip eğleneceği bir alan yaratmaya çalışıyoruz. Fakat, burada baz istasyonu varken kimse çocuğunu alıp bu radyasyona getirmez” sözleriyle, baz istasyonlarının yarattığı tehlikenin çocuklar olarak da bilincinde oldukları belirtildi.


‘Kadının varlığını doğal yaşam alanlarında da hissettirmeliyiz’


Yerel Gündem21 ve Kent Konseyi Kadın Meclisi’nden Sibel İşbilen ve Havva Karahancı ise, Diyarbakır’da gerçekleşen kentleşmenin oldukça tehlikeli bir boyut aldığına dikkat çekti. Sibel, kentin doğa yapısını değiştirmek ve betonlaşmayı engelleyerek daha çok yeşil alan yaratmak için bu etkinliği düzenlediklerini dile getirdi. Yaklaşık iki haftadır fidan dikme etkinliklerinin devam ettiğini belirten Sibel, “Kadının ekolojik anlamdaki rolü, kentin yeşilliğe yeniden kavuşması ve yaşam anlayışımızı daha çok doğa ile bütünleştirmek için bu etkinliği düzenledik.  Endüstri ve kapitalizm ile beraber azalan doğal toplumda, kadının bu alanlarda sözü olduğunu belirtiyoruz. Günümüzde bazı kadınlar, mücadelelerinin çoğunu sanayi ve endüstrideki eşitlik üzerinden algılamakta. Aslında eşitlik konusunu doğal yaşam alanları üzerinde yoğunlaştırmalı ve bu alanlarda da kadının varlığını hissettirmeliyiz” şeklinde konuştu.


‘Doğadan koparılan kadının, doğa ile buluşmasını amaçladık’


Sibel İşbilen’in ardından konuşan Havva Karahancı ise, etkinliğin amacını şu şekilde ifade etti:


“Bu çalışma kararını alırken özellikle kadınların yaşamın her alanında söz hakkı ve sahibi olduklarını ve bulundukları şehirde kadın bakış açısı ile doğadan koparılan kadının tekrar doğa ile buluşmasını amaçladık. Kadınların yaşadıkları alanlara sahip çıkması ve çarpık kentleşmelerden ziyade doğal bir topluma dikkat çekmeyi amaçladık. Bizi üzen, kentin bu kadar çok betonlaşması oluyor. İnsan doğadan koparıldıkça önce kendisine, sonra sosyal ilişkilerinde karşısındakilere karşı yabancılaşıyor ve bir hapis hayatı yaşıyor.  Baz istasyonun olduğu yerde ormanlık alanın olması da ayrıca bir çelişkidir. Baz istasyonları çevreye ve insana oldukça büyük zararlar veriyor. Belki bu ormanlık alan ileride, bu baz istasyonlarının kaldırılmasına yönelik bir çalışmanın da başlangıcı olabilir.”


(eg-rç/gk)