DOSYA HABER Yazdır Kaydet

25 Kasım: Eren Keskin 'Kadın cinayetlerinin çözümü kadınların siyasete katılmasıdır' (13)

Dosya Haber
Kasım 17 / 2015


 
Öykü Dilara Keskin/ JINHA
 
İSTANBUL -  Kadın cinayetleri ve kadın davalarına ilişkin konuşan Avukat Eren Keskin,  kadın mahkemesi kurulması gerektiğine dikkat çekerek, "Devlet kadın cinayetlerinde azmettiricidir. Kadın cinayetlerinin çözümü için kadınların daha çok siyasete katılması gerekiyor, taleplerinin daha fazla dile getirmeleri gerekiyor" dedi.
 
Türkiye'de erk zihniyet nedeniyle kadınlar her gün katlediliyor, taciz ve tecavüze uğruyor. Erk zihniyete sahip olan yargı ise kadın cinayeti davalarında indirimli cezalar veriyor. Katledilmemek için öz savunmasını geliştiren kadınlar ise indirim değil ağır cezalara çaptırılıyor. Kadınlara ise şiddete karşı direnmek kalıyor. Kadınlar sokaklarda  şiddete ve öldürülmeye karşı direniyor. Türkiye bu yıl kadın cinayetlerinde erkeklere verdiği indirim cezalarıyla, öz savunma yapan kadınlara verdiği ağır cezalarla, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü'nü karşılıyor. Kadın cinayetlerinde ve kadın davalarında yargı tarafından verilen kararları insan hakları Avukatı Eren Keskin değerlendirdi.
 
'Devlet kadın cinayetlerinde azmettirici'
 
Türkiye'nin hukuk devleti olmadığını ve yasalarla uygulamaların birbirinden farklı olduğunu söyleyen Eren, "2005 yılına kadar bir cinayetin 'namus' adı altında işlenmesi indirim sebebiydi. Yani bir erkek namus altında öldürseydi onun cezası otomatik olarak indiriliyordu. Bu cezasızlık sen aslında iyi bir şey yaptın demekti. 2005'de yazılı hukuk değişti ama mantık değişmedi" dedi. Devlet kadın cinayetlerine azmettirici olduğunu kaydeden Eren, "Hala bir çok mahkeme kadını erkeğin namusu olarak görüyor. Kadın açık giyindiğiyse, bir erkeğin sevgilisi olduğuysa eşini aldatılsa adeta bunları haklı bir gerekçe olarak görüyor.  Davalarda verilen indirimlerin sebebi buradan kaynaklanıyor" diye belirtti.
 
'Devletin kadına bakış açısı feodal'
 
"Bu kadar kadın cinayetinin işlendiği bir coğrafyada hiç bir  mahkemenin indirime gitmemesi gerekiyor" diyen Eren, cinayetleri durdurmanın tek koşulunun ağır cezalar olmadığını belirtti. "Kadın cinayetlerini engellemek için erkeklere eğitim verilmesi gerekiyor. Bu eğitimi devlet veremez tabi çünkü devlet hala bir kadın olarak sus diyor, kızlı erkekli oturmaya laf oturmaya laf söyleyebiliyorlar" diyerek devletin eril zihniyetine dikkat çekti. Devletin kadına bakış açısının feodal ve militer olduğunu kaydeden Eren, "Bu zihniyet nedenle indirimler uygulanıyor, hakimlerde bu coğrafyanın insanları ve bu toplumsal cinsiyetlerde çok fazla etkileniyorlar" ifadelerinde bulundu.
 
'Kadın cinayetinde verilen kararlar cinayetlere yol açıyor'
 
Kadın katillerine müebbet verilen davalara değinen  Eren, "Yargıtay bu cezaları onayladıktan sonra bu kararların diğer davalarda örnek teşkil etmesi gerekiyor. Ama uygulamada bunları göremiyoruz, Her dosya ayrı ele alınıyor, deliller farklı ama müebbet cezası vermeye direniyorlar" dedi. Eren, Kadın cinayetinde verilen kararların başka kadın cinayetine yol açtığını söyledi.  Kadın davalarında karşılaştığı durumları anlatan Eren, "Bir çok davada bizde şiddete maruz kaldık. Çünkü ölen tarafın ailesini savunarak katilinin müebbet ceza almasını istiyoruz bu nedenle de katilin ailesi sözlü veya fiziksel olarak tacizlerde bulunuyor. Nasıl siyasi davalara girerken nasıl güçlü oluyorsanız kadın cinayeti davalarında da güçlü davranmak zorundasınız" diye kaydetti.
 
'Kadın davaları için kadın mahkemeleri kurulmalıdır'
 
Öz savunma davalarına değinen Eren, "Kadınların öldürülmekten kurtulmak için öz savunma yaparak meşru müdafaada bulununca ceza almamaları gerekiyor. Ama bu davalarda verilen cezaları toplumsal cinsiyetin topluma yansımasını birlikte  değerlendirmek gerekiyor" dedi. Kadın davalarına feminist ve kadın hakimlerinin bakması gerektiğini ifade eden Eren, "Kadın davalarında ayrı bir kadın mahkemesi kurulması gerekiyor. Çünkü erkekler, ya da erkek fikrine sahip kadınlar doğru karar vermiyorlar. Şiddete uğrayan kadınların ilk başvurdukları polis, ilk ifade verdikleri hakimin savcının ve avukatın kadın olması gerekiyor" şeklinde konuştu. 
 
Kadına yönelik şiddetin çözüm çok uzun erimli olduğunu ifade eden Eren, kadın cinayetlerinin çözümün siyasetten geçtiğine dikkat çekti.  Eren son olarak şunlara değindi: "Kadınların daha çok siyasete katılması gerekiyor, taleplerinin daha fazla dile getirmeleri gerekiyor. Erkek ve kadın arasında sayı olarak eşitsizliğin yoğun olduğu bir mecliste kadınlar için doğru kanunların çıkmasını beklemek doğru değil. Kadınların bizzat siyasetin tam içinde olması gerekiyor."
 
(zd/dk)