Ülkemde bıraktığım çocukluğa elveda, hoş geldin erken gelen olgunluk

11:28

Zehra Doğan /JINHA


AMED – Savaşın başlatılmasına dair tek görüş bile istenilmemesine karşın, en çok mağdur olan Kadınlar ve çocuklar… Eril zihniyetin en büyük zihniyetsizliği olan savaşlardan bir tanesi olan Suriye savaşında geçen ay, 291 kadın ve 298 çocuk yaşamını yitirdi.


Protestolarla başlayan Suriye savaşı en çok kaybını geçen ay verdi.  Bu savaşta en çok etkilenen yine bu sürecin  başlatılmasına dair tek görüş bile bildirmeyen kadınlar oldu. Erkeklerin başlattığı ve yine erkeklerin  sürdürdüğü bu  kanlı savaşta, 291 kadın ve 298 çocuk yaşamını yitirdi ve sayı gün geçtikçe büyüyor.


Bir avuç yakıtla bir can eşdeğer


Suriye savaşı etkisini göstermeye devam ederken, halk arası yaşanan gerginlik aldı başını gidiyor. Araçlarına yakıt almak isteyen halk, petrol istasyonlarında günlerce beklemek zorunda kalıyor. Bu atmosferde insanların nasıl bir tavır sergilediğini az çok anlayabiliriz. Petrol istasyonlarında, sadece biraz yakıt için başlayan tartışmalar ölümle son buluyor.


Suriye’de halk, ekmek sırası için günlerce beklerken, çocuklar savaşın etkisi altında büyüyor. Çocuklar… Nasıl bir tehlike arz ettikleri düşünülemezken sadece Mart ayında 298 çocuk katlediliyor.


Halkın büyük güçlükle ülkeden ayrılarak komşu ülkelere sığınması, farklı manzaraların oluşmasına sebep oluyor. Birçoğunun dilencilik yaparak yaşama tutunmaya çalışması, savaşın gerçek yüzünü gösterebilecek en büyük örneklerden. Yalın ayaklarla bilinmedik şehirleri fetheden çocukların şaşkın bakışları, yaşanan olayların hepsini anlamsızlaştırmaya yeterli kalıyor.


Çıplak ayaklı küçük lider


Amed belediye otobüsüne binmek için önce şöylece yalvaran gözlerle bakan üç çocuk, Suriye’den Amed’e gelen Arap göçmenlerden… Otobüste erkek kardeşinin ayaklarına ve sonra çevreye utangaç gözleriyle bakan Umma da bunlardan biri…


İlk dakikadan sonra kurduğum göz temasıyla başlayan ve şakalaşmalarla devam eden küçük kız çocuğu,  hemen yanımda boş duran koltuğa oturma hakkını kendinde bir türlü bulamıyordu. Israrlarıma rağmen yanıma oturmaya çekinmesine karşın nihayet ablası yanıma oturdu ve tek kelime bile konuşmadı. Sadece arada Umma ve erkek kardeşine bakarak aralarında gülüşmeleri görülmeye değerdi. Ayakta duran küçük kız çocuğuna adını sordum. Arapça bir çok kelimeden sonra adını, bu  cümlelerin arasından seçebildim…Umma…


Trafiğe takılan otobüsün içinde, yırtık terlikleriyle dışarı bakan bu koca gözlerin önünde  bir araba durdu. İkimizin de gözleri aynı yere bakıyordu… arabanın içinde babasıyla şakalaşan küçük bir çocuk… Babasının arkasına geçmiş, gözlerini minicik elleriyle kavrıyor ve açıp gülüyordu. İkimizde onlara daldık ve çocuğun yaptığı hareketlere güldük. Umma kendini o kadar kaptırmıştı ki, bir şekilde kendini de olayın içine koymuş ve orada o oyunu yaşıyordu… Otobüsün içinde, ayakta , ve iki elleriyle otobüs camının hemen yanındaki boruları kavrayan tatlı hareketleriyle küçük Umma…


Ülkesinde nelerin olduğunu bilmek bile istemeyen Umma, şimdi nelerin yaşadığını biliyor mu acaba? Artık uzaklarda kalan ülkesini şimdi birleri istediği gibi şekillendirebiliyor ve halkın kanıyla istediğini resmedebiliyor…


Muhalif bakan gözler


Suriye hükümetinin muhaliflerle çatıştığını bildirmesine rağmen, sivil halkın katledilmesi kafalarda soru işareti uyandırıyor. Savaşın başladığından bu yana yabancı medyanın bölgeye giremediği ve bin bir zorlukla ülkeye giriş yapan gazetecilerinin ölümle tehdit edilmelerinden dolayı, ülkedeki sivil halkın nasıl bir yaşam sürdürdüğünü zorlukla öğrenilebiliyor. Savaştan bu yana birçok gazeteci yaşamını yitirdi. Geçen yıl öldürülen Japon kadın gazeteci  Mika Yamamoto Suriye’ye çatışmaları izlemek için giden ve katledilen gazetecilerden biri…


Suriye savaşının başladığı günden bu yana 70 bin insanın öldüğü ve Mart ayında da, 291 kadın, 298 çocuk ve 1486 erkeğin öldüğü bildiriliyor.


Fotoğraf: Kübra Bakıcı


(zd)