Gecenin aydınlık yüzü, Barış Anneleri…

17:24

 


Esra Gültekin / JINHA


AMED –  Kayıp kentlerin, saklı dar sokaklarından biri… Gece bir mi, iki mi anımsamıyorum. Ayaklarımız yol eylemişte gelmişiz. “Oturun” diyor yorgun bir ses yarı açık gözleriyle, oturuyoruz.  Başında beyaz tülbenti, parmaklarında daha tükenmemiş kına kokusu. Gözü kapıda, pencerede, rüzgâr sesinde… Her birimizin içinden o an neler geçiyor merak etsem de, susup geceye katık ediyoruz sessizliğimizi.


Sonra… Sonra kalkıp yürüyoruz, geceler boyu. Anlatırsak eksik kalacak anılarla yeniden yol eyliyoruz geceyi… Bir başka kent, bir başka sokak ve bir başka karanlık karşılıyor bizi… Bu sefer şehrin ışıkları engelliyor geceyi. Bir bulanık aydınlık, bir soğuk kent kokusu… İlerleyip kalabalığa karışıyoruz.  Yeniden karşımızdalar işte, beyaz tülbentleri ile… “Barış Anneleri” demişler onlara. Savaşın erkeklerinden barışın kadınlarına değiyoruz gecede… Barış’ın nöbetini tutuyorlar, gökyüzündeki savaş seslerine inat.


‘Zindanlardan dağlara bütün gençlerin özgür olmasını istiyoruz’


Nerede kalmıştık? Annelerde… Bir çadır kurmuş, nöbet tutuyorlar özgürlük adına. Kimi anneler var ki çocuklarıyla beraber gelmiş nöbete. Etrafta kimseye aldırmadan koşuşturan ve sloganlar atan çocukların tebessümü ile doluyor çadır. Ayakkabılarımızı çıkarıp içeri giriyoruz. Daha yanlarına varmadan gülümsüyor kadınlar. Annelerin yanına oturduğum an, ayaklarıma bir battaniye örtüyorlar üşümeyeyim diye. İnsan onca gülüş ve avucun sıcaklığı ile nasıl üşür diye geçiriyorum içimden… Üşmüyorum…


Safiye Sezgin,  o da bir barış annesi. Koşuyolu Parkı’nda başlatılan “Öcalan’a Özgürlük Nöbeti” ne gelmiş. Safiye Ana, “Bu gece burada bütün annelerle beraber nöbet tutuyoruz. Zindanlardan dağlara, bütün gençler özgürleşinceye kadar da bitmeyecek mücadelemiz. Bizler anneler olarak yüreğimizin bir parçasını verdik bu mücadeleye ve bunca bedele rağmen yine de barış istiyoruz” diyor.


Bir başka barış annesi ise Nevriye Kaçan.  Safiye anne gibi o da, “…verilen bütün bedellere rağmen, yitirdiğimiz evlatlarımıza rağmen, Başkanın özgürlüğünü istiyoruz” diyor.  4 Nisan günü Amara’da PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutlayacaklarını belirtip ekliyor:


“Çocuklarımızla beraber bu nöbeti tutmaya geldik. Anneler olarak canımızın yarısını verdik. Elbette pişman değiliz, her zaman mücadele etmeye de devam edeceğiz” diyor.


“Hiç yere örseleme dağı-taşı hiç zaman tutulması say yalnızlığı, solgun yüzüne bak bir annenin ki kâinatın sırrıdır o, hakikattir” demişler. Kim anlatabilir bir annenin solgun yüzünde saklı yaşanmışlığı onlardan başka, kimse… Gidersin, dinlersin, hüzünlenip ağlarsın da bilemezsin gözünün nerelerde takılı kaldığını…


(eg/gk)