‘Kürtçe konuş Zîlan, sen de Bêrîvan, sen de Şoreş!..’

09:55

 


Mizgîn TABU - JINHA


AMED-  Kürtçe dilinin esas koruyucusu olan Kürt kadınları, “Dilimiz zaten yüzlerce yıl yasaklandı. Hâlâ da Kürtçemiz resmi dil değil. Dilimiz nedeniyle tutuklanıyor, darp ediliyoruz. Dil için çok bedel ödendi. Halen de ödeniyor” diyor. Dillerini konuşmayı ihmal edenlere ise Fayme Ana sesleniyor: “Çocuklarına Kürtçe isimler veriyorlar. Egît, Zîlan, Bêrîvan, Şoreş…Ama onlarla Türkçe konuşuyorlar. Bu büyük bir ayıp.”


 


Canlılar arası iletişimin başlıca unsuru ‘dil’, insanın ilk dil eğitimini aldığı kişi ise ‘anne’ oluyor. Bu nedenledir ki, ‘anadil’ kavramını kullanıyoruz. Her gün dünya genelinde yüzlerce dil, yok olmayla karşı karşıya geliyor. Bundan birkaç yıl öncesine kadar, Kürt dili de yürütülen asimilasyon politikaları nedeniyle, bu diller arasında yerini alıyordu. Ancak Kürt dilinin korunması ve geliştirilmesi için yürütülen çalışmalar da gittikçe artıyor. 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı da bu çalışmalardan sadece biri. Kürt Dil Bayramı, 15 Mayıs 1932’de Mîr Celadet Bedirxan tarafından Şam’da basımı gerçekleştirilen Hawar Dergisi’nin yıldönümü kutlanıyor. Kürt Dil ve Eğitim Hareketi (TZP Kurdî) öncülüğünde gerçekleştirilen kutlamalar, 2006 yılından beri düzenleniyor. Biz de, bu gün vesilesiyle, Kürtçe dilinin esas koruyucusu olan, Kürt kadınlarına uzatıyoruz mikrofonlarımızı…


‘Dilini inkar eden, Allah’ı da inkar eder’


Kürt Dil Bayramı’nın kutlanmasının önemine dikkat çeken annelerden Fayme Tabû, “Dilimiz zaten yüzlerce yıl yasaklandı. Hâlâ da Kürtçemiz resmi dil değil. Dilimiz nedeniyle tutuklanıyor, darp ediliyoruz. Dil için çok bedel ödendi. Halen de ödeniyor” diyor. Kürtçe’nin, diğer dünya dillerinden farklı olmadığına işaret eden Fayme Ana, çocuklarının anadilde eğitim görememesinden yakınıyor: “Çocuklarımızın başkalarının dilini öğrenmesi için para ödüyoruz. Dilimizden utanıyoruz. Oysa dilini inkâr eden, Allah’ ı da inkar etmiş olur. Herkese dilini veren Allah, bize de bir dil vermiş.”


‘Kürtçe konuşanlar dayak yerdi’


Fayme Ana, çocukluğundan bir anısını da paylaşıyor bizimle: “Hatırlıyorum, daha küçüktüm. Erkek kardeşlerim okula gidiyorlardı. Öğretmenleri, arkalarına bir çocuk takıyordu. ‘Gidip kapıyı dinleyin, evde Türkçe mi konuşuluyor, yoksa Kürtçe mi?’ diye. Çocuklar gelip evimizin kapısından bizi dinliyordu. Biz de evde Kürtçe konuşuyorduk tabii. Ertesi gün kardeşlerim okula gittiğinde, evde Kürtçe konuşulduğu için, öğretmen tarafından dayaktan geçiriliyordu.” Fayme Ana’yı inciten bir diğer şey de, Kürt annelerinin çocuklarıyla Türkçe konuşması oluyor. Fayme Ana, “Çocuklarına Kürtçe isimler veriyorlar. Egît, Zîlan, Bêrîvan, Şoreş…Ama onlarla Türkçe konuşuyorlar. Bu büyük bir ayıp. Kürtçe konuş Zîlan, sen de Bêrîvan, sen de Şoreş. Kürt annelerine de sesleniyorum. Dilinize sahip çıkın. Dilinizden utanmayın” çağrısında bulunuyor.


‘Kürtçe, Anayasal güvenceye kavuşsun’


Kurdî-Der tarafından verilen Kürtçe Dil Kursu’na katılan Gulê Karataş adlı öğrenci, kursa Kürtçe’yi tam anlamıyla öğrenmek için gittiğini belirtiyor. Kürt halkının yaşadığı birçok bölgede Kürtçe’ye Türkçe kelimelerin de karıştığına dikkat çeken Gulê, “Gelecekte çocuklarımız, çevremiz, kendi anadilini bilsin istiyorum. Dil, insanın varoluşudur. Kürtçe’nin süreklileşmesi için, bir an önce Anayasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor. Kürtçe Dil Bayramı, bana farklı bir duygu yaşatıyor. Dilimiz, dil bayramımız olmasa, biz de olmazdık” diyor.


‘Hawar Dergisi’nin ilk basıldığı gündür’


Kurdî-Der yöneticilerinden Ruken Sarılı da, TZP Kurdi’nin kurulduğu 2006 yılında Katalanlarla birlikte hazırlanan bir proje kapsamında Kürtçe dil öğretmenlerinin yetiştirildiğini belirtiyor. Kendisinin de bu projeye katıldığını aktaran Ruken, bir Kürt kadını için anadilde eğitim veren bir öğretmen olmanın ‘en kutsal ve onurlu görev’ olduğunu söylüyor. Her Kürdün, Ehmedê Xanî, Celadet Elî Bedirxan, Rewşen Bedirxan ve diğer birçok büyük öğretmenin torunları olarak, onların mirasına sahip çıkmaları gerektiğini ifade eden Ruken, şunları kaydetti:


“Kürt Dil Hareketi kurulduğunda, Dil Bayramı kutlanması gereği duyuldu. Kadim dilimiz olan Kürtçe’ nin nasıl zorlu süreçlerden geçtiğini, hepimiz biliyoruz. 1932 yılında, Mîr Celadet Elî Bedirxan tarafından Şam’da basılan Kürtçe Hawar dergisinin basım günü olan 15 Mayıs’ı, Kürt Dil Bayramı seçtik. Kürt Dil Hareketi’nin kuruluş yılından bu güne, Kürtçe Dil Bayramı’nı kutluyoruz. Bu bayramın kutlanmasındaki amaç, halk arasında anadilin yerleşmesinin bilinç ve önemini kavratmaktır. Sizlerin aracılığıyla, basına da seslenmek istiyorum. Dil alanı, sadece böyle belli günlerde çalışma yürütmüyor. Halkının dili için mücadelesini her koşulda sürdürüyor. Kürt halkı, asimilasyon politikalarına karşı mücadelesini aralıksız sürdürüyor. Yürütülen çalışmalar basın tarafından halka iletilmediği zaman, dar kalıyor ve hedefine ulaşmıyor. Bu nedenle de, basının rolü büyüktür.”


Kürt Dil Bayramı etkinlikleri


12-15 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Cizre Dil Festivalin de, Kürtçe diline ilişkin, edebiyattan, basına birçok önemli başlıklarda söyleşiler gerçekleştirildi. Yine Kürt Dil Bayramı etkinlikleri kapsamında, Amed’de 15 Mayıs günü Parkorman’da bir şölen düzenlenecek. Birçok il ve ilçede, bir hafta boyunca düzenlenecek panel, yürüyüş ve şenlikler gerçekleştirilecek. Ayrıca 19 Mayıs günü Amed’de “Dilin kullanımında kadının rolü” paneli, düzenlenecek. Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, panele konuşmacı olarak katılacak. Gülçiçek Güneltekin de, “Asimilasyon ve Otoasimilasyonun Toplumların Dili Üzerine Etkisi” konulu panele konuşmacı olarak katılacak.


Fotoğraf ve Kamera: Mizgîn TABU


(mt/hö/hp)