İzmirli Kadınlar Handan Çağlayan İle kadının barış mücadelesini konuştu
11:21
JINHA
İZMİR – Savaşlarda kadının mağduriyetinin boyutlarının çok ağır olduğunu ifade eden araştırmacı yazar Handan Çağlayan, siyasetçilerin genellikle Kürt Sorunu ile ilgili konuşurken “analar ağlamasın” söylemini kullanarak militarizmi ve ulusal annelik ve kadınlık rollerini yeniden ürettiğini, annelerin gözyaşını araçsallaştırdığını belirtti.
Son dönemde gerçekleşen müzakere sürecinde aktif yer almak için kadınlar bir araya gelmeye devam ediyor. İzmir Savaşa Karşı Kadın Girişimi’nin düzenlediği “Handan Çağlayan İle Kadınlar Barışı Konuşuyor” adlı etkinlik bugün İzmir 78’liler lokalinde yapıldı.
Araştırmacı yazar Handan Çağlayan’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte son dönem oluşan barış sürecini, savaşın cinsiyetini ve 30 yıldır süren savaşta en çok kadınların mağdur olması konusu üzerinde duruldu. Handan, siyasetçilerin genellikle Kürt Sorunu ile ilgili konuşurken “analar ağlamasın” söylemini kullanarak militarizmi ve ulusal annelik ve kadınlık rollerini yeniden ürettiğini, annelerin gözyaşını araçsallaştırdığını belirtti. Savaşın bir cinsiyeti olduğunu dile getiren Handan, tarihte ilk savaşın ve sistematik şiddetin erkeklerden kadınlara yönelik olduğunu ve bu şiddetin zaman içerisinde toplumsallaşarak erkeklerin, kadınları ve doğayı denetim altına aldığını kaydetti.
Handan, Kürt kadınlarının önce zorunlu göç, sonra gözaltına alınma, tutuklanma ve faili meçhul cinayetlerden dolayı yaşadıkları mağduriyetle birlikte zamanla örgütlenerek güçlendiklerini vurguladı. Ataerkil sistemin annelik kavramını yeniden oluşturduğunu ve kadınların da “bu vatan için askerler doğurmasını” isteyerek kadınların bedeni üzerinden militer politikalar yürütüldüğüne dikkat çeken Handan Çağlayan, 30 yıllık savaş süresince medyanın yaptığı manipülasyondan dolayı Türkiye’nin batısında yaşayan insanların genellikle savaşla ilgili çok fazla bilgisinin olmadığını ve doğu ile batı arasında farklı mağduriyetler yaşandığını dile getirdi. Bölge’de yaşanan savaş ve hak ihlalleri nedeniyle adalete olan inancın fazlasıyla azaldığını sözlerine ekleyen Handan, kadınların bu nedenle bir araya gelemediğini belirtti.
Handan Çağlayan, son dönemde yaşanan barış sürecinde kadınların da yer alması gerektiğini ifade ederken, savaşın ancak gasp edilen hakların geri verilerek barış sürecinin kalıcılaşması ile bitebileceğinin altını çizdi. “Her şeye rağmen çatışmalar durmalı” diyen Handan, aynı zamanda kadınların da bu savaşta en çok mağdur edilenler olarak mücadele etmesi gerektiğini, bu savaşa bağlı olarak kadın, yoksulluk gibi meselelerin de çözülmesi gerektiğini aktardı.
(bk/gk)

