Sebahat Tuncel: Saldırılar örgütlü ve organizasyonlu bir şekilde yapılıyor

23:10

JINHA

AMED - Dicle Üniversitesi’nde dün çıkan ve bugün devam eden olaylarda DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk başından yaralandı. Konuya ilişkin DÖKH bileşenleri adına BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel açıklama yaparak, “Bu tarz saldırıların örgütlü ve organizasyonlu bir şekilde yapılıyor. Buradan hükümete ve özellikle içişleri bakanına sesleniyoruz, gerçekten bu sürecin sağlıklı ilerlemesini istiyorsanız özellikle üniversitelerde ortaya çıkan bu faşist saldırıları engellemek sizin elinizde. Bizler her zamanki gibi öğrencilerinde yanındayız” vurgusunu yaptı.


Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) bileşenleri Dicle Üniversitesi’ndeki saldırıları yaptığı basın açıklaması ile kınadı. DÖKH adına açıklama yapan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, “Son bir aydır Türkiye’deki bütün üniversitelerde Kürt öğrencilere yönelik çok ciddi saldırılar var. Bizler bu saldırıların organize ve örgütlü bir saldırı şekli olduğunu düşünmekteyiz.  Bu anlamda gençlerin yalnız olmadığını, HDK, DÖKH, DTK ve BDP olarak gençlerle birlikte ve dayanışma içinde olduğumuzu, bu saldırılara boyun eğmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz” vurgusunu yaptı.

‘Bu saldırılar barış ve çözüm sürecine yapılmaktadır’

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat,  üniversitelerde gerçekleşen saldırıların sadece öğrencilere karşı değil, barış ve çözüm sürecine karşı yapıldığını belirtti. Sebahat, “Dünden beri Dicle Üniversitesi’nde gerçekleşen ve çoğunluğunun üniversite öğrencisi olmayan grupların Dicle Üniversitesi’ndeki Kürt yurtsever öğrencilere yönelik saldırılarını protesto etmek amaçlı, öğrencilerin yapacağı basın açıklaması için DTK Eş Başkanı Sayın Aysel Tuğluk ve Mülkiye Birtane arkadaşımız da oradaydı.  Aysel Tuğluk, öğrencilere yapılan saldırıları protesto ederken, ne yazık ki başka bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. Eş başkanımıza yapılan bu saldırıyı kınıyoruz ve saldıranların bir an önce ortaya çıkartılmasını istiyoruz. Bu güne kadar gördüğümüz örneklerde ne yazık ki özellikle BDP’li kadın vekillere yönelik saldırılar her zaman için cevapsız kalmış, hükümet bu konularda süreci izlemede sonuçsuz bırakmıştır. Umarım bu defa böyle olmaz ve bu konuya ciddi bir şekilde eğilirler” vurgusunu yaparken,  “Son bir aydır Türkiye’deki bütün üniversitelerde Kürt öğrencilere yönelik çok ciddi saldırılar var. Bizler bu saldırıların organize ve örgütlü bir saldırı şekli olduğunu düşünmekteyiz. Özellikle son dönemde Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı barış ve çözüm sürecinde üniversitelerde başlayan bu saldırıların kasıtlı olarak yapıldığını, birilerinin üniversitelerde Türk-Kürt çatışması yaratmak istediğinin bilincindeyiz. Bu anlamda gençlerin yalnız olmadığını, gençlerle birlikte ve dayanışma içinde olduğumuzu, bu saldırılara boyun eğmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz” dedi.

‘Kadınlar olarak daha örgütlü olacağız’

Sebahat, yaşamın her alanında kadınların daha büyük zarar gördüğünü ifade ederken, “Savaşın en ağır faturasını biz kadınlar yaşadık. En çok acıyı biz kadınlar yaşadık. Sadece çocuklarımızı değil doğamızı da kaybettik.  Türkiye de yoksulluk hem Kürtleşmiş hem kadınlaşmıştır. Dolayısıyla kadınlar olarak barış sürecinin en aktif çalışanları olacağız ve bu tarz saldırıların karşısında daha örgütlü duracağız” şeklinde konuştu.

‘90’lardan bir farkı yok’

Sebahat, bu tarz eylemlerin tıpkı doksanlı yıllarda Hizbullah’ın Kürtlere yaptıklarına benzediğini ve Kürtlere bu acıları yeniden yaşatmaya kimsenin hakkı olmadığını ifade etti.  Sebahat, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Buradan hükümete ve özellikle içişleri bakanına sesleniyoruz, gerçekten bu sürecin sağlıklı ilerlemesini istiyorsanız özellikle üniversitelerde ortaya çıkan bu faşist saldırıları engellemek sizin elinizde. Bu güne kadar saldıranlar değil, saldırıya uğrayanlar hakkında soruşturma açıldı. Hatta öğrenciler okuldan atıldı, birçok Kürt öğrenci bu saldırılar yüzünden can güvenliği olmadığı için okulu bıraktı. Böylesi bir ortamda barıştan ve çözümden nasıl söz edeceğiz. Eğer üniversitelerdeki bu saldırıları engellemezseniz bu sürecin sağlıklı yürümesinin hiçbir koşulu yoktur. Biz buradan hükümeti uyarıyoruz. Dicle Üniversitesi’ndeki saldırılara ilişkin şunu ifade etmeliyim ki, Hizbullah’ın yeniden böylesi provaktif bir saldırı içinde olması, özellikle doksanlı yıllarda Kürdistan’da yaşanan kirli savaş döneminde yaptıklarını yeniden canlandırmaktadır. Hizbullah yeni dönemde özeleştiri verip Kürt halkının yanında olduklarını belirtmişlerdi ama bugün gelinen noktada özellikle üniversite öğrencileri nezdinde yaşlanan bu çatışmalar genelleşebilir, bunun kaygısını yaşıyoruz ve kendilerini uyarıyoruz. Doksanların yeniden gün yüzüne çıkması ve Kürtlere o dönemki acıları yeniden hatırlatmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu saldırılar, şuan ki sürece yöneliktir. Çözümden, barıştan yana olmayanlar bu saldırıları gerçekleştirmektedir.  Bu ülke 12 Eylül’leri, 90’ları yaşadı. Bugün ortaya çıkan barış ve çözüm yaklaşımını ve umudunu heba etmeye çalışanları uyarıyoruz. Kendilerine yönelik sözümüzü her zamankinden daha örgütlü olarak sözümüzü söyleyeceğiz. Dicle Üniversitesi’ndeki ve diğer üniversitelerde saldırıya uğrayan Kürt öğrencilerin yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Şunu da ifade etmeliyim ki, emniyet öğrencilere yönelik saldırıları durdurmaktansa öğrencilere yönelik başka bir saldırı gerçekleştirmiştir. Dicle Üniversitesi’ndeki bu saldırıların derhal durdurulması gerekmektedir.”

(eg/la)