Roza’dan Hêviya Jinê’ye kadının sesi…
11:52
Mizgin Tabu – Derya Ceylan / JINHA
AMED – 1996 yılından beri farklı isimlerle yayınlanan kadın dergisi Hêviya Jinê çalışanları, kolektif bir çalışma ile kadın gündemini ve mücadelesini kadınlara aktarıyor. Kadın gündeminin çeşitli başlıklar altında işlendiği Hêviya Jinê dergisinin çalışanı Asya Tekin, kadınları üretmeye yönlendiren bir anlayışla hareket ettiklerini belirterek, “Bir kadın ne kadar yazarsa o kadar gelişir, büyür, değerli olur. Bu kadının özgürlük mücadelesine de destek sunar” diyor.
Roza dergisi 1996 yılında Kürt Kadın dergisi olarak yayın hayatına başladı. Dergi, 2000 yılında bir isim değişikliğiyle Kadının Sesi olarak yayın hayatına devam etti. Kadının Sesi Dergisi ise 2008 yılında Hêviya Jinê olarak karşımıza çıktı. Şimdi hala Hêviya Jinê ismiyle yayın hayatına devam etmektedir.
Hêviya Jinê Dergisi, yayın hayatına başladığı 2008 yılından bu yana sürekli kapatılma, toplatma ve isim değiştirilmek zorunluluğu ile karşı karşıya kaldı. Yazı işleri müdürlerine verilen cezalardan kaynaklı yeni müdürlerle devam etmek gibi bir zorunluk ve ihtiyaçtan kaynaklı sürekli ihtiyaca göre isim değiştiren ve başka isimlerle çıkan bir dergi. Yani bütün baskılara, tutuklamalara, toplatmalara rağmen Hêviya Jinê, özgür basın geleneği olarak çıkmaya devam ediyor. Derginin şimdiye kadar değiştirilmek zorunda bırakılan isimleri Rengê Hêviya Jinê, Azadiya Hêviya Jinê, Çiruska Hêviya Jinê, Beybûna Hêviya Jinê, Dengê Hêviya Jinê şeklindedir. Sürekli isim değiştirmek zorunda bırakılan dergi, şimdiye kadar yaklaşık 30 sayı çıkarmıştır.
Mücadeleci kadının dergisi
Hêviya Jinê, 7 kişilik aktif çalışan kadrosuyla iki ayda bir çıkarılmaktadır. Okuyucu kitlesini tüm kesimlerden kadınların oluşturduğu dergi, içerik yönüyle mücadeleci kadın duruşunu yansıtan niteliktedir. Kadın gündemini de önemle işleyen dergi, 2000’li yıllarda 30 kişiyken, şimdi 7 kişi ile dergi çıkarmakta. Hêviya Jinê çalışanları, hem editör, hem dağıtımcı, hem mizanpaj, hem de muhabirlik yapmakta. Dergi çalışanları, gönüllü çalışmak ve kadın mücadelesini hiyerarşik bir açıdan ziyade daha çok ortaklaşan, beraber çalışma geliştiren anlayışla hareket etmekte. Hêviya Jinê dergisi, Türkiye ve Bölge’de 34 ilde dağıtım gerçekleştirmekte. Kadın mücadele konularını işleyen dergi, toplum, yaşam, kültür, sağlık, siyaset gibi yaşamın her alanından kadınları ilgilendiren konuları öne çıkarmakta.
‘Gündüz masa başında, gece yollardayız’
Belirtildiği gibi bugüne gelene kadar baskılar nedeniyle isim değiştirmek zorunda kalan Hêviye Jinê dergisi çalışanlarından Asya Tekin, yaklaşık iki yıldır dergide çalışıyor. Aktif çalışan kadronun 7 kişiden oluşmasından kaynaklı “Gece yollarda, gündüz de iş yapıyoruz” sözleriyle çalışma temposunun her an yüksek olduğuna işaret eden Asya, dergide çalışan tüm kadınların verdiği emeği değerli ve anlamlı bulduklarını dile getirdi. Dergi çalışmalarında her çalışanın her işi yaptığını belirten Asya, “Bu alanın, kadını üretimden, bilinçten o geleneksel yaklaşımlardan kurtaran bir alan olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
İki ayda bir, bir araya gelerek çıkacak olan dergi için rutin toplantılar yaptıklarını ifade eden Asya, her toplantıda görevlerin değiştiğini dile getirerek şöyle diyor:
“Görevlerimiz sürekli değişiyor. Editöryadan kapak hazırlamaya, mizanpaja, görevlendirilebiliyoruz. Ya da redakte yapabiliyoruz. Kimse sabit bir iş yapmıyor. Şu an üç arkadaşımız örneğinde olduğu gibi her an birimiz tutuklanabiliriz. Fakat burada bir kadın bile kalsa, bu işi yürütebilecek düzeye gelmelidir. Bu nedenle arkadaşlarımızın her işi öğrenmesi önemlidir.”
‘Okuyucumuzu, yazar kitlemize katıyoruz’
Asya, derginin 72 sayfadan oluştuğuna işaret ederek, dergiyi doldurma noktasında sıkıntı yaşadıklarına dikkat çekiyor. “Biz aynı zamanda okuyucumuzu, yazar kitlemize katarak hareket ediyoruz” diyen Asya, “Bizim her hangi bir okuyucumuz yazarımız olabilir. Çünkü kadını direk üretime çeken anlayışla hareket ediyoruz. Bir kadın ne kadar yazarsa o kadar gelişir, büyür, değerli olur. Bu kadının özgürlük mücadelesine de destek sunar” diyor.
Amaçlarının, tüm dünya kadınlarının kendisini bulabileceği bir dergi yaratmak olduğuna da işaret eden Asya Tekin, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Sadece Kürt kadınlarıyla bir hukukumuz yok. Aynı zamanda biz dünya deneyiminin kadınlarıylayız. Diğer kadın hareketlerini de ittifak gücü olarak görüyoruz. Onlar muhakkak her sayılarını bize gönderir, biz de her sayımızı onlara göndeririz. Ulaşabildiğimiz ulaştığımız her kadın arkadaş, bizim örgütlü gücümüze güç katacak bu da bizi güçlendirecek, bizi büyütecektir. Köleliğin reddini sağlayacak, özgürlük anlayışını büyütecektir. Kölelik anlayışını, hastalıklı anlayışı reddediyor, özgürlük iddiamızı yükseltiyoruz.”
‘Cezaevindeki kadınların değerli yazıları geliyor’
Bir buçuk yıldır Hêviya Jinê dergisinde gönüllü olarak çalışan Mizgin İpek ise, Amed’in ilçe ve köylerinde dağıtım yapıyor. Yaklaşık 20 yıldır derginin var olmasına rağmen dergiyi duymayanların çok olduğunu belirten Mizgin, “Özellikle köylerde yaşayan kadınlarımıza dergimizi ulaştırıyoruz. Çünkü onlar, kendileri ile ilgili dergi ya da kurumların olduğunun farkında değiller. Köylerde kadınlara dergimizi uzattığımızda ‘Bizim kadın dergimiz mi var’ gibi sorularla karşılaşıyoruz” dedi.
Dergiye gelen birçok yazının cezaevinde bulunan kadınlardan geldiğini dile getiren Mizgin, cezaevindeki kadınların kadın tarihi ve toplumsal cinsiyetçilik üzerine gönderdiği yazıların çok değerli bilgiler içerdiğini ve bu yazılara ayrı önem verdiklerini kaydetti.
Dergilerini cezaevlerine de gönderdiklerini söyleyen Mizgin, her derginin kadınların eline ulaşmadığına değinerek, cezaevi yönetimlerinin keyfi yaklaştığının altını çiziyor. Mizgin, ayrıca Kürtçe ve Türkçe basılan derginin cezaevlerinde “bilinmeyen dil” gerekçesiyle de alınmadığına işaret ediyor.
Her kadının kendisini bulabileceği zengin bir içerik
Hêviya Jinê’nin yaşamın her alanından kadınların kendisini bulabileceği bir içeriğe sahip olduğunu ifade eden dergi çalışanı Hakime Şan, dergide yer alan bir de haber köşesi olduğuna ve bu köşede Jin Haber Ajansı(JINHA) ve Dicle Haber Ajansı(DİHA)’nın haberlerinden yararlandıklarını dile getirdi.
Hakime, “Ezilen ve sömürülen kadınların bilinçlenmesi ve aydınlanması için bu dergiyi çıkartma ihtiyacı duyduk” diyor. Yayınlar temelinde olumlu olumsuz eleştiriler aldıklarını da söyleyen Hakime, eleştirilerin kendilerini zayıflatmadığını, aksine güç verdiğine ve eksikleri görmeye yardımcı olduğuna değiniyor.
‘Son sayımızı Sakine, Leyla ve Fidan’a atfettik’
Derginin basımı ve dağıtımı ile bizzat ilgilendiklerine dikkat çeken Hakime, dağıtımda he çalışanın bir bölgede dağıtım yaptığını söyledi. Hakime, dağıtım esnasındaki izlenim ve gözlemlerine dayanarak, kadının ilçe ve köylerde daha çok ezilip sömürüldüğünü dile getirirken, muhatap oldukları kadınlarla imkanlar çerçevesinde bilgilendirmeye çalıştıklarını belirtiyor. “Dergimizi sadece kadına değil erkeğe de uzatırız” diyen Hakime, sadece sömürülenin değil, sömürenin de bilinçlenmesi gerektiğine işaret etti.
Demokratik Özgür Kadın Hareketi(DÖKH)’nin de desteği ile çıkardığı Mart-Nisan sayısını, 9 Şubat’ta Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’a atfetti. Bu sayının hazırlık aşamasının duygusal anlamda kendileri için farklı olduğunu belirten Hêviya Jinê çalışanları, çıkan sayıyı özelde Sakine Cansız ve yoldaşları için çıkardıklarını dile getiriyor. Hêviya Jinê çalışanları, bu sayının Sakine Cansız ile birlikte Diyarbakır Cezaevi direnişini gerçekleştiren Fecriye Benek’in Sakine Cansız’ı anlatmasıyla daha anlamlı bir şekil aldığını söylüyor.
(gk)

