Hayata tutunmayı başaran azimli kadın
11:09
Zehra Doğan / JINHA
AMED - “Beni o, o beni…. Varya, bana çarptı…” Bu sözler, hastaneye ilk geldiğinde ölü sanılan 18 yaşındaki yaşam dolu Hülya Başyemez’e ait. Hülya, aylar önce yolda Diyarbakır’a bağlı Dicle ilçesinde araba beklerken, trafik kazası geçirdi. Kazadan aylar geçmesine rağmen, iddia edilenlerle ilgili kesin bir karara varılmadı.
“Beni o, o beni…. Varya o bana çarptı…” Bu sözler, hastaneye ilk geldiğinde ölü sanılan 18 yaşındaki Hülya Başyemez’e ait. Hülya, aylar önce yolda Diyarbakır’a bağlı Dicle ilçesinde araba beklerken, trafik kazası geçirdi. Yoğun bakımda 20 gün bilinçsiz bir şekilde kaldı ve bu yüzden ona çarpan arabanın sahibinin kim olduğu bilinmedi. Fakat hülya uyandığında konuşamamasına rağmen ona çarpan kişinin Dicle’de yaşayan Abdurrahman Sert, babası ve Galip isimli şahısların olduğunu söyledi.
‘Neden hâlâ tutuklamıyorsunuz’
Hülya, geçirdiği beyin kanamasından dolayı şu an konuşma zorluğu çekiyor. Hülya geçirdiği onlarca ameliyatlara rağmen henüz serbest olan Abdurrahman Sert’in tutuklanması için mücadele ediyor.
Kaza anını, hala yaşıyormuş gibi anlatan Hülya şunları söylüyor:
“Ergani’deki, dershaneme ait servis aracından indim ve köyüme giden yolun kenarında araba bekliyordum. Birden bir araç üzerime doğru geldi ve bana çarptı. O an hiçbir şey hissetmedim. Araçtan Abdurrahman Sert ve babasının indiğini gördüm. Beni alıp araca koydular. Gerisini hatırlamıyorum.”
Hülya, anlattığı kaza yerinin dışında ücra bir yol kenarında bir kadın tarafından ölü sanılarak bulunmuş. Kadın hülyayı hastaneye götürmek için yoldan geçen bir aracı durdurduğunu aileye aktarmış.
Hülya, “ Beni Abdurrahman Sert öldürmek istedi. Neden hala yakalamıyorsunuz. Anlam veremiyorum neden bana kimse inanmıyor. Bana inanmadıklarından mı hala serbest ve yargılanmıyor. Abdurrahman Sert 30 yıl yemeli” diyor.
Hülyanın teyzesi Felek Cengiz konuya ilişkin şunları söylüyor:
“Hülya, 15 Eylül 2012 günü Dicle’nin ücra bir yerinde çok kötü bir durumda bulundu. 20 gün yoğun bakımda kalmasına rağmen Dicle karakol komutanı suçluyu bulmak için çalışmadı. Yeğenim hastanede yatıyor. Hülya aldığı darp yüzünden beyin kanaması geçirmişti. Doktorlar hastanede onu ilk gördüğünde büyük ihtimal ölür dedi. Hülya o kadar kötü durumdaydı ki, doktorlar bacağının da kırık olduğunu hastaneye yatırıldıktan dört gün sonra öğrendi. Yaşamaya tutunma azmi sayesinde Hülya kurtuldu. Hastanede doktorlar ona hayata tutunmayı isteyen azimli kadın diyor.”
‘Komutan, erkeğin bile gidemeyeceği yerde dolaşırken görülmüş diyor’
Felek, “ Jandarma Karakol komutanı Hülyanın bulunduğu yerle ilgili, ‘Erkeğin bile gidemeyeceği yerde dolaşırken görülmüş, Hülya’ya çarpan arabanın şoförü sevgilisi olabilir’ diyerek Hülyanın babasının bu meseleyi namus davası yaparak olayın kapatmasına teşvik eden söylemlerde bulundu” diyerek, ne olursa olsun olayın peşini bırakmayacaklarının aktarımında bulunuyor. Felek ayrıca, “Olayla ilgilenen savcı ise ‘ Suçluyu biliyoruz fakat şikayet yok diye ifade alınmadı’ şeklinde açıklama yaptı” diyor.
Felek daha sonra şu aktarımlarda bulunuyor:
‘Kişilerin arkasında gizli bir güç olabilir’
“Hülya’nın bu ifadesine rağmen ilgili kişilerin ifadesi alınmadı. Kendileri dışarıda elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor. Ailemiz perişan halde. Kimse yardım etmiyor. Hülya’nın annesi köye gittiğinde Sert ailesinden bir kadınla karşılaştı ve ‘Sizin yüzünüzden Hülya hastanede” diye veryansın etti. Bunun üzerine tüm aile sopayla evin önüne gelip annesini tehdit etti. Aile, ‘Susun olayı kapatın, olan oldu, kim size inanır ‘ diyerek saldırıda bulundu.
Olayın bu şekilde kapatılmak istenmesini, kişilerin arkalarında bir gücün olduğunu gösterdiğine işaret ederek, “Komutana neden ifadeler alınmıyor diye sorduğumuzda “ Terör yanlısı olan kişilerin kapısını çalıp ifade alamayız” diyor.. Olayın olduğu yerde MOBESE kameraları olduğuna rağmen” olay anını çekmedi “diye komutan açıklama yaptı” diyor.
Fotoğraf – Kamera: Zehra Doğan
(zd)

