‘Erken Yaşta Yapılan Evlilikler Çalıştayı’ Sonuç Bildirgesi yayınlandı
13:18
JINHA
AMED - Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) bileşeni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin DİKASUM 30-31 Mart 2013 tarihinde gerçekleştirdiği ‘Erken Yaşta Yapılan Evlilikler Çalıştayı’nın Sonuç Bildirgesi bugün yapılan basın açıklaması ile kamuoyuna duyuruldu.
DİKASUM, Mayıs 2012 tarihinde erken yaşta evlendirilmiş 300 kadın ile yaptığı araştırmalar sonucu ortaya çıkan sorunları geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da gerçekleştirdiği ‘Erken Yaşta Yapılan Evlilikler Çalıştayı’nda katılımcılarla paylaştı. Kadınlar, erken yaşta evliliklerin sosyal ve kültürel boyutları, kadın ve çocuk üzerinde yarattığı travma, hukuk ve uluslararası sözleşmeler ile aile içi şiddet boyutunu değerlendirirken, DİKASUM adına basına açıklama yapan Sosyolog Pervin Yetiz Demir, “Erken yaşta evlilikler, dünyanın bütün coğrafyasında ortaya çıkan ideolojik bir sorundur. Bu nedenle sorunun karşısında güçlü bir ideoloji ile durulmalıdır. Coğrafya, kimlik, kültür üzerinden bir yerlere mal edilmemelidir” açıklamasında bulundu.
‘Erken yaşta evlilikler, kadın kırımının bir boyutudur’
Türkiye ve dünyanın hemen her yerinde gerçekleşen erken yaşta evliliklere dikkat çeken Pervin, “Savaşın, yoksulluğun, eğitimsizliğin, feodalizmin ve kapitalizmin toplumların dokusunu çürütmeye çalıştığı günümüz dünyasında erken yaşta evlilikler Orta Afrika ülkesi olan Nijer’de yüzde 61.9, Güney Asya ülkesi olan Afganistan’da yüzde 53.7, Bangladeş’te ise yüzde 51.3’tür. Bu oran Türkiye’de yüzde 15.5’tir” dedi. Prvin, bu oranın gerçeği yansıtmadığını belirterek, evlilik modelleri araştırması yapılırken, Türkiye’ye dair verilerin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgilerle tespit edildiğini söyledi. Arıca Pervin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Evliliklerin, dini nikâha dayanan erken evlilikler olarak kaydının bulunmadığına işaret ederek,” Bu bağlamda, resmi oranın, sosyolojik araştırmalarda elde edilen verilerle birlikte okunması gerekir. Böyle bir okuma ise, bugün, Türkiye’de çocuk gelin oranının yüzde 30 ile 35 arasında seyrettiği ortaya çıkmıştır” dedi.
Çalıştayda yapılan tartışmalar sonucunda sorunun çözümüne yönelik ortaya çıkan öneriler şöyle:
- Sorunun önlenmesine dair kadın kurumlarınca görüşmeler alınmalı, yerel veriler toplanmalı
-Kadın Konukevlerine benzer çocuk merkezlerinin yerel yönetimlerce kurulmalı ve bu merkezlerin oluşturulması için yasal zemin hazırlanmalı
-Özelde kadın milletvekillerinin sorunu çözümüne ilişkin kanun teklifleri ve soru önergelerini Yasamaya sunmaları teşvik edilmeli
-Yasalarda çocuk tanımı yeniden yapılmalı, 18 yaş istisnasız ve koşulsuz olarak belirlenmeli, erken evliliklerin suç tipi olarak belirlenmesi ve caydırıcı cezalandırmalar yasallaştırılmalı
- 11 Ekim Kız Çocukları Günü, ortak eylem günü olarak belirlenmeli ve bütün kadın örgütleri Türkiye genelinde eş zamanlı eylem düzenlemeli
-Çocukların cinsel eğitimlerinin cins bilinci gözetilerek okul öncesi dönemlerini de kapsayacak şekilde Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı ortaklaşa bir müfredat oluşturmalı
-Sorunun sonuçlarından biri olan anne-çocuk ölümlerine dair güncel, kapsamlı veriler oluşturulmalı
-Sağlık hizmetlerinin daha güvenilir bir şekilde sunulabilmesi için anadilde sağlık hizmetleri verilmeli. Ayrıca sağlık hizmetleri toplumsal cinsiyet bakış açısıyla verilmeli.
-Üniversite hastanelerinde çocuk ihmal ile istismarının tespiti ve önlenmesi için Çocuk Koruma Birimleri oluşturulmalı
- Toplumsal cinsiyet eğitimleri medya kuruluşlarında yaygınlaştırılmalı
-Soruna dikkat çekmek amacıyla ülke genelinde, ‘erken yaşta yapılan evliliklere hayır’ kampanyası başlatılmalı
- Milli eğitim kurumlarında çalışan eğitimcilerin travma, rehabilitasyon ve krize müdahale konularında yetkinleştirilmesine dönük çalışmalar yapılmalı
- Zorunlu eğitim modelinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kız çocuklarının okula devamına dönük çalışmalar yapılmalı
-Yazılı/görsel basını denetleyecek, adına “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu” denecek bir yapı oluşturulmalı.
-İnternet portallarında kadın bedenini metalaştıran pornografik yayın ve görseller kaldırılmalı
-Çocukların evlendirilmesi, çocuk istismarı olarak görülmeli ve bu tür evliliği yapan erkekler basında teşhir edilmeli.
-Kadınlara yönelik işlenen suçlarla ilgili yapılan haberlerde kadını deşifre etmek yerine erkek teşhir edilmeli (fotoğraf, iş adresi vb. bilgilerle)
-MEDİZ (Medya İzleme Grubu) grubunun amacına dönük aktifleştirilmesi.
-İletişim fakülteleri başta olmak üzere üniversitelerde toplumsal cinsiyet dersi zorunlu ders olarak verilmeli.
Fotoğraf: Derya Ceylan
(eg/zd)

