‘Engelli bireylerin değil, toplumun rehabiliteye ihtiyacı var’ - IV-

11:06

 


Engelli kadını birey değil toplum katlediyor


Derya Ceylan – Eylem Daş / JINHA


AMED – Psikolog Diyar Oğuzsoy, “Ensest, kolay kaldırılabilecek ve hemen unutulabilecek bir durum değil, bu sadece iki kişinin arasında geçen bir durum olmaktan çıkıp bütün aileyi ve bütün çevreyi ilgilendiriyor” dedi.  Ayrıca, çevreden doğan baskılar sebebiyle namus cinayetlerinin işlendiğini, katledilenin ise yine kadın olduğunu söyledi.


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde kadın ve çocuk engelli bireylere psikolojik destek hizmeti veren Diyar Oğuzsoy,  desteğin kişi odaklı olmadığını aileyi de kapsadığını ifade etti. Belediye bünyesinde engelli bireyleri birçok hizmetten yararlandırmaya çalıştıklarının altını çizen Diyar, Diyarbakır şartlarında iş piyasasında istihdamın düşük olduğunu bu sebeple atıl durumda olan birçok engelli bireyin olduğunu belirtti.


‘Kamusal alanda kadınlar anadilini kullanamıyor’


Engelli kadınların gerek kadın olmaktan gerek engelli olmaktan kaynaklı birçok sıkıntı yaşadığını vurgulayan Diyar, kadınların çalışma hayatında yok denecek kadar az olduğunu, eve hapsolduğunu, dolayısıyla sorunların büyüdüğünü ifade etti. Ayrıca Diyar, kadınların anadilini kamusal alanda kullanamaması önemli sorunlardan bir tanesidir dedi. Engelli kadınlar için hastaneye gitmenin bile mutluluk kaynağı olduğunu dile getiren Diyar, amaçlarının engelli kadınların sosyalleşmeleri ve kendilerini değerli hissetmeleri için evden çıkarmak olduğunu açıkladı.


‘Engel ailede başlıyor’


Engelin, öncelikle ailede başladığının altını çizen Diyar, engelli birey doğduğunda engel doğuştan ise ailenin tepkisinin öncelikle korku, daha sonra suçlama ve dışlama şeklinde olduğunu söyledi. Şok aşaması ve suçluluğun en kötü aşamalar olduğunu da sözlerine ekleyerek, ailenin öncelikle kendini suçladığını daha sonra suçlamanın çocuğa yöneldiğini kaydetti. Diyar, daha sonraki aşamalarda ailenin korumacı bir rol izlediğini ve bu sebeple çevrede özellikle engelli kadınlara rastlanmadığını vurguladı.


‘Ensest iki kişiyi değil toplumu ilgilendiriyor’


Psikolog Diyar, sözlerine şöyle devam etti:


“Bize gelen vakalarda engelli kadınlar üzerinde aşırı bir baskı olduğunu gözlemliyoruz. Kadınlar, dışarıdayken her türlü riske açık olduğunu engelinden dolayı kendini koruyamayacağını biliyor. Bu sebeple çareyi kendini eve kapatmakta buluyor. Ensest vakalarının özellikle zihinsel engelliler ve mental bozukluğu olan bireyler üzerinde görülüyor. Birkaç ensest vaka ile karşılaştık. Tamamıyla böyle bir serbestlik dışarıya tamamen kendini salıvermekte doğru değil. Buna benzer durumlarda dışarıdan gelen tehlikeleri de gördük, hatta çocuk doğuranlar bile oldu.”


Ensest vakalarında fark edildiği andan itibaren hukuksal sürecin başlatılması ve hemen ardından, aile bireylerinin geneline yönelik rehabilitenin işletilmesi  gerektiğini vugulayan Diyar, “Ensest, kolay kaldırılabilecek ve hemen unutulabilecek bir durum değil, bu sadece iki kişinin arasında geçen bir durum olmaktan çıkıp bütün aileyi ve bütün çevreyi ilgilendiriyor. Ayrıca, çevreden doğan baskılar sebebiyle namus cinayetleri işleniyor, katledilen ise yine kadın oluyor”dedi.


‘Sakat ve özürlü kelimeleri ötekileştirmek için kullanılıyor’


Sakat ve özürlü sözcüklerinin kullanımını ve devletin engellilere bakışını eleştiren Diyar, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Özürlüler İdaresi Genel Müdürlüğü var. Kendi özel dernekleriyle ilgili Sakatlar Konfederasyonu,  Sakatlar Derneği ve Özürlüler Vakfı var. Kendi aralarında birlik olup buna dur demeleri ve itiraz etmeleri gerekmektedir” açıklamasında bulundu.


Sakat kelimesinin, işlevini yerine getiremeyen bir arızası olan a anlamını taşıdığına değinen Diyar, sakat ve özürlü kelimelerinin artık anlamını karşılamadığını, birine hakaret etmek için kullanıldığını kaydetti.


‘Yerel yönetimlerin engellilere dönük çalışmaları halka yayılıyor’


Birkaç yıl öncesine kadar engellilerin ön planda olmadığına işaret eden Diyar, kaldırımların, yolların ve binaların engellileri gözetmeden yapıldığına vurgu yaptı. Ancak son yıllarda politikaların değiştiğine de değinen Diyar, “ Yerel yönetimlerde engellilere dönük uygulamalar yapılınca bu halka da yayılıyor. Yapılan uygulamalar görülünce halkta da biraz hassasiyet gelişebiliyor, ama şuan çokça yol kat edilmiş değil” dedi.


‘Engelli bireylerin sorunları çözülmeli’


Engelli bireylerin toplumla bütünleşmeme nedenlerini birkaç başlık altında toplanması gerektiğini ifade eden Diyar, “Bu başlıklar yoksulluk, eğitim rehabilitasyon eksikliği, fiziki mekânların ve çevre şartlarının olumsuzluğu ve istihdam sorunlarıdır” dedi.  Diyar, sözlerine şöyle devam etti: 


“Yetişkin engelli bireylerde en büyük sorunun istihdam olduğunu görüyoruz. Sadece tıbbi bir bakış açısıyla değerlendirilebiliyor.  Aslında biz o bakış açısını kırıp bunun tıbbi değil de sosyal bir modele indirgeyebilmemiz gereklidir.” (Bitti)


Foto – Kamera : Derya Ceylan – Eylem Daş


(dc–ed/la)